Altın 4.300 doların kapısında Fed kararı sonrası hangi senaryo öne çıkacak?
Altının ons fiyatı yeni haftaya 4.350 doların altında başladı. Piyasa çarşamba günü Fed’den 25 baz puanlık artış beklerken petrol ve enflasyon baskısı büyüyor. Ancak fon girişleri ve dip alımları, düşüş senaryosunu tek yönlü olmaktan çıkarıyor.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Yeni hafta 4.350 doların altında başladı
Altın, haftaya Fed kararının gölgesinde giriyor. Cuma günü 4.292 dolara kadar gerileyip yeniden 4.300 doların üzerine çıkan ons fiyatı, pazartesi Asya işlemlerinde 4.340 dolar çevresine çekildi. Şimdi yönü belirleyecek ana tarih 16 Eylül.
Geçen haftanın en dikkat çekici noktası ise satışların sertleşmesine rağmen 4.300 doların altında kalıcılık oluşmaması oldu. Bu durum, Fed baskısının güçlü olduğunu ancak düşük fiyatlardan gelen talebin de tamamen kaybolmadığını gösteriyor.
Fed için olasılık yüzde 86'ya dayandı
Vadeli piyasalardaki fiyatlamalar, Fed’in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına gitme olasılığını yaklaşık yüzde 86 seviyesine taşıdı. Gerçekleşmesi halinde bu karar yaklaşık üç yıllık aranın ardından gelecek ilk faiz artışı olacak.
Altın açısından sorun yalnızca 25 baz puanlık artış değil. Piyasanın asıl cevabını aradığı soru, Fed’in bunu tek seferlik bir hamle olarak mı göreceği yoksa yılın kalan bölümünde yeni artışların kapısını mı açık bırakacağı.
Enflasyon Fed'in elini güçlendirdi
ABD'de tüketici fiyatları ağustosta aylık yüzde 0,4 arttı ve yıllık enflasyon yüzde 3,4 seviyesinde kaldı. Gıda ve enerjinin dışarıda bırakıldığı çekirdek enflasyon ise aylık yüzde 0,3 yükselerek beklentilerin üzerine çıktı.
Yıllık çekirdek enflasyon yüzde 2,4'e gerilese de aylık fiyat baskısının yeniden hızlanması Fed açısından rahatlatıcı bir tablo oluşturmadı. Bu nedenle cuma günü açıklanan veri, faiz artışı ihtimalinin hızla yükselmesine neden oldu.
Üretici fiyatları ikinci baskı hattını açtı
Tüketici enflasyonundan bir gün önce açıklanan üretici fiyatları da Fed'i destekleyen yönde geldi. Üretici fiyatları ağustosta aylık yüzde 0,4 artarken yıllık yükseliş yüzde 5,4'e ulaştı.
Üretici mallarındaki fiyat artışının önemli bölümünde enerji etkisi görüldü. Dizel yakıt fiyatlarındaki sert yükseliş de enerji maliyetlerinin şirketler üzerinden tüketici fiyatlarına geçebileceği endişesini artırdı.
Petrol bu kez altına değil faize çalışıyor
Jeopolitik gerilim normal koşullarda güvenli liman talebi üzerinden altını destekleyebilir. Ancak petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması bu kez farklı bir mekanizmayı harekete geçiriyor.
Brent petrolün yeni haftada 107 dolar çevresine yükselmesi, enerji kaynaklı enflasyonun kalıcılaşabileceği endişesini büyütüyor. Enflasyon korkusu faiz artışı beklentisini ve tahvil getirilerini yükselttiği için jeopolitik riskin altına sağladığı destek şimdilik sınırlı kalıyor.
Tahvil getirileri altının rakibini güçlendirdi
ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 sınırına yaklaşırken faiz getirisi bulunmayan altının taşıma maliyeti yeniden gündeme geldi. Yatırımcı, benzer güvenli liman tercihlerinde daha yüksek getiri sunan tahvilleri değerlendirme imkanına sahip oluyor.
Bu nedenle altının önündeki kısa vadeli en büyük sorun yalnızca Fed kararı değil. Tahvil getirilerinin karar sonrasında nerede dengeleneceği, altındaki tepkinin büyüklüğünü belirleyebilir.
Çarşamba günü iki ayrı sınav var
Altın yatırımcıları için kritik gün 16 Eylül Çarşamba olacak. ABD'de ağustos ayı perakende satışları Türkiye saatiyle 15.30'da açıklanacak ve ekonominin yüksek faizlere karşı ne kadar dirençli kaldığına ilişkin yeni bir sinyal verecek.
Fed'in faiz kararı Türkiye saatiyle 21.00'de gelecek. Ardından 21.30'da başlayacak basın toplantısında yılın kalan toplantılarına ilişkin verilecek mesajlar, altının ilk fiyat tepkisinden daha önemli hale gelebilir.
İlk senaryo faiz artışı ve sert Fed
Piyasanın altın açısından en olumsuz senaryosu, Fed'in 25 baz puanlık artış yapması ve enflasyon nedeniyle yeni faiz artışlarına da açık kapı bırakması olacak. Böyle bir sonuç dolar ve tahvil getirilerinde yeni yükselişe yol açabilir.
Bu tabloda yaklaşık 4.330 dolar çevresindeki kısa vadeli destek yeniden baskı altına girebilir. Bu bölgenin belirgin biçimde aşağı kırılması halinde 4.240 dolar çevresindeki daha güçlü destek alanının gündeme gelmesi mümkün.
İkinci senaryo artış var ancak mesaj yumuşak
Fed 25 baz puanlık artış yaparken bunun devamının kesin olmadığı mesajını verirse piyasanın ilk tepkisi farklı olabilir. Faiz artırımı büyük ölçüde fiyatlara girdiği için yatırımcılar bu durumda kararın kendisinden çok sonraki toplantılara bakmaya başlayabilir.
Böyle bir senaryoda altında "haberi al" niteliğinde bir tepki yükselişi görülebilir. İlk önemli sınav 4.400 dolar olurken 4.460 doların aşılması kısa vadeli görünümde baskının azaldığına işaret edebilir.
Üçüncü senaryo Fed faizi değiştirmezse
Piyasanın yaklaşık yüzde 86 ihtimal verdiği bir faiz artışının gerçekleşmemesi, altın açısından en büyük sürpriz olacak. İlk aşamada doların gerilemesi ve altının hızla yukarı tepki vermesi şaşırtıcı olmayacak.
Ancak bu senaryonun da tamamen tek yönlü değerlendirilmemesi gerekiyor. Fed'in yüksek enflasyona rağmen beklemesi tahvil piyasasında enflasyon ve para politikası güvenilirliği endişesini artırırsa uzun vadeli faizler yüksek kalabilir.
4.300 dolar neden bu kadar önemli?
Altın geçen hafta satışların en sert olduğu anda 4.292 dolar seviyesine kadar geriledi ancak gün içinde yeniden 4.300 doların üzerine çıktı. Bu hareket psikolojik sınırın altında henüz güçlü bir satış dalgasının oluşmadığını gösterdi.
Teknik görünümde 100 günlük ortalamanın yaklaşık 4.330 dolar çevresinden geçmesi de aynı bölgenin önemini artırıyor. 4.300–4.330 dolar alanının korunması halinde yatırımcıların yeniden yukarı yönlü senaryolara odaklanması mümkün.
Yukarı dönüşte ilk kapı 4.400 dolar
Son düşüşün sona erdiğini söylemek için yalnızca 4.300 doların korunması yeterli olmayabilir. Altının yeniden 4.400 doların üzerine çıkması, kısa vadeli satıcıların gücünün azaldığına ilişkin ilk güçlü işaretlerden biri olacak.
4.460 dolar çevresinin aşılması halinde yukarı hareketin 4.500 doların üzerine taşınması gündeme gelebilir. Buna karşılık fiyatın 4.400 doların altında kalması, Fed kararına kadar dalgalı ve baskılı görünümün devam etmesine neden olabilir.
Fon akımları düşüşü neden sınırlayabilir?
Altındaki kısa vadeli Fed baskısına karşın uzun vadeli yatırımcı talebinde belirgin bir bozulma görülmüyor. Ağustosta küresel altın fonlarına yaklaşık 18 milyar dolarlık giriş gerçekleşirken fonların elindeki altın miktarı 121 ton artarak 4 bin 189 tonla rekor seviyeye çıktı.
Fonların toplam büyüklüğü de yaklaşık 615 milyar dolara ulaştı. Altının ağustosta yüzde 13 yükselerek son 25 yılın en güçlü aylık performanslarından birini göstermesinin ardından gelen bu tablo, düşüşlerde alıcıların neden tamamen ortadan kaybolmadığını açıklıyor.
Uzmanların büyük bölümü düşüş beklemiyor
Fed faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmasına rağmen piyasa profesyonelleri arasında altının daha fazla gerileyeceği konusunda güçlü bir görüş birliği bulunmuyor. Son haftalık ankete katılan 14 uzmanın yüzde 64'ü yeni haftada yükseliş beklerken yalnızca yüzde 14'ü düşüş öngördü.
Bireysel yatırımcı tarafında da benzer ancak daha temkinli bir tablo bulunuyor. Katılımcıların yüzde 53'ü yükseliş beklerken sonuçlar, Fed kararı öncesinde piyasanın tek yönlü bir satış senaryosuna inanmadığını gösteriyor.
Gram altın yatırımcısının denklemi farklı
Türkiye'deki yatırımcı açısından ons altındaki hareket tek başına sonucu belirlemiyor. Gram altın fiyatında ons altının yanı sıra dolar/TL kuru da etkili olduğu için Fed kararının iki ayrı kanaldan fiyatlara yansıması mümkün.
Fed'in sertleşmesi ons altını aşağı çekerken doların küresel ölçekte güçlenmesine de yol açabilir. Bu nedenle ons altındaki düşüş gram altına aynı oranda yansımayabileceği gibi kur hareketinin yönüne göre gram altındaki oynaklık daha da büyüyebilir.
Fed haftasına girilirken temel sınırlar böylece daha belirgin hale geliyor. Aşağıda 4.300–4.330 dolar bölgesi, yukarıda ise 4.400–4.460 dolar alanı izlenirken asıl kırılmanın çarşamba gecesi Fed'in yalnızca ne yaptığıyla değil, bundan sonra ne yapacağını nasıl anlattığıyla oluşması bekleniyor.