Altın fiyatında ezberler bozuldu: Türkiye'nin 90'lardan kalan hesabı sil baştan
Altının ons fiyatındaki tarihi yükseliş yatırımcıların kazanç hesabını değiştirirken, 1990'larda yapılan ve yıllardır referans alınan Türkiye'nin yer altındaki altın potansiyeline ilişkin hesabı da yeniden tartışmaya açtı. Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz'a göre eski modelleme artık bugünün şartlarını yansıtmıyor. Üstelik üretime geçmeyi bekleyen sahalar için verilen rakam da dikkat çekici boyutlarda.
Altında fiyat değişti, hesap da değişti
Altının ons fiyatının geldiği seviyeler, yıllar önce ekonomik olmadığı için geri planda kalan yatakları yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz'a göre bu değişim, Türkiye'nin yer altındaki altın potansiyeline ilişkin yaklaşık 35 yıl önce yapılan hesabın da yeniden ele alınmasını gerektiriyor.
90'larda yapılan hesap referans alınıyor
Türkiye'nin altın potansiyeline ilişkin kapsamlı jeolojik modellemelerden biri 1990'lı yılların başında yapıldı. O dönemki hesaplamada Türkiye'nin altın potansiyeli 6 bin 500 ton olarak belirlendi. Ancak o yıllarda altının ons fiyatı bugünkünden çok farklıydı.
O dönem 300 dolar civarındaydı
Yılmaz eski modelleme yapılırken altının ons fiyatının 300 dolar seviyesinde olduğuna dikkat çekerken o dönem ekonomik bulunmayan bazı kaynakların, fiyatlardaki büyük değişimin ardından bugün farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Yerin altındaki kaynakların denklemi değişti
Altın fiyatındaki yükselişle birlikte geçmişte işletilmesi ekonomik görülmeyen bazı kaynakların cevher niteliği kazandığını belirten Yılmaz, Türkiye için eski potansiyel hesabının artık yetersiz kaldığını düşünüyor.
Yeni hesap ise 1990'lardaki rakamın oldukça üzerinde.
Türkiye için 10 bin tonluk yeni hesap
Yılmaz'a göre bugünkü ekonomik koşullar dikkate alındığında Türkiye'nin altın potansiyelinin en az 10 bin ton olarak ifade edilmesi gerekiyor.
Üretim tarafında dikkat çeken rakam
Türkiye'nin altın hikâyesinde sadece yer altındaki potansiyel değil, üretime geçmeyi bekleyen sahalar da öne çıkıyor. Ruhsat sahiplerinin elindeki, izin süreçleri devam eden ve açılmaya hazırlanan irili ufaklı yatakları birlikte değerlendiren Yılmaz, Türkiye'nin ulaşabileceği yıllık üretim kapasitesini de açıkladı.
Yılda 50 ton altın üretilebilir
Yılmaz'ın hesabına göre söz konusu projelerin devreye alınması halinde Türkiye yılda 50 ton altın üretebilecek kapasiteye sahip. Bu kapasitenin hayata geçmesi ise ruhsatlı ve üretime hazırlanan projelerin izin süreçlerini tamamlayarak faaliyete başlamasına bağlı.
Altında sıradaki eşik 5 bin dolar mı?
Altın fiyatlarının bundan sonraki seyrine ilişkin de dikkat çeken bir tahminde bulunan Yılmaz, ons altında 4 bin 500 doların kritik direnç olduğunu belirtenrek bu seviyenin aşılması halinde daha yüksek fiyatların test edilebileceğini söyledi.
Yılmaz, altının yıl sonuna kadar 4 bin 500-5 bin dolar aralığını görebileceğini, 2027'de de yukarı yönlü hareket alanının devam edebileceğini düşünüyor.
Jeopolitik risklerde alışılmadık altın denklemi
Altının güvenli liman özelliğini koruduğunu belirten Yılmaz'a göre mevcut jeopolitik ortam ise fiyatlar üzerinde alışılmışın dışında iki yönlü etki yaratıyor.
Savaş ve gerilimler normalde altına talebi desteklerken kritik ticaret yollarındaki aksaklıklar bazı aktörlerin nakit ihtiyacını artırarak ellerindeki altını satmasına yol açabiliyor.
Yılmaz, küresel ticaret koşullarının normalleşmesi halinde bu baskının ortadan kalkabileceğini belirterek bazı analistlerin böyle bir senaryoda ons altında 500 ila 1000 dolarlık ilave prim öngördüğünü aktardı.