Altında sessizlik bozulmak üzere, grafikte büyük hareket sinyali
Altının ons fiyatı, ABD tahvil faizlerindeki sıçramayla 4 bin 100 doların altında kaldı ve temmuzun son gününde sert geriledi. Buna karşın aylık kayıp serisi bitti; teknik görünümde oluşan sıkışma ağustos için iki ayrı senaryoyu öne çıkardı.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Altın haftayı sert dönüşle kapattı
Altın, Fed kararının ardından yeniden aştığı 4 bin 100 dolar seviyesinde kalıcı olamadı. Haftanın son işlem gününde satışların hızlanmasıyla altının ons fiyatı yüzde 1,5’e yakın gerileyerek 4 bin 045–4 bin 050 dolar bandına çekildi.
Bir önceki seansta görülen güçlü toparlanmanın büyük bölümü geri verilirken yatırımcıların karşısına yeniden aynı soru çıktı: 4 bin dolar seviyesi yeni bir yükselişin zemini mi olacak, yoksa daha derin bir düzeltmenin kapısını mı açacak?
Gram altın da geri çekildi
Ons altındaki sert düşüş Türkiye piyasasında gram ve çeyrek altın fiyatlarına da yansıdı. Gram altın hafta sonuna girilirken veri sağlayıcısına göre değişmekle birlikte 6 bin 100–6 bin 180 lira aralığına çekildi.
Çeyrek altının satış fiyatı ise yaklaşık 10 bin 100 lira çevresinde oluştu. Gram altında ons fiyatının yanında dolar kurunun seyri de belirleyici olacak. Bu nedenle ons altındaki her düşüş, kurdaki hareketin büyüklüğüne göre iç piyasaya aynı oranda yansımayabilir.
Tahvil faizi yüzde 4,75’e yaklaştı
Altının son işlem günündeki kaybının merkezinde ABD tahvil faizlerindeki hızlı yükseliş vardı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 7,5 baz puan artarak yüzde 4,75’e yaklaştı.
Faiz getirisi bulunmayan altın, tahvil getirileri yükseldiğinde yatırımcı açısından daha güçlü bir rakiple karşılaşıyor. Dolar endeksinin 100 seviyesinin altında kalması da bu kez altına yeterli destek sağlamadı. Tahvil piyasasındaki hareket, doların zayıflığından daha baskın çıktı.
Fed’deki üç oy hesabı değiştirdi
ABD Merkez Bankası, politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak kararın dokuz oya karşı üç oyla alınması, altın fiyatlamasında yeni bir belirsizlik yarattı.
Karşı oy kullanan üç üye, faizin 25 baz puan artırılmasını istedi. Böylece piyasanın uzun süredir tartıştığı faiz indirimi ihtimalinin karşısına faiz artışı senaryosu çıktı. Enflasyon riskinin yeniden güçlenmesi, tahvil faizlerini ve altın üzerindeki baskıyı artırdı.
Petroldeki yükseliş altına neden yaramadı?
Jeopolitik gerilimler normal koşullarda güvenli liman talebini güçlendirerek altını destekliyor. Ancak petrol fiyatlarının yüksek kalması bu kez farklı bir sonuç üretti.
Enerji maliyetlerindeki artış, ABD’de enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesini büyüttü. Enflasyon riski ise Fed’in daha sıkı para politikasını uzun süre koruyabileceği beklentisini destekledi. Böylece jeopolitik gerilimin güvenli liman etkisi, yüksek faiz korkusunun gerisinde kaldı.
4 bin 100 dolar yeniden duvara dönüştü
Altının yukarı yönlü hareketini sürdürebilmesi için ilk olarak 4 bin 100 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı kapanışlar yapması gerekiyor. Fiyat bu sınırı kısa süreli aşsa da satış baskısı yeniden güçlendi.
Göreceli Güç Endeksi’nin 50 seviyesinin altına inmesi de kısa vadeli alım iştahının zayıfladığına işaret etti. Bu nedenle 4 bin 100 dolar artık yalnızca psikolojik bir eşik değil, alıcılarla satıcılar arasındaki mücadelenin ilk önemli direnç noktası hâline geldi.
İlk savunma 4 bin 22 dolarda
Satışların devam etmesi hâlinde ilk teknik destek, 24 Temmuz’da görülen 4 bin 22 dolar çevresinde bulunuyor. Bu seviyenin altında psikolojik önemi yüksek 4 bin dolar sınırı izlenecek.
Altının 4 bin doların altında günlük kapanışlar yapması durumunda 17 Haziran’da görülen 3 bin 959 dolar seviyesi yeniden gündeme gelebilir. Bu senaryo, kısa vadeli toparlanma beklentisini zayıflatırken düşüş eğiliminin henüz tamamlanmadığı düşüncesini güçlendirebilir.
Yukarı dönüşte dört eşik var
Altının yeniden güç kazanabilmesi için önce 4 bin 100 doların üzerine çıkması gerekiyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 4 bin 165 dolar ilk güçlü direnç olarak izlenecek.
Sonraki bölgede 50 günlük hareketli ortalama yaklaşık 4 bin 185 dolarda bulunuyor. Bunun üzerinde ise 4 bin 202 dolar seviyesi öne çıkıyor. Bu eşiklerin art arda aşılması, kısa vadeli tepki yükselişinin daha kalıcı bir harekete dönüşebileceğine işaret edebilir.
Dört aylık kayıp serisi sona erdi
Altın, temmuzun son günündeki sert düşüşe rağmen ayı yaklaşık yüzde 0,7 yükselişle tamamladı. Böylece şubattan bu yana devam eden dört aylık kayıp serisi sona erdi.
Aylık kazancın sınırlı kalması, piyasada henüz güçlü bir yükseliş eğiliminin başlamadığını gösteriyor. Bununla birlikte ay boyunca görülen 4 bin dolar altındaki seviyelerin korunması ve kapanışın yeniden bu sınırın üzerinde gerçekleşmesi, alıcıların tamamen piyasadan çekilmediğine işaret etti.
Grafikte alçalan kama hesabı
Teknik analist Adam Hamilton, altının son altı aylık fiyat hareketinin büyük bir alçalan kama formasyonuna dönüştüğünü değerlendiriyor. Hamilton’ın hesabına göre altın, yılın zirvesinden temmuz sonuna kadar yaklaşık yüzde 26,3 değer kaybetti.
Alçalan kama, aşağı yönlü iki trend çizgisinin giderek birbirine yaklaşmasıyla oluşuyor. Formasyon genellikle satış baskısının zayıfladığı şeklinde yorumlansa da tek başına yükseliş garantisi vermiyor. Yukarı kırılmanın kalıcı fiyat hareketiyle doğrulanması gerekiyor.
Talep 380 milyar dolarlık rekora ulaştı
Dünya Altın Konseyi verilerine göre tezgâh üstü işlemler dahil küresel altın talebi ikinci çeyrekte 1.269 tonla geçen yılın aynı dönemine yakın seyretti. İlk yarı talebi ise yüzde 2 artışla 2.522 tona ulaştı.
Yüksek fiyatların etkisiyle ilk yarıdaki altın talebinin parasal değeri 380 milyar dolarla rekor kırdı. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme ihtiyacı ve Asya’daki yatırım talebi, fiyatlardaki düzeltmeye rağmen uzun vadeli destek unsuru olmaya devam ediyor.
Ağustosun ilk kritik tarihi 7 Ağustos
Altın yatırımcıları ağustosun ilk haftasında 4 bin dolar desteği ile 4 bin 100 dolar direnci arasındaki mücadeleyi izleyecek. Tahvil faizleri yüksek kalırsa 4 bin 22 ve 4 bin dolar seviyeleri yeniden test edilebilir.
ABD’de temmuz ayı istihdam raporu 7 Ağustos’ta açıklanacak. Güçlü istihdam verisi faiz artışı ihtimalini canlı tutabilir. Zayıf veri ise tahvil faizlerini aşağı çekerek altına nefes aldırabilir. Teknik sıkışmanın hangi yönde çözüleceğinde bu veri önemli rol oynayacak.