Altında yeni boğa piyasası sinyali! Zorunlu satışlar büyük yükselişin habercisi olabilir
Küresel piyasalarda son haftalarda yaşanan sert dalgalanmalar, yatırımcıların gözünü yeniden altına çevirdi. Özellikle İran merkezli jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki sıçrama sonrası altın fiyatlarında görülen geri çekilme, piyasalarda “boğa piyasası sona mı eriyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
SPI Asset Management Yönetici Ortağı Stephen Innes, son dönemde altın fiyatlarında yaşanan sert düşüşün geçici likidite baskısından kaynaklandığını savundu. Innes’e göre merkez bankalarının yeniden gevşek para politikalarına yönelmesiyle altın piyasasında yeni ve güçlü bir yükseliş dönemi başlayabilir.
Stephen Innes’e göre altındaki satış dalgası yatırımcıların altına olan güvenini kaybetmesinden değil, küresel likidite sıkışıklığından kaynaklandı.
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji şokunun ardından petrol fiyatlarının hızla yükseldiğini belirten Innes, enerji ithalatçısı ülkelerin dolar likiditesine ulaşabilmek için rezervlerini kullanmak zorunda kaldığını ifade etti. Innes, bu süreçte bazı ülkelerin altın rezervlerini satmasının “ideolojik değil zorunlu satış” olduğunu vurguladı.
Analize göre Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim, yalnızca enerji piyasalarını değil küresel finans sistemini de doğrudan etkiledi.
Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyon beklentilerini artırdığını belirten Innes, tahvil piyasalarında faizlerin yükselmesiyle birlikte altının ilk aşamada baskı altında kaldığını söyledi. Ancak uzmanlara göre krizlerin ilk aşamasında görülen bu tablo tarihsel olarak daha sonra farklı sonuçlar doğurabiliyor.
Innes, krizlerin genellikle üç aşamalı ilerlediğini ifade etti: İlk aşama enflasyon paniği, İkinci aşama ekonomik büyümede hasar, üçüncü aşama ise merkez bankalarının yeniden gevşek para politikasına dönmesi.
Uzman isim, altının tarihsel olarak en güçlü performansını merkez bankalarının yeniden faiz indirimine yöneldiği dönemlerde gösterdiğini söyledi.
Innes’e göre enerji fiyatları sakinleşse bile ekonomik hasarın etkileri uzun süre devam edecek. Tüketicilerin harcama gücünün zayıflayabileceğini, üretim maliyetlerinin yüksek kalabileceğini ve likidite koşullarının sıkılaşabileceğini belirten uzman isim, tahvil piyasalarının ilerleyen dönemde daha düşük büyüme ve faiz indirimi beklentilerini fiyatlamaya başlayabileceğini söyledi.
Stephen Innes, özellikle China’in uzun yıllardır sürdürdüğü altın biriktirme stratejisinin bugün daha anlamlı hale geldiğini söyledi. Çin’in yalnızca enflasyona karşı korunmak için değil, küresel yaptırım risklerine ve rezerv sistemindeki kırılganlıklara karşı da altın stokladığını belirtti. Innes’e göre altın, parçalanan küresel ekonomik düzende “tarafsız rezerv” özelliği taşıyor.
Analizde dikkat çeken başlıklardan biri de yapay zeka ekonomisi oldu. Innes, son yıllarda dünyanın teknoloji yatırımlarına yoğunlaştığını ancak fiziksel ekonomi yatırımlarının geri planda kaldığını söyledi. Özellikle madenler, enerji altyapıları, rafineriler ve emtia tedarik zincirlerine yeterli yatırım yapılmadığını belirtti. Yapay zeka devriminin ise enerji, bakır, uranyum ve sanayi metalleri üzerindeki baskıyı daha da artırdığı ifade edildi.
Innes’e göre petrol ve metal fiyatlarındaki yükseliş sorunun kendisi değil, yalnızca sonucu. Asıl problemin yıllardır süren düşük yatırım politikaları olduğunu belirten uzman isim, küresel ekonominin enerji güvenliği, savunma yatırımları ve yeniden sanayileşme ihtiyacı nedeniyle büyük fiziksel kaynak talebiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Stephen Innes, altının artık yalnızca kriz dönemlerinde tercih edilen klasik güvenli liman olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Altının giderek daha parçalı, daha borçlu ve daha kırılgan hale gelen küresel sistemde “parasal sigorta” işlevi gördüğünü ifade eden Innes, merkez bankalarının da bunun farkında olduğunu söyledi.
Uzman isme göre son fiyat düzeltmesi, uzun vadeli boğa piyasasının sonu değil tam tersine piyasanın temizlenme süreci olabilir.
Kısa vadeli spekülatif yatırımcıların piyasadan çıkmasının ardından altının daha sağlam temeller üzerinde yeniden yükselişe geçebileceğini belirten Innes, küresel ekonomik belirsizliklerin altına olan stratejik talebi artırabileceğini ifade etti.