Altında yeni düşüş uyarısı: Bank of America 4 bin doların altını gündeme aldı
Altının ons fiyatı 4 bin 200 dolar çevresinde tutunmaya çalışırken Bank of America’dan yeni uyarı geldi. Banka, enerji fiyatları ve yüksek faiz baskısı sürerse dördüncü çeyrekte 4 bin doların altının yeniden gündeme gelebileceğini belirtti.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Bank of America’dan yeni uyarı
Altın piyasasında son haftalarda güçlenen satış baskısına Bank of America’dan yeni bir uyarı eklendi. Bankanın son değerli metaller görünümünde, dördüncü çeyrekte ons altının 4 bin doların altına sarkma riskinin yükseldiği belirtildi. Kısa vadeli baskının merkezinde yüksek enerji fiyatları, güçlü dolar ve yükselen tahvil faizleri bulunuyor. BofA’nın uzun vadeli iyimserliği tamamen ortadan kalkmış değil; ancak banka önümüzdeki aylarda aşağı yönlü risklerin daha görünür hale geldiğini düşünüyor. Böylece 4 bin dolar eşiği yeniden piyasanın ana tartışma başlıklarından biri haline geliyor.
Altının ons fiyatı 2 Ekim sabahındaki işlemlerde 4 bin 180 dolar çevresinde seyrediyor. Değerli metal haftalık bazda yüzde 2’nin üzerinde kayba yönelirken, güçlü dolar ve yüksek ABD tahvil getirileri fiyatı baskılamaya devam ediyor. Böylece yatırımcıların dikkati artık yalnız yükseliş hedeflerine değil, 4 bin dolar çevresindeki savunma hattına da çevrilmiş durumda. BofA’nın yeni değerlendirmesi tam da bu zayıflayan kısa vadeli görünümün üzerine geldi. Piyasanın yönü açısından önümüzdeki birkaç gün kritik görülüyor.
3 bin 750 dolar riski masada
Bank of America’nın son tahmininde dördüncü çeyrek için 4 bin dolar civarında bir ortalama öngörülürken, aşağı yönlü risk senaryosunda fiyatın 3 bin 750 dolara doğru gerileyebileceği belirtiliyor. Bu seviye bankanın ana uzun vadeli beklentisinden vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Uyarı daha çok yılın son bölümünde enerji fiyatları, faizler ve yatırımcı pozisyonlarının birlikte yaratabileceği baskıya işaret ediyor. Banka bu nedenle kısa vadeli görünümü önceki aylara göre daha kırılgan değerlendiriyor.
BofA’nın kısa vadeli temkinli duruşunun merkezinde petrol var. Bankaya göre enerji fiyatlarının yüksek kalması enflasyon baskısını canlı tutuyor; bu da merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek seviyede tutmasına yol açabilecek bir unsur. Yüksek faiz, getirisi olmayan altının fırsat maliyetini artırıyor. Bu nedenle jeopolitik gerilim normalde altını destekleyebilecek olsa da enerji kaynaklı enflasyon aynı anda fiyat üzerinde ters yönde baskı yaratabiliyor. Bankanın yeni senaryosunda petrol bu yüzden başlıca risk kaynağı.
Altının karşısındaki ikinci önemli baskı dolar ve tahvil faizlerinden geliyor. Son haftalarda ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, faiz getirisi sunmayan altının cazibesini azaltırken güçlü dolar da fiyat üzerinde ek baskı oluşturdu. 2 Ekim itibarıyla piyasa, Fed’in önümüzdeki dönemde atacağı adımları belirleyecek yeni ABD verilerine odaklanmış durumda. BofA’nın uyarısı, altının yönünün yalnız güvenli liman talebiyle değil faiz ve dolar cephesiyle birlikte okunması gerektiğini gösteriyor. Bu ikili baskı zayıflamadıkça altında kalıcı toparlanmanın sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.
Bank of America’nın dikkat çektiği bir başka risk yatırımcı pozisyonları. Bankaya göre birçok yatırımcı kısa vadeli baskıya rağmen altının yeniden yükseleceği beklentisiyle pozisyonlarını koruyor. Bu denge ise kırılgan olabilir. Jeopolitik gerilim sürer, enerji fiyatları yüksek kalır ve faiz baskısı güçlenirse, özellikle fonlarda hızlı bir pozisyon azaltımı altındaki düşüşü hızlandırabilir. Banka bu nedenle fiyat kadar yatırımcı davranışının da izlenmesi gerektiğini düşünüyor. Özellikle ETF tarafındaki hareketler, satışın hızlanıp hızlanmayacağını gösterecek önemli sinyallerden biri olacak.
5 bin dolar için talep yetmiyor
BofA daha önce altının 5 bin dolar çevresinde kalıcı olabilmesi için yatırım talebinde yaklaşık yüzde 14’lük ek artış gerektiğini hesaplamıştı. Son dönemde yatırım talebi dirençli kalsa da bankaya göre mevcut güç yaklaşık 4 bin dolar civarındaki fiyatları desteklemeye daha yakın. Bu nedenle 5 bin doların yeniden güçlü biçimde gündeme gelmesi için yalnız jeopolitik talep değil, fon ve bireysel yatırımcı ilgisinde de yeni bir hızlanma gerekiyor. Banka mevcut koşullarda bu ivmenin kısa vadede kolay oluşmayacağını düşünüyor.
Kısa vadeli uyarıya rağmen Bank of America uzun vadeli altın görüşünü tamamen tersine çevirmiş değil. Bankanın aktarılan tahminlerinde 2027 yılı için daha yüksek fiyatların yeniden mümkün olduğu, yılın bazı dönemlerinde 5 bin dolar çevresinin tekrar görülebileceği belirtiliyor. Bu ayrım önemli: BofA’nın mesajı “altında uzun vadeli yükseliş bitti” değil. Banka, yılın son çeyreğinde oluşabilecek sert bir düzeltmenin uzun vadeli görünümden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor. Kısa vadeli düşüş riski, 2027 için daha olumlu senaryoyu tamamen ortadan kaldırmıyor.
Petrol 150 dolara çıkarsa ne olur?
Bankanın stres senaryosunda petrolün varil fiyatının 150 dolara kadar çıkması kritik risklerden biri. BofA bunun ana senaryosu olmadığını özellikle belirtiyor. Ancak Orta Doğu’daki gerilimin uzaması ve petrolün bu seviyeye yönelmesi halinde, banka 2027’de altının yıllık ortalamasının 3 bin 500 dolar civarına kadar gerileyebileceğini hesaplıyor. Bu senaryoda altın için temel sorun güvenli liman talebinin kaybolması değil; enerji şokunun faiz ve dolar üzerinden yaratacağı baskı. BofA bu nedenle petrol piyasasını altın görünümünün en kritik dış değişkenlerinden biri olarak öne çıkarıyor.
Merkez bankaları altın piyasasında önemli bir destek unsuru olmaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankalarının net altın alımı 2026’nın ikinci çeyreğinde 289 ton oldu. Aynı dönemde Türkiye’nin bildirilen satışı 4 ton seviyesinde kaldı. Bu resmi veriler, merkez bankası talebinin bütünüyle ortadan kalkmadığını gösteriyor. Bununla birlikte BofA, yüksek enerji maliyetlerinin bazı ülkelerin rezerv yönetimini zorlaştırabileceğini ve resmi talepte dalgalanma yaratabileceğini düşünüyor.
Şimdi gözler ABD istihdam verisinde
Altın yatırımcısının önündeki en yakın sınav ABD istihdam verileri. 2 Ekim’de açıklanacak eylül ayı tarım dışı istihdam verisinin faiz beklentileri üzerinde doğrudan etkili olması bekleniyor. Güçlü bir istihdam tablosu tahvil faizlerini ve doları yukarı taşıyarak altına baskıyı artırabilir; zayıf veri ise ters yönde destek oluşturabilir. Bu nedenle BofA’nın 4 bin dolar altı risk uyarısı, piyasaların yeni makro verilerle yön aradığı kritik bir döneme denk geliyor. Açıklanacak rakamlar, 4 bin doların ne kadar güçlü bir destek olarak kalacağını da yeniden test edebilir.