Borsada 27 yıl sonra aynı alarm: Tarihte yalnızca bir kez görülmüştü
ABD borsalarında rekorlara yaklaşan yükseliş sürerken kritik bir değerleme göstergesi yatırımcıların radarına girdi. S&P 500’ün CAPE oranı, dot-com balonu öncesinden bu yana ilk kez uzun süre 40’ın üzerinde kaldı. Geçmişte aynı tabloyu sert piyasa düşüşü izlemişti.
Küresel hisse piyasalarında son dönemde yaşanan güçlü yükseliş yatırımcıların risk iştahını artırırken, S&P 500'ün değerlemesini ölçen önemli göstergelerden biri dikkat çekici seviyelere ulaştı. Shiller CAPE oranının 40 seviyesinin üzerinde kalması, yaklaşık 27 yıl önce dot-com balonu öncesindeki tabloyu yeniden gündeme getirdi.
Temmuz ayının sonundan itibaren ABD'nin önde gelen borsa endekslerinde güçlü yükselişler kaydedildi. S&P 500 yaklaşık yüzde 6, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite yüzde 9, Dow Jones Sanayi Endeksi ise yüzde 5 yükseldi.
Ancak piyasadaki yükselişe rağmen bazı göstergeler yatırımcılar açısından temkinli olunması gerektiğine işaret ediyor. Özellikle S&P 500 içerisindeki teknoloji şirketlerinin artan ağırlığı ve değerlemelerin tarihsel ortalamaların üzerine çıkması yakından takip ediliyor.
Çip şirketlerinin tek başına S&P 500 içerisindeki ağırlığının yaklaşık yüzde 14'e ulaşması da piyasadaki yoğunlaşmaya ilişkin endişeleri artırıyor.
27 yıl sonra aynı seviye
Piyasalarda dikkatlerin çevrildiği göstergelerin başında Shiller Döngüsel Düzeltilmiş Fiyat/Kazanç (CAPE) oranı geliyor. Şirketlerin uzun dönemli, enflasyondan arındırılmış kazançları üzerinden hesaplanan gösterge, hisse piyasasının değerlemesine ilişkin önemli ölçütlerden biri olarak kabul ediliyor.
CAPE oranının yükselmesi, genel olarak hisse fiyatlarının şirketlerin uzun vadeli kazançlarına kıyasla pahalı hale geldiğine işaret ediyor.
Gösterge Ocak 1999'da tarihte ilk kez 40 seviyesinin üzerine çıkmıştı. Yaklaşık bir yıl sonra, Mart 2000'de dot-com balonunun patlamasıyla ABD piyasalarında sert düşüş dönemi başlamıştı.
CAPE oranı bu yılın mayıs ayından itibaren yeniden 40 seviyesinin üzerinde kalmaya başladı. Böylece göstergenin tarihte ikinci kez bu seviyenin üzerinde kalıcı bir seyir izlemesi dikkat çekti.
Dot-com senaryosu yeniden yaşanır mı?
CAPE oranının 40'ın üzerinde bulunması tek başına yeni bir borsa çöküşünün başlayacağı anlamına gelmiyor. Gösterge, piyasanın ne zaman düşeceğini kesin olarak tahmin edebilen bir araç olarak değerlendirilmiyor.
Bununla birlikte mevcut seviye, ABD hisselerinin tarihsel ölçütlere göre oldukça yüksek değerlemelerle işlem gördüğüne işaret ediyor.
Özellikle yapay zeka ve yarı iletken şirketlerinin öncülüğünde gerçekleşen yükseliş, 1990'ların sonunda internet şirketlerinin piyasalarda oluşturduğu rallinin ardından yaşananları yeniden gündeme taşıyor.
Tarihin diğer yüzü: Uzun vadede tablo değişiyor
Geçmiş veriler, yüksek değerlemelerin ardından sert düzeltmeler yaşanabileceğini gösterse de uzun vadeli yatırımcılar açısından farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
CAPE oranının ilk kez 40'ı aştığı Ocak 1999'da S&P 500'e yatırım yapan bir yatırımcı, kısa süre sonra dot-com krizine ve ilerleyen yıllarda 2008 küresel finans krizine yakalanacaktı. Buna rağmen yatırımın 15 yıl boyunca korunması halinde başlangıçtaki para yaklaşık iki katına çıkacaktı.
Söz konusu yatırımın bugüne kadar tutulması durumunda ise toplam getiri yaklaşık yüzde 940 seviyesine ulaşacaktı.
Crestmont Research tarafından yapılan tarihsel analiz de uzun vadeli performansa dikkat çekiyor. Buna göre S&P 500, 1919'dan bu yana incelenen 20 yıllık dönemlerin tamamını pozitif toplam getiriyle tamamladı.
Bu nedenle göstergelerdeki yükseliş kısa vadeli oynaklık riskini artırırken, piyasanın yönünün kesin olarak değişeceğini göstermiyor. Yatırımcılar açısından şirketlerin finansal gücü, değerlemeleri ve uzun vadeli büyüme potansiyeli olası dalgalanmalara karşı daha kritik hale geliyor.