Çin’in gümüş hamlesi piyasaları karıştırdı: Yeni ralli kapıda mı?
Küresel gümüş piyasasında dengeler değişiyor. Çin’in rekor seviyedeki gümüş ithalatı, ihracat kısıtlamaları ve artan sanayi talebi, dünya genelinde arz sıkışıklığını derinleştirirken fiyatlarda tarihi dalgalanmalara yol açıyor. Piyasa yapıcılar, yapısal arz açığının devam etmesi halinde gümüşte yeni rekorların gündeme gelebileceğini belirtiyor.
Küresel gümüş piyasası son yılların en sıra dışı dönemlerinden birini yaşıyor. Özellikle Çin’in agresif alımları ve sanayi üretimindeki yüksek talep, gümüşü geleneksel fiyatlama dinamiklerinden uzaklaştırarak küresel bir arz darboğazının merkezine taşıdı.
2026 yılının ilk çeyreğinde Çin’in gümüş ithalatı tarihi seviyelere ulaştı. Mart ayında gerçekleşen ithalat miktarı, son 10 yılın mevsimsel ortalamasının yüzde 173 üzerine çıktı. Bu durum, küresel piyasalardaki fiziksel gümüş arzını önemli ölçüde etkiledi.
Çin’in dünya güneş paneli üretimindeki baskın konumu da gümüş tüketimini hızlandırdı. Yerli üreticilerin vergi teşviklerindeki değişiklik öncesinde üretimi artırması, kısa sürede büyük miktarda gümüş tüketilmesine neden oldu.
Pekin yönetimi, yapay zekâ çipleri, elektrikli araçlar ve güneş enerjisi sektörlerinin ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla rafine gümüş ihracatına yönelik sıkı kısıtlamalar uygulamaya başladı. Çin’in küresel standartlardaki rafine gümüş üretiminde yaklaşık yüzde 70 paya sahip olması, fiziksel arzın ülke içinde tutulmasına yol açtı.
Altın fiyatlarının tarihi zirvelere yaklaşması, Çinli bireysel yatırımcıların daha ulaşılabilir bir alternatif olarak gümüşe yönelmesine neden oldu. Fiziksel külçe ve sikke talebindeki artış, piyasadaki arz baskısını daha da artırdı.
Çin’e yönelen yoğun fiziksel gümüş akışı, özellikle New York merkezli COMEX ve Londra merkezli LBMA gibi Batılı piyasalarda baskıyı artırdı. Yatırımcıların vadeli sözleşmeleri yenilemek yerine fiziksel teslimat talep etmeye başlaması, arz sıkışıklığını daha görünür hale getirdi.
Piyasada “backwardation” olarak bilinen ve yakın vadeli teslimatın ileri vadeli teslimattan daha değerli hale geldiği nadir bir durum ortaya çıktı. Bu gelişme, gümüş fiyatlarında tarihi bir kısa pozisyon sıkışmasına neden oldu ve ons fiyatı Ocak 2026’da 121,69 dolara kadar yükseldi.
Bazı kurumsal analistler, fiziksel teslimat sorunlarının büyümesi halinde gümüş fiyatlarının uzun vadede 180 ila 300 dolar aralığına kadar yükselebileceğini öne sürüyor. Ancak bu senaryonun gerçekleşmesi için mevcut arz sıkışıklığının devam etmesi gerekiyor.
Öte yandan gümüş, hem yatırım aracı hem de sanayi metali olması nedeniyle ekonomik gelişmelere karşı oldukça hassas bir yapıya sahip.
Güçlü ABD istihdam verileri ve daha sıkı para politikası beklentileri sonrasında fiyatlar zirveden geri çekildi ve 2026 ortalarında 65-87 dolar bandına geriledi.
Ayrıca gümüş üretiminin büyük bölümü bakır, çinko ve kurşun madenciliğinin yan ürünü olarak elde edildiğinden arzın hızla artırılması da kolay görünmüyor.
Sektör verilerine göre küresel gümüş piyasası üst üste altıncı kez yapısal arz açığı vermeye hazırlanıyor. Bu durum, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen gümüşün uzun vadeli görünümünü destekleyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
En önemli riskler ve katalizörler üç başlıkta toplanıyor: İran mutabakatının bozulması veya gecikmesi, ABD enflasyonunun beklenenden sıcak gelmesi ve ETF akışlarının yeniden pozitife dönmesi.
İlki güvenli liman talebini artırır; ikincisi reel getiriyi yükselterek gümüşü baskılar; üçüncü ise fiziksel metal talebini yeniden Batı finansal kanalı üzerinden büyütür.