Goldman Sachs 'yeni altın' diyerek açıkladı: Enerji krizi sonrası dengeleri değiştiren maden!
Yapay zeka devrimiyle birlikte hızla artan enerji ihtiyacı ve jeopolitik gerilimler küresel ölçekte dengeleri değiştirecek yeni bir yarışın fitilini ateşledi. Bu yarışın merkezinde bulunan stratejik maden ise Goldman Sachs tarafından "yeni altın" olarak adlandırılırken, arz açığına karşılık analistler önümüzdeki yıllarda fiyatlarda yeni rekorlar görülebileceği uyarısında bulunuyor.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Dünya ileri teknoloji ile birlikte yapay zeka çağına doğru hızla ilerlerken, İran savaşı sonrası yaşanan enerji krizi pek çok ülke için bir dönüm noktası oldu. Yatırımlar yenilebilir ve nükleer enerji kaynaklarına akmaya başlarken, nükleer enerjinin kaynağı altın kadar kıymetlendi.
Yeni altın 'uranyum'
Uranyum piyasasına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan bankacılık devi Goldman Sachs da yapay zeka veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı ve küresel nükleer enerji yatırımları nedeniyle uranyumun stratejik önemi giderek artan bir emtia haline geldiğini belirtiyor.
Analizlere göre dünya, 2045 yılına kadar yaklaşık 2 milyar poundluk uranyum açığıyla karşı karşiıya kalacak.
Fiyatlar rekor yükselecek
Banka, yapay zeka kaynaklı elektrik talebinin beklenenden hızlı artması nedeniyle uranyum fiyatlarının yıl sonuna kadar pound başına 91 dolara, 2027 yılında ise 120 dolara yükselebileceğini öngörüyor.
Bazı emtia analistleri ise fiyatların 135 dolar seviyesine kadar çıkabileceğine işaret ediyor.
Küresel çapta ise nükleer enerji yatırımları hız kazanıyor. Çin 27 milyar dolarlık yatırımla 10 yeni nükleer üniteye onay verirken, ABD'de kapatılan Palisades santrali yeniden faaliyete geçiriliyor. Artan enerji ihtiyacı nedeniyle teknoloji devleri de nükleer enerjiye yöneliyor. Meta küçük modüler reaktör kapasitesi için adım atarken, Amazon Web Services uzun vadeli enerji tedarik anlaşmalarıyla nükleer kaynaklara yatırım yapıyor.
Arz açığı büyüyor
Ancak artan taleebe karşın üretim tarafında sıkıntılar yaşanıyor. Geçen yıl küresel uranyum üretimi yaklaşık 173 milyon pound seviyesinde kalırken, reaktörlerin talebi 204 milyon pounda ulaştı. Böylece piyasada yıllık 31 milyon poundluk arz açığı oluştu.
Öte yandan piyasada spot fiyatlarla uzun vadeli sözleşme fiyatları arasındaki fark da dikkat çekiyor. Spot uranyum fiyatları pound başına 77-85 dolar aralığında işlem görürken, uzun vadeli sözleşmelerde fiyatlar 90 dolara kadar yükseldi. Bu seviye de son 14 yılın en yüksek seviyesi olarak kaydediliyor.
Analistler ise önümüzdeki yıllarda piyasaya yönelecek yeni alımların fiyatlar üzerinde ilave baskı yaratabileceğini belirtiyor.
Nükleer enerji santrallerinin ve nükleer silah teknolojilerinin temel yakıt kaynağı uranyumun 1 kilogramı ise 100 ton kömürle eşdeğer enerji sağlarken dünyanın en zengin uranyum kaynakları 3 ülkede toplanıyor.
Uranyum zengini ülkeler
Dünya Nükleer Birliği güncel verilerine göre küresel uranyum rezervlerinin yüzde 28'i (1.7 milyon ton) Avusturalya'da, yüzde 14'ü (815 bin ton) Kazakistan'da ve yüzde 10'unu (582 bin ton) Kanada'da bulunuyor.
Rusya yüzde 8'lik payla dördüncü, Namibya yüzde 8'le beşinci sırada yer alıyor. Fiili üretimde ise Kazakistan küresel uranyum üretiminin tek başına yaklaşık yüzde 39 ila yüzde 43'ünü karşılayarak pazarın lideri konumunda.
Dünya üretiminin yaklaşık yüzde 43'ünü karşılayan Kazakistan'ın devlet şirketi Kazatomprom ise 2026 üretim hedefini yüzde 10 düşürdü.ABD'nin Rus uranyum ithalatına yönelik kısıtlamaları ve Rusya'nın buna verdiği karşılık da uranyum arzında yeni riskler yaratıyor.
Türkiye'de uranyum var mı?
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) verilerine göre Yozgat'ta yaklaşık 6 bin 700 ton, Manisa'da 3 bin 487 ton, Aydın'da 2 bin ton ve Uşak'ta 490 ton uranyum olduğu düşünülüyor. Ancak Türkiye'deki rezervler, küresel devlerle kıyaslandığında 12-13 gibi küçük bir ölçeğe işaret ediyor.