Küresel piyasaları ikinci yarıda fırtına mı bekliyor?
Küresel ekonomik riskler yılın ikinci yarısında da tüm dünyayı tehdit etmeye devam edecek. Savaşlardan, faiz beklentilerine ve yapay zeka sektöründe oluşan balona kadar riskler izleniyor.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Dünya ekonomisi son altı ayda zorlu sınavlardan geçti. Savaşlar, petrol şokları ve yapay zeka çılgınlığı gündemi belirledi. Yılın geri kalanı ise tamamen pamuk ipliğine bağlı görünüyor. Peki, küresel piyasaları önümüzdeki aylarda neler bekliyor?
Oxford Economics yeni bir küresel rapor yayımladı. Kurum uzmanları risklerin bir domino taşı gibi dizildiğini söylüyor. Tüm bu hassas dengenin merkezinde ise iki ülke yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki kırılgan barış belirleyici olacak.
Başekonomist Ryan Sweet anlaşmanın önemine dikkat çekiyor. Sweet, uzlaşmanın küresel riskleri doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Barış süreci ya dezenflasyon rüzgarı estirecek ya da yeni şok yaratacak. Uzmana göre kalıcı başarı ihtimali şu an yüzde elli görünüyor.
Petrol fiyatlarında büyük belirsizlik
Danışmanlık şirketi yılın ikinci yarısı için büyüme tahmini yaptı. Küresel büyümenin yıllık bazda yüzde 3.1 seviyesine hızlanması bekleniyor. İlk yarıdaki büyüme oranı ise yaklaşık yüzde 1.6 civarında kalmıştı. Ucuzlayan petrolün hanehalkı gelirlerini destekleyeceği öngörülüyor.
Ateşkes sürerse Brent petrolün varili 70 dolarda dengelenecek. Yaşanacak uzlaşma gelişmekte olan piyasalarda enflasyonu ciddi şekilde hafifletecektir. Teknoloji hisselerinin değerlemeleri de bu sayede rahat nefes alacaktır. Ancak Orta Doğu'daki askeri hareketlilik riskleri canlı tutuyor.
Morgan Stanley mayıs ayı raporunda daha farklı bir tablo çizmişti. Kurum, ham petrolün yıl sonunda 90 dolara çıkacağını tahmin ediyor. İki büyük şirket öngörüsü arasında 20 dolarlık dev bir fark var. Yatırımcılar bu iki farklı senaryoyu yakından izliyor.
Hürmüz Boğazı ve sıcak çatışma
Çarşamba sabahı erken saatlerde bölgede sıcak saatler yaşandı. Amerikan ordusu, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin vurulması üzerine İran'ı hedef aldı. Tahran yönetimi ise Bahreyn ve Kuveyt'e saldırarak karşılık verdi. Bölgesel çatışmalar geçici ateşkes anlaşmasını tamamen tehlikeye atıyor.
Saldırıların ardından uluslararası piyasalarda petrol fiyatları hızla fırladı. Brent petrol çarşamba sabahı yüzde 3 değer kazanarak 76 doları aştı. Taraflar henüz müzakere masasından kalkacaklarına dair bir sinyal vermedi. Buna rağmen çatışmaların yayılma hızı piyasaları tedirgin etmeye yetiyor.
Sweet, anlaşmanın bozulmasının sadece petrolü etkilemeyeceğini vurguluyor. Asya'daki yapay zeka tedarik zincirleri de büyük baskı altına girebilir. Merkez bankaları bu senaryoda daha şahin politikalar izlemek zorunda kalacaktır. Finansal koşulların sıkılaşması küresel piyasaları derinden sarsabilir.
Ticaret savaşları ve gümrük vergileri
Dünya Bankası da benzer şekilde daha temkinli bir duruş sergiliyor. Kurum, Brent petrolün bu yıl ortalama 94 dolar olacağını öngörüyor. Dünya Bankası küresel büyümenin 2026 yılında yüzde 2.5'e gerileyeceğini duyurdu. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği şu an en önemli gösterge kabul ediliyor.
Anlaşmaya göre boğazdaki trafiğin 30 gün içinde tamamen normale dönmesi gerekiyordu. Temmuz ayının ortası bu açıdan ilk büyük ve kritik viraj olacak. Boğaz trafiğinin eski seviyenin yüzde 75'ine ulaşması başarı sayılacak. İran'ın İsrail saldırılarına karşı Lübnan maddesini işletmesi de izleniyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Madde 122 gümrük vergileri 24 Temmuz'da bitiyor. Washington yönetimi Madde 301 kapsamında yeni vergileri şimdiden hazırladı. Yeni vergilerin temmuz sonundan itibaren oranları daha da yükseltmesi bekleniyor. Amerika aylık 25 milyar ile 30 milyar dolar arasında gelir hedefliyor.
Yapay zeka ve finansal riskler
Avrupa Birliği de Çin'e karşı oldukça sert bir tutum takınıyor. Avrupa Komisyonu, Çin'e yönelik 50'den fazla ticaret soruşturması yürütüyor. Geçen yıl bu dönemde soruşturma sayısı sadece 17 seviyesindeydi. Avrupa, eylül ayına kadar kapsamlı bir ekonomik güvenlik stratejisi açıklayacak.
Ticaret gerilimleri, borsaları sırtlayan yapay zeka sektörünü de doğrudan etkiliyor. Amerikan yapay zeka sektörü Asya'dan gelen yarı iletkenlere bağımlı çalışıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar bu teknolojik donanım zincirini vurabilir. Uluslararası Ödemeler Bankası da yapay zeka çılgınlığı konusunda ciddi uyarılar yaptı.
Merkez bankalarının çatı kuruluşu, sektördeki kapalı finansman modeline dikkat çekti. Çip üreticileri ve bulut devleri arasındaki fon akışı şeffaf bulunmuyor. Sektöre yönelik özel kredi hacmi son beş yılda tam dört katına çıktı. Uluslararası Ödemeler Bankası Asya Pasifik Başkanı Zhang Tao riskleri anlattı.
Teknoloji hisselerinde çöküş senaryosu
Tao, banka dışı finansmana bağımlılığın ani bir çöküş yaratabileceğini söyledi. Olası bir teknoloji krizinin geleneksel bankacılık krizinden daha hızlı yayılabileceği belirtiliyor. Sweet, teknoloji sektöründe yaşanabilecek olası bir sert düşüş senaryosunu modelledi.
Amerikan teknoloji hisselerinin bir yılda yüzde 25 değer kaybetmesi ihtimali incelendi. Böyle bir şok durumunda Amerikan ekonomisinin tamamen durma noktasına geleceği öngörülüyor. Teknoloji ihracatçıları ve küresel yatırımcı kararları yaşanan şoktan olumsuz etkilenecektir.
Gelecek yıl küresel büyüme, temel tahminlerin 1.1 puan altında kalabilir. Ekonomik gidişatı belirleyecek son domino taşları ise siyaset ve politikalardır. Merkez bankalarının piyasaların beklediğinden daha güvercin olması bekleniyor.
Merkez bankaları ve seçim maratonu
Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar faiz politikalarını tersine çevirebilir. En yakın sınav, Federal Rezerv'in bu ayki faiz kararı olacak. Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh liderliğindeki toplantı merakla bekleniyor. Haziran ayındaki zayıf istihdam verileri de bu kararda etkili olacaktır.
Siyasi takvim de küresel ekonomi üzerinde büyük bir ağırlık oluşturuyor. Kasım ayındaki Amerika Birleşik Devletleri ara seçimleri dengeleri tamamen değiştirebilir. Ekim sonundaki İsrail genel seçimleri Orta Doğu barış sürecini etkileyecektir. Eylül ayında Almanya'da yapılacak eyalet seçimleri de yakından takip ediliyor.
Almanya'daki seçim sonuçları Euro bölgesi maliye politikalarını doğrudan sarsabilir. Tüm bu risklerin yanında bazı olumlu beklentiler de bulunuyor. Yapay zeka kaynaklı verimlilik artışı küresel ekonomiye ivme kazandırabilir. Avrupa Birliği ekonomisinin ikinci çeyreği beklentilerden daha iyi geçirmesi umut veriyor.
Avrupa ekonomisindeki direncin kalıcı olup olmadığı yakında netleşecek. Almanya verileri ve banka kredi hacimleri ipucunu verecektir. Şirketlerin enerji maliyetlerini yatırımları kesmeden karşılaması olumlu bir işarettir. Euro bölgesinde banka kredilerinin daralması ise tam tersi bir etki yaratacaktır.
Oxford Economics tahminlerinde yanılma payının yüksek olduğunu kabul ediyor. Kurumun genel öngörülerindeki sapma payı yaklaşık bir puanı buluyor. Mevcut küresel gelişmeler nedeniyle bu dönemdeki belirsizlik aralığı çok daha geniştir. Yılın ikinci yarısı küresel ekonomi için tam bir sırat köprüsü olacaktır.