Michael Burry borsadaki görünmeyen tehlikeyi açıkladı
2008 konut krizindeki ters pozisyonuyla tanınan Michael Burry, ABD borsalarında küçük bir düşüşün otomatik fonları satışa zorlayabileceğini söyledi. Burry’ye göre ilk hareket, zarar kes emirleriyle çok daha sert bir dalgaya dönüşebilir.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Küçük düşüş büyük satışa dönüşebilir
ABD konut piyasasına karşı aldığı pozisyonla 2008 krizinin en çok konuşulan yatırımcılarından biri haline gelen Michael Burry, bu kez borsaların çalışma biçimine ilişkin dikkat çekici bir risk senaryosu ortaya koydu.
Burry’ye göre piyasada yaşanabilecek sınırlı bir gerileme, yalnızca yatırımcıların kararlarıyla sınırlı kalmayabilir. Otomatik işlem yapan büyük fonların aynı anda satışa geçmesi, düşüşün kendi kendini besleyen bir harekete dönüşmesine neden olabilir.
Yüzde 2,5’lik düşüş neden önemli?
Burry’nin üzerinde durduğu senaryoda S&P 500’de yüzde 2,5 civarında bir düşüş yaşanması, oynaklığa göre yatırım yapan fonların risklerini hızla azaltmasına yol açabilir.
Yüzde 2,5’lik kayıp, geçmişte olağan bir piyasa düzeltmesi olarak değerlendirilebilecek ölçüde sınırlı görünebilir. Ancak Burry, günümüz piyasasında aynı hareketin otomatik sistemler nedeniyle çok daha büyük sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor.
İlk satışlar fiyatları aşağı çektikçe başka fonların da risk hesapları değişebilir. Böylece küçük başlayan hareket, yeni satış emirlerini devreye sokabilir.
Bu fonlar nasıl çalışıyor?
Burry’nin işaret ettiği oynaklık hedefli fonlar, portföylerindeki hisse ağırlığını piyasanın sakin veya hareketli olmasına göre otomatik olarak değiştiriyor.
Fiyat hareketlerinin sınırlı olduğu dönemlerde bu fonlar daha fazla risk alabiliyor. Piyasadaki oynaklık arttığında ise hedefledikleri risk seviyesini koruyabilmek için hisse pozisyonlarını azaltıyorlar.
Bu yaklaşım tek bir fon açısından koruyucu olabilir. Ancak çok sayıda büyük fonun aynı sinyali izleyerek aynı anda satış yapması, piyasanın tamamı açısından baskıyı artırabilir.
500 milyar dolarlık büyüklük
Burry, oynaklığa göre pozisyon ayarlayan fonların yaklaşık 500 milyar dolarlık varlığı yönettiğini tahmin ediyor.
Bu tutar, yaklaşık 60 trilyon dolarlık ABD hisse senedi piyasasıyla karşılaştırıldığında sınırlı görünüyor. Ancak satışların kısa bir zaman aralığında ve aynı yönde gerçekleşmesi, rakamın toplam piyasa büyüklüğüne oranından daha güçlü bir etki yaratabilir.
Özellikle işlem hacminin düşük olduğu saatlerde veya yatırımcı güveninin hızla bozulduğu dönemlerde yüz milyarlarca dolarlık pozisyon değişimi fiyatları sert biçimde etkileyebilir.
Hisse ağırlığı yüzde 77’den yüzde 50’ye inebilir
Burry’nin örnek hesabına göre S&P 500’deki yüzde 2,5’lik bir düşüş, bazı oynaklık hedefli fonların hisse ağırlığını yüzde 77’den yaklaşık yüzde 50’ye indirmesine neden olabilir.
Bu değişim, fonların portföylerindeki hisselerin önemli bir bölümünü kısa sürede satması anlamına geliyor.
İlk satışın ardından oynaklığın daha da artması halinde fonların yeni bir risk azaltımına gitmesi de mümkün. Bu nedenle satışların tek seferlik değil, birbirini takip eden aşamalar halinde gerçekleşebileceği değerlendiriliyor.
Hızlı yükselen hisselerde ilk işaret görüldü
Burry, son dönemde hızlı yükselen hisselerde yaşanan sert geri çekilmeyi piyasa yapısındaki kırılganlığın ilk örneklerinden biri olarak gösterdi. ABD’de fiyat hareketi güçlü şirketleri takip eden iShares MSCI USA Momentum Factor ETF, son zirvesinden yaklaşık yüzde 14 geriledi.
Yapay zekâ, bellek çipleri ve yarı iletken şirketlerinde yoğunlaşan yatırımcı ilgisinin zayıflaması, uzun süre aynı hisselerde biriken pozisyonların ne kadar hızlı çözülebileceğini gösterdi. Burry’ye göre hızlı yükseliş dönemlerinde aynı hisselere yönelen fonlar, piyasa tersine döndüğünde de aynı anda çıkış yapabiliyor.
Piyasanın düşüşe tepkisi sertleşti
Burry’nin hesaplamalarına göre borsaların düşüş günlerinde gösterdiği orantısız tepkiyi ölçen gösterge, 98 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Bu sonuç, yatırımcıların ve otomatik sistemlerin küçük kayıplara geçmişe göre daha sert tepki verdiği anlamına geliyor.
Uzun süre düşük oynaklık ortamında çalışan fonlar, ani fiyat hareketleriyle karşılaştığında risklerini çok hızlı azaltabiliyor. Bu davranış da sıradan bir satış gününün kısa sürede daha sert bir piyasa hareketine dönüşmesine zemin hazırlıyor.
Zarar kes emirleri zinciri büyütebilir
Otomatik fonların başlattığı satış, piyasadaki başka güvenlik mekanizmalarını da harekete geçirebilir.
Belirli fiyat seviyelerinin altına inilmesiyle devreye giren zarar kes emirleri, yatırımcıların pozisyonlarını otomatik olarak kapatmasına neden olabilir.
Fiyatların düşmesi yeni zarar kes seviyelerini tetikledikçe satış dalgası genişleyebilir. Kaldıraç kullanan yatırımcıların teminat tamamlama zorunluluğuyla karşılaşması da baskıyı artırabilir.
Burry, bu mekanizmaların birleşmesi halinde başlangıçtaki düşüşle orantısız bir piyasa hareketi yaşanabileceğini savunuyor.
Pasif fonlar da satışa geçerse ne olur?
Endeksleri takip eden pasif fonlar normal koşullarda piyasanın daha istikrarlı çalışmasına katkıda bulunuyor. Ancak bu fonlardan da para çıkışı başlaması halinde satış baskısı çok daha geniş bir alana yayılabilir.
Yatırımcıların endeks fonlarından paralarını çekmesi, fonların portföylerindeki hisseleri satmasını gerektiriyor. Böylece satış yalnızca teknoloji veya momentum hisseleriyle sınırlı kalmayabilir.
S&P 500’ün büyük bölümünü oluşturan şirketlerde aynı anda satış yaşanması, endeksin düşüşünü hızlandırarak yeni otomatik emirleri tetikleyebilir.
Düşüş sert, toparlanma hızlı olabilir
Burry’nin değerlendirmesi yalnızca düşüş riskine odaklanmıyor. Ünlü yatırımcı, otomatik sistemlerin piyasadaki toparlanmaları da geçmişe göre hızlandırdığını belirtiyor.
Satış baskısı sona erdiğinde algoritmik sistemler yeniden alıma geçebilir. Pozisyonlarını kapatan yatırımcıların piyasaya dönmesi ve düşüşü fırsat olarak gören fonların alım yapması, hızlı bir toparlanma yaratabilir.
Bu nedenle Burry’nin senaryosu yıllarca sürecek bir çöküşten çok, kısa sürede yaşanabilecek sert ve düzensiz fiyat hareketlerine işaret ediyor.
Uyarı kesin bir çöküş tahmini değil
Michael Burry’nin değerlendirmesi, S&P 500’ün mutlaka düşeceği veya yüzde 2,5’lik her gerilemenin büyük bir satış dalgasına dönüşeceği anlamına gelmiyor.
Senaryo, piyasanın yapısında oluşan riskin hangi koşullarda büyüyebileceğini göstermeyi amaçlıyor.
Yatırımcıların önümüzdeki dönemde piyasa oynaklığını, momentum hisselerindeki hareketleri, fon çıkışlarını ve teknoloji şirketlerindeki yoğun pozisyonları yakından izlemesi bekleniyor.
Burry’nin temel uyarısı ise net: Piyasadaki bir sonraki sert hareketin nedeni yalnızca şirket bilançoları veya ekonomik veriler değil, otomatik işlem sistemlerinin aynı anda verdiği kararlar olabilir.
Yatırımcıların önümüzdeki dönemde piyasa oynaklığını, momentum hisselerindeki hareketleri, fon çıkışlarını ve teknoloji şirketlerindeki yoğun pozisyonları yakından izlemesi bekleniyor.
Burry’nin temel uyarısı ise net: Piyasadaki bir sonraki sert hareketin nedeni yalnızca şirket bilançoları veya ekonomik veriler değil, otomatik işlem sistemlerinin aynı anda verdiği kararlar olabilir.