Süresiz nafaka dönemi bitiyor! AYM kararı sonrası 3 yeni model masada
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası gözler TBMM’ye çevrildi! Nafakada süre sınırı getirilmesi dahil üç farklı formül tartışılıyor.
Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrası uygulanan süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Kararın ardından gözler yeni yasal düzenleme için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çevrildi. Yüksek Mahkeme, mevcut düzenlemenin yeniden ele alınması için Meclis’e 9 aylık süre verdi. Bu süreçte nafaka sisteminin nasıl şekilleneceği kamuoyunda en çok merak edilen konular arasında yer alıyor.
Karar, nafakanın tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Boşanma sonrası ekonomik olarak zor duruma düşecek eş lehine yoksulluk nafakası uygulaması devam edecek ancak sistemin kapsamı ve süresi yeniden düzenlenecek.
Yeni düzenleme çalışmalarında üç farklı model öne çıkıyor. Bunlar arasında belirli süreli nafaka, evlilik süresine göre kademeli nafaka ve tarafların ekonomik durumuna göre nafaka uygulamaları bulunuyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni sistemin hiçbir tarafı ömür boyu mağdur etmeyecek şekilde adil ve hakkaniyetli bir çerçevede hazırlanacağını açıklamıştı.
Kulislerde konuşulan düzenlemelerde nikâh tarihi ile boşanma davasının açıldığı tarih arasındaki sürenin esas alınması bekleniyor. Böylece nafaka süresi evlilik süresine göre belirlenecek. Hukuk çevreleri, bu yaklaşımın uzun süredir tartışılan süresiz nafaka sorununa yeni bir çözüm modeli getirebileceğini değerlendiriyor.
AK Parti’nin üzerinde çalıştığı taslakta evlilik süresine bağlı kademeli bir sistem öne çıkıyor. Buna göre 3 yıl evli kalanlara 5 yıl, 5 yıl evli kalanlara 7 yıl, 10 yıl evli kalanlara ise 12 yıl nafaka ödenmesi planlanıyor. Belirlenen sürenin sonunda nafaka yükümlülüğünün sona ermesi ve tarafların yeni bir hukuki süreç yaşamaması hedefleniyor.
Nafakanın sona ermesi sonrasında ekonomik sıkıntı yaşayabilecek kişilere yönelik sosyal yardım modelleri de gündemde bulunuyor. Devlet destekli sosyal yardım uygulamalarıyla oluşabilecek mağduriyetlerin azaltılması ve ekonomik geçiş sürecinin kolaylaştırılması amaçlanıyor.
Yeni düzenlemenin yalnızca nafaka sistemini değil, boşanma davalarının süresini de etkilemesi bekleniyor. Uzun yıllar sürebilen çekişmeli boşanma davalarının azaltılması ve yargı süreçlerinin hızlandırılması düzenlemenin temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türk Medeni Kanunu kapsamında farklı nafaka türleri uygulanıyor. Bunlar arasında yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, yardım nafakası ve tedbir nafakası yer alıyor.
Boşanma davası devam ederken ekonomik açıdan zayıf olan eş ve çocukların korunması amacıyla tedbir nafakası uygulanabiliyor. Bu nafaka boşanma kararının kesinleşmesiyle sona eriyor.
Türkiye’de en fazla tartışılan nafaka türü ise boşanma sonrası eşe ödenen yoksulluk nafakası olarak öne çıkıyor. Bu nafakanın bağlanabilmesi için nafaka talep eden kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması, diğer eşe göre daha az kusurlu bulunması ve karşı tarafın ödeme gücüne sahip olması gerekiyor.
Mevcut mevzuatta yoksulluk nafakası için belirlenmiş bir süre sınırı bulunmasa da nafaka her koşulda ömür boyu devam etmiyor. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi durumunda ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona eriyor.
Mahkeme kararıyla fiilen evli gibi yaşama, düzenli gelir elde etme, yoksulluğun ortadan kalkması veya nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü kaybetmesi gibi durumlarda nafaka sonlandırılabiliyor. Ayrıca haysiyetsiz yaşam sürdüğünün ispat edilmesi halinde de nafaka hakkı ortadan kalkabiliyor.
İştirak nafakası olarak adlandırılan çocuk nafakası ise velayeti alan ebeveyne çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkı amacıyla ödeniyor. Bu ödeme genellikle çocuk 18 yaşına ulaşıncaya kadar devam ediyor. Eğitim hayatının sürmesi halinde ise yardım nafakası uygulaması gündeme gelebiliyor.