Yabancı yatırımda 11 ülke yön değiştirdi: Türkiye 95 ülkeyle aynı grupta
OECD’nin 106 ekonomiyi kapsayan yeni araştırması, yabancı yatırım kurallarında ayrışmayı ortaya koydu. Yedi ülke kısıtlamaları azaltırken dört ülke artırdı. Türkiye ise kuralların değişmediği 95 ekonomi arasında yer aldı. İşte ülke ülke kararlar.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 8 Ekim'de yayımladığı araştırma, dünya genelinde yabancı sermayeye yönelik kuralların ülkeden ülkeye farklılaştığını ortaya koydu. Toplam 106 ekonominin incelendiği çalışmada, 2025 yılında 11 ülkenin yabancı yatırım kısıtlamalarına ilişkin endeks puanı değişti. Bazı ülkeler yatırım çekebilmek için engelleri azaltırken bazıları yerli şirketlerini ve stratejik sektörlerini korumak amacıyla yeni şartlar getirdi.
OECD'nin Doğrudan Yabancı Yatırım Düzenleyici Kısıtlayıcılık Endeksi, 2025 sonunda yürürlükte bulunan kuralları karşılaştırıyor. Sonuçlara göre 106 ekonominin 95'inde endeks puanı değişmedi.
Yedi ülkede yabancı yatırımın önündeki engeller azalırken dört ülkede kısıtlamalar arttı. Bu sonuç, ülkelerin büyük bölümünün mevcut düzenlemelerini koruduğunu gösteriyor. Ancak puanın değişmemesi, yatırım koşullarının bütün yönleriyle aynı kaldığı anlamına gelmiyor.
Türkiye hangi grupta yer aldı?
Türkiye, 2024 ile 2025 arasında yabancı yatırım kısıtlayıcılık endeksi puanı değişmeyen 95 ekonomi arasında bulunuyor. OECD'nin değişiklik kaydedilen 11 ülke listesinde Türkiye yer almıyor.
Bu sonuç, Türkiye'nin yatırım ortamında iyileşme ya da kötüleşme yaşanmadığını tek başına kanıtlamıyor. Endeks yalnızca yabancı yatırımcıya uygulanan belirli yasal engelleri ölçüyor. Enflasyon, finansman maliyetleri, hukuki öngörülebilirlik ve yatırımcı güveni gibi diğer unsurlar hesaplamaya dahil edilmiyor.
Yabancı sermayeye yönelik bazı engelleri hafifleten ülkeler Cezayir, Arjantin, Hindistan, Filipinler, Suudi Arabistan, Tanzanya ve Vietnam oldu.
Bu ülkelerde yapılan düzenlemeler farklı sektörleri kapsıyor. Bankacılık, sigortacılık, madencilik ve gayrimenkul alanlarında yabancı yatırımcılara yeni imkânlar tanındı. Ancak düzenlemeler bütün sektörlerin tamamen serbestleştirildiği anlamına gelmiyor. Bazı ülkeler yatırım sınırlarını yükseltirken yerli ortaklık ve izin şartlarını korumaya devam ediyor.
Suudi Arabistan, yabancı yatırımlarda genel olarak uygulanan takdire bağlı lisans sisteminden kayıt esaslı bir sisteme geçti. Böylece birçok faaliyet alanında yatırım yapmak isteyen yabancı şirketlerin piyasaya giriş prosedürü basitleştirildi.
Ancak önceden izin gerektiren faaliyetler tamamen kaldırılmadı. Belirli sektörlerde onay ve kısıtlama uygulamaları devam ediyor. OECD, bu değişikliği yabancı yatırım üzerindeki genel düzenleyici engellerin azaltılması yönünde bir adım olarak değerlendiriyor.
Hindistan, yabancı sermayeli sigorta şirketlerinin yönetim kadrolarına ilişkin vatandaşlık ve ikamet şartlarında değişikliğe gitti.
Yeni düzenlemeyle yönetim kurulu üyelerinin ve üst düzey yöneticilerin çoğunluğunun Hindistan'da ikamet eden Hint vatandaşı olması zorunluluğu kaldırıldı. Ancak genel müdür, yönetici direktör veya yönetim kurulu başkanı pozisyonlarından en az birinin bu şartı karşılaması gerekiyor. Yabancı sermayeli sigorta aracılarının temettü transferlerindeki bazı ön izinler de kaldırıldı.
Vietnam, ticari bankalarda genel olarak uygulanan yüzde 30'luk yabancı sermaye sınırına belirli koşullarda istisna tanıdı.
Devletin çoğunluk hissedarı olmadığı ve zorunlu yeniden yapılandırma sürecine giren bankalarda yabancı ortaklık oranının yüzde 49'a kadar yükselmesine izin verildi. Düzenleme bütün Vietnam bankaları için geçerli değil. Ülke ayrıca deniz üstü rüzgâr enerjisi yatırımlarında yabancı sermayeye yönelik yeni koşullar getirdi; ancak bu koşullar ilgili endeks puanını etkilemedi.
Cezayir, kömür madenciliğinde yabancı yatırımcıların sahip olabileceği azami ortaklık payını yüzde 49'dan yüzde 80'e yükseltti.
Ayrıca maden arama ve araştırma faaliyetleri yabancı yatırımcılara açıldı. Bununla birlikte üretim aşamasında devlet şirketinin en az yüzde 20 pay sahibi olması gibi şartlar korunuyor. OECD'nin değerlendirmesine göre düzenleme, madencilik sektöründe yabancı yatırımın önündeki bazı önemli sınırları kaldırırken yerel ortaklık koşullarını tamamen ortadan kaldırmıyor.
Filipinler, yabancı yatırımcıların özel mülkiyetteki arazileri kiralamasına ilişkin süre sınırını değiştirdi. Yeni düzenlemeyle azami kira süresi, tek dönem halinde 99 yıla kadar uzatıldı.
Bu değişiklik özellikle uzun süreli sanayi, turizm ve ticari tesis yatırımları açısından önem taşıyor. Yabancı yatırımcıların araziyi satın alması ile uzun süreli kiralaması farklı hukuki işlemler olduğu için düzenleme, yabancılara sınırsız mülkiyet hakkı tanındığı anlamına gelmiyor.
Arjantin, iç hat hava taşımacılığı şirketlerinin yönetiminde uygulanan vatandaşlık şartını hukuki yerleşim yeri şartıyla değiştirdi. Böylece yabancı yatırımcıların şirket yönetimine katılımındaki bazı sınırlamalar azaltıldı.
Tanzanya ise yabancı yatırımcıların sermaye ve kâr transferi güvenceleri ile yurt içi kredi kaynaklarına erişiminde uygulanan vatandaşlığa dayalı asgari sermaye şartlarını kaldırdı. Ancak stratejik yatırımcı statüsü için daha yüksek yatırım eşikleri uygulanmaya devam ediyor.
OECD'nin incelediği dönemde yabancı yatırım kısıtlamalarını artıran tek OECD üyesi Avustralya oldu. Ülke, Kasım 2025'te yürürlüğe giren yeni kamu alım kurallarıyla belirli tutarların altındaki ihalelerde Avustralya şirketlerine öncelik tanıdı.
Yeni sistemde yerli şirketlerden teklif alınması esas kabul ediliyor. Yabancı şirketler ise uygun yerli teklif bulunmaması veya diğer belirli koşulların gerçekleşmesi halinde değerlendirmeye alınabiliyor. Düzenleme, yabancı yatırımları tamamen yasaklamadan yerli işletmelerin rekabet avantajını artırıyor.
Botsvana, devletin ortaklık hakkını kullanmadığı yeni sanayi dışı madencilik ruhsatlarında vatandaşlara yüzde 24 pay ayrılmasını zorunlu hale getirdi. Bu durumda yabancı yatırımcıların azami ortaklık payı yüzde 76 ile sınırlandırıldı.
Karadağ ise Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı dışındaki fon yönetim şirketleri için yerel şirket kurma veya ayrı izin alma koşullarını sıkılaştırdı. Böylece iki ülke, farklı sektörlerde yabancı sermayenin faaliyet alanını daraltan düzenlemeler yaptı.
OECD'nin raporunda en kapsamlı kısıtlayıcı değişikliklerden biri Zimbabve'de yaşandı. Ülke, Aralık 2025'te yürürlüğe giren düzenlemelerle perakende ve toptan ticaret gibi belirli faaliyetlerde yabancı ortaklık oranını genel olarak yüzde 25 ile sınırlandırdı.
Perakende alanında yabancı yatırımcılar için 20 milyon dolarlık asgari yatırım eşiği de getirildi. Eczacılık perakendeciliği ve yolcu taşımacılığı gibi bazı faaliyetler ise istisnalar saklı kalmak üzere yerli vatandaşlara ayrıldı. Düzenlemeler mevcut bazı yabancı şirketleri de etkileyebilecek koşullar içeriyor.
OECD'nin endeks ortalaması 2024'te 0,1192 iken 2025'te 0,1194'e yükseldi. Endekste yüksek puan daha fazla yasal kısıtlama anlamına geliyor.
Yedi ülkenin engelleri azaltmasına rağmen ortalamanın yükselmesinin nedeni, dört ülkedeki sıkılaştırıcı adımların daha büyük etkili olması. OECD'ye göre yabancı yatırıma açıklık bakımından en kısıtlayıcı ülkeler grubunun ortalama puanı, en açık grubun 22 katından fazla. Bu sonuç, küresel sermaye yarışında ülkeler arasındaki farkın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.