Cem Yılmaz sonrası gündeme geldi! Frank işareti kalp hastalığının habercisi mi?
Kulak memesinde çapraz bir çizgi şeklinde görülen ve “Frank işareti” olarak adlandırılan bulgunun kalp-damar hastalıklarıyla ilişkisi yeniden gündemde. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, bazı çalışmalarda ilişki saptandığını ancak Frank işaretinin tek başına kalp hastalığı bulunduğu anlamına gelmediğini söyledi.
Komedyen Cem Yılmaz’ın yaşadığı sağlık sorunlarının ardından kalp krizi belirtileri ve bu belirtilerde vakit kaybetmeden hastaneye başvurmanın önemi yeniden gündeme geldi. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, kalp krizinin herkeste aynı belirtiyle ortaya çıkmayabileceğini belirterek hem dikkat edilmesi gereken işaretleri hem de sosyal medyada sıkça konuşulan “Frank işareti”ni anlattı.
Frank işareti, kulak memesinde görülen diagonal yani çapraz çizgiye verilen isim. Güngören, bazı çalışmalarda kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde bu çizginin daha sık görüldüğüne ilişkin bir korelasyon ortaya konduğunu söyledi. Ancak bu ilişki, Frank işareti bulunan herkesin kalp-damar hastası olduğu anlamına gelmiyor.
Güngören, Frank işareti bulunan kişilerin kalp-damar problemi bulunup bulunmadığı veya ileride böyle bir sorun yaşayıp yaşamayacağı konusunda endişeleri varsa bir kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinin faydalı olabileceğini belirtti. Her Frank işareti bulunan kişinin kalp damarlarında problem olduğu sonucuna varmanın doğru olmadığını vurgulayan Güngören, hastanın diğer hastalıkları ve risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi
Doç. Dr. Fatih Güngören’e göre Frank işaretinin bulunması tek başına anjiyo veya koroner BT anjiyografi yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. Hekimler öncelikle kişinin toplam kardiyovasküler riskini değerlendiriyor. Bu değerlendirmenin ardından ileri bir damar görüntüleme yöntemine ihtiyaç bulunup bulunmadığına karar veriliyor.
Kalp krizinin ilk belirtileri kişiden kişiye değişebiliyor. Güngören, bazı hastalarda ilk belirtinin göğüs ağrısı olduğunu, bazılarında ise nefes darlığı, bayılma veya çarpıntı hissinin görülebildiğini belirtti. Hastaların büyük çoğunluğunun göğüs ağrısıyla başvurduğunu ifade eden Güngören, özellikle bazı yaşlı hastalarda, şeker hastalarında ve fiziksel nörolojik problemleri bulunanlarda ilk belirtinin nefes darlığı veya genel durumda ani bozulma şeklinde ortaya çıkabileceğini söyledi.
Kalp krizinde kişi kendisini her zamankinden farklı hissedebiliyor. Göğsün ön bölgesinde yanma, göğse bir şey oturuyormuş hissi veya sıkıştırma şeklinde ağrı görülebiliyor. Bu belirtilere terleme, bulantı ve kusma hissi de eşlik edebiliyor. Güngören, kişinin yolunda gitmeyen bir durum fark etmesi halinde bir an önce 112’yi araması veya hastaneye başvurması gerektiğini söyledi.
Hastalar çoğunlukla göğsün ön bölgesinden başlayıp kola veya sırta yayılabilen ağrıyla acil servise başvuruyor.
Doç. Dr. Güngören, EKG’de “ST elevasyonu” görülmesi durumunda hastanın acil olarak anjiyografiye alınması ve sorumlu damardaki tıkanıklığa müdahale edilmesi gerektiğini belirtti. Bu süreçte hedefin, hastanın ilk tıbbi temastan itibaren ideal olarak 120 dakika içinde uygun tedaviye ulaştırılması olduğunu söyledi. Bazı hastalarda ise EKG’de söz konusu değişiklik görülmeyebiliyor. Bu kişiler klinik değerlendirme, seri EKG ve kan testleriyle takip edilebiliyor.