IMF Türkiye'nin büyüme tahminini üçüncü kez düşürdü
IMF, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 büyüme beklentisini bir kez daha aşağı çekti. Ocak ayından bu yana tahminde 1,5 puanlık gerileme yaşandı. Yeni raporda enflasyon, işsizlik ve cari açık için de dikkat çekici rakamlar yer aldı.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Uluslararası Para Fonu (IMF), Ekim 2026 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye için büyüme beklentisini bir kez daha düşürdü. Yıl başından bu yana yapılan üçüncü aşağı yönlü güncelleme, Türkiye ekonomisinde öngörülen yavaşlamanın belirginleştiğini gösterdi. Üstelik bu değişiklik, dünya ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin yükseltildiği bir dönemde gerçekleşti.
IMF, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,7 büyümesini bekliyor. Temmuz ayında yüzde 2,9 olan tahmin, böylece 0,2 puan aşağı çekildi.
Rapora göre Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,7 büyüdü. Yeni tahminin gerçekleşmesi durumunda büyüme hızı geçen yıla göre 1 puan gerilemiş olacak. IMF'nin değerlendirmesi, ekonomide küçülme değil, büyümenin yavaşlaması beklentisine işaret ediyor.
Türkiye'nin büyüme tahminindeki düşüş yalnızca son güncellemeyle sınırlı değil. IMF, ocak ayında 2026 için yüzde 4,2 büyüme öngörüyordu. Bu beklenti nisanda yüzde 3,4'e, temmuzda yüzde 2,9'a, ekimde ise yüzde 2,7'ye geriledi.
Böylece yaklaşık dokuz ayda toplam 1,5 puanlık aşağı yönlü değişiklik yaşandı. Bu rakam, büyümede gerçekleşmiş bir kaybı değil, IMF'nin aynı yıl için açıkladığı tahminler arasındaki farkı gösteriyor.
IMF 2027 yılında daha güçlü büyüme bekliyor
IMF, Türkiye ekonomisinin 2027 yılında yüzde 3,6 büyüyeceğini tahmin ediyor. Bu oran, 2026 için açıklanan yüzde 2,7'lik beklentinin 0,9 puan üzerinde bulunuyor.
Fonun tahminleri, gelecek yıl ekonomik faaliyetlerde toparlanma yaşanabileceğine işaret ediyor. Ancak öngörülen büyüme hızı, ocak ayında 2026 için beklenen yüzde 4,2'lik seviyenin altında kalıyor. Dolayısıyla toparlanma beklentisi, büyüme görünümündeki önceki kayıpların tamamen telafi edileceği anlamına gelmiyor.
IMF'nin Türkiye için 2026 yılı ortalama enflasyon tahmini yüzde 31,2 oldu. Fon, 2027 yılında bu oranın yüzde 26,5'e gerilemesini bekliyor.
Raporda 2025 yılı için ortalama enflasyon yüzde 34,9 olarak yer alıyor. Buna göre fiyat artışlarının gelecek yıl da yavaşlaması öngörülüyor. Ancak enflasyonun düşmesi fiyatların gerilemesi değil, artış hızının azalması anlamına geliyor. IMF'nin açıkladığı bu rakamlar yıl sonu değil, yıllık ortalama enflasyon tahminleri.
Büyüme tahminindeki düşüşe rağmen IMF, Türkiye'de işsizlik oranında keskin bir artış beklemiyor. Fonun tahminine göre işsizlik 2026 yılında yüzde 8,2, 2027 yılında ise yüzde 8,3 olacak.
2025 yılı için raporda yer alan oran da yüzde 8,3. Bu görünüm, işsizliğin gelecek iki yılda büyük ölçüde mevcut seviyelerinde kalacağına işaret ediyor. IMF'nin 2027'de daha güçlü büyüme beklemesine rağmen işsizlik oranında kayda değer bir düşüş öngörmemesi dikkat çekiyor.
IMF, Türkiye'nin cari işlemler açığının 2026 yılında milli gelirin yüzde 2,9'una ulaşmasını bekliyor. Bu oran 2025 için yüzde 1,9 olarak yer alıyor.
2027 yılında cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,4'e gerilemesi öngörülüyor. Böylece dış dengede bu yıl bozulma, gelecek yıl ise kısmi iyileşme bekleniyor. Enerji ithalatının maliyeti ve dış ticaretteki gelişmeler, Türkiye'nin cari işlemler dengesi açısından önemini koruyor.
IMF'nin raporu, Türkiye'ye ilişkin büyüme tahminindeki indirimin nedenlerini ayrı bir ülke analizinde tek tek açıklamıyor. Ancak küresel görünümde yüksek enerji fiyatları, sıkı finansman koşulları ve dış talepteki farklılaşma başlıca riskler arasında gösteriliyor.
Özellikle enerji ithalatına bağımlı ekonomiler, artan ithalat faturaları ve enflasyon baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Bu koşullar Türkiye açısından da önemli olsa da IMF'nin tahmin değişikliğini yalnızca enerji maliyetlerine bağlamak doğru değil.
Dünya büyüme tahmini yükseldi
Türkiye'nin 2026 büyüme beklentisi düşürülürken IMF, dünya ekonomisine ilişkin aynı yılın tahminini temmuz ayındaki yüzde 3'ten yüzde 3,1'e yükseltti.
2027 için küresel büyüme beklentisi ise yüzde 3,4 olarak korundu. Böylece dünya ekonomisinin geneline ilişkin görünüm sınırlı ölçüde iyileşirken Türkiye için beklenti ters yönde değişti. IMF'ye göre bu farklılığın arkasında, ülkelerin enerji maliyetlerinden ve teknoloji yatırımlarından farklı ölçülerde etkilenmesi bulunuyor.
Küresel büyümenin yüzde 95'i 32 ülkeden geliyor
IMF raporunun en dikkat çekici bulgularından biri, büyümenin az sayıda ülkede yoğunlaşması oldu. Nisanda dünya ekonomisindeki büyümenin yüzde 95'ini 54 ülke sağlarken, ekimde bu sayı 32'ye geriledi.
Bu durum, yalnızca 32 ülkenin ekonomik büyüme kaydettiği anlamına gelmiyor. Küresel büyümeye yapılan katkının daha dar bir ülke grubunda toplandığını gösteriyor. Böylece birkaç büyük ekonomide yaşanabilecek yavaşlamanın dünya genelindeki etkisi de önem kazanıyor.
IMF, küresel büyüme tahminini yükseltmesine rağmen ülkelerin yaklaşık yüzde 47'si için büyüme beklentisini aşağı yönlü güncelledi.
Bu gelişme, dünya ekonomisindeki toparlanmanın ülkeler arasında eşit dağılmadığını ortaya koyuyor. Enerji maliyetleri yüksek olan ve teknoloji yatırımlarından yeterince yararlanamayan ekonomiler daha fazla baskı altında kalıyor. IMF, büyümenin giderek belirli sektörlerde ve ülkelerde yoğunlaşmasının yeni ekonomik riskler yaratabileceğini belirtiyor.
IMF, küresel ekonomiyi destekleyen önemli etkenlerden birinin yapay zekâ yatırımları olduğunu vurguluyor. Ancak teknoloji alanındaki büyümenin faydaları sınırlı sayıda ekonomide yoğunlaşıyor.
Rapora göre Güney Kore ve Tayvan, yapay zekâyla ilişkili bilgisayar donanımı net ticaretinin yüzde 62'sini sağlıyor. ABD ve Çin ise bu donanımların net ithalatının yüzde 75'inden fazlasını gerçekleştiriyor. Bu yoğunlaşma, teknoloji üretim zincirinin dışında kalan ülkelerin büyümedeki canlanmadan daha az yararlanmasına neden olabiliyor.
IMF, Hindistan'ın 2026 mali yılı büyüme tahminini yüzde 7'ye yükseltirken Çin'in aynı yıl için büyüme beklentisini yüzde 4,5'e indirdi. ABD ekonomisinin ise 2026'da yüzde 2,3 büyümesi bekleniyor.
Hindistan güçlü iç talep ve hizmet sektöründen destek alırken Çin'de iç tüketimdeki zayıflık ve gayrimenkul sorunları etkili oluyor. ABD'de ise teknoloji yatırımları büyümeyi destekliyor. Hindistan'ın yüzde 7'lik tahmininin mali yıl esaslı olması, ülke karşılaştırmalarında dikkate alınması gereken bir ayrıntı.
IMF'nin 2026 tahminlerine göre Almanya yüzde 1,3, Fransa yüzde 0,4, İspanya yüzde 2,5 ve İtalya yüzde 0,8 büyüyecek.
Almanya'nın büyüme beklentisi temmuz ayına göre 0,6 puan yükseltilirken Fransa'nınki 0,2 puan düşürüldü. Türkiye'nin önemli ihracat pazarları arasında bulunan Avrupa ekonomilerindeki bu farklılaşma, dış talep açısından önem taşıyor. Özellikle sanayi üretimi ve tüketim harcamalarının seyri, Türk ihracatçılarının siparişlerini etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor.