Deniz taşımacılığı alarm veriyor riskler hızla tırmanıyor
DTO İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, Orta Doğu’daki gerilimin deniz ticaretini derinden sarstığını belirtti. Gerilimin geniş bir alanda etkilerinin hissedildiğini vurgulayan Öztürk, sürecin uzaması halinde sektörün “kitlenme noktasına” gelebileceği uyarısında bulundu.
Özlem SARSIN
Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, mart ayı meclis toplantısında İsrail, Amerika, İran arasındaki savaşın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’yi de çok etkilediğini söyledi. Savaşın dünya ve Türkiye denizciliğine yansımaları olduğunu ifade eden Öztürk, “Türk turizmi açısından kurvaziyere bakmamız gerekiyor. Günü birlik ve mavi yolculuk için gelen turistlere özellikle İranlılara değinmemiz gerekiyor.
Sezon öncesi can suyu idi bu mevsimde gelen turist. Dolayısıyla özellikle mavi yolculuk ve günü birlik teknelerimizde büyük bir kaygı var. Geçmiş yıllarda olan kayıpları yeni yeni toparlarken bir de bu konu çıktı. Kurvaziyere bakarsak olumlu ve olumsuz yönler var. Doğu Akdeniz’de turizm hareketliliği azalabiliriz. Öte yandan Orta Doğu’da çalışan kurvaziyerlerin bir bölümü bölgemize gelebilir. Kuşadası’na haftada 1 ziyaret eden bir gemi şua an Hürmüz’den geçemez vaziyette. Kurvaziyerde Kuşadası için büyük bir kayıp. Çeşme için de geçerli” dedi.
“İhracatçımıza kolaylık diliyorum”
Limanlarda kayıplar olacağına da dikkat çeken Öztürk, “Konteyner açısından durum kötü. 28 Şubat’ta füzeler atıldığında 1-2 gün içinde risk primleri arttı. Müşterilere maalesef bunu bildirmek zorunda kaldık. Ve ardı ardına bütün hatlar açıklama yaptılar. Hatların her birinin belirli bir rakamları olmadı, fiks bir rakam getirilmedi maalesef. Yani kimi TEU başına 1500 dolar açıkladı, kimi 2000 dolar açıkladı. Kimi sonradan bu rakamları düştü. Kimi ilk füze atıldığı günden itibaren başlattı. Yola çıkan ürünlerde geri dönün talimatları başladı.
Asıl sıkıntı navlun değil aktarma maliyetleri. İndirilen limandan tekrar Türkiye’ye dönmesi gerekecek. Bir de geminin üstündeki maliyetleri düşünün. Bu nedenle ihracatçılarımıza kolaylıklar diliyorum. Benim gözlemlediğim şey Türk ihracatçısının Orta Doğu’da iyi bir yeri var. Böyle bir pazarı kaybetmek Türkiye’ye darbe olur. Akdeniz’deki diğer limanların yoğunluktan dolayı gemileri kabul etmemesi durumu da var. Aliağa’daki limanlarda da aynı şey yaşandı. Transit terminal uzuyor. Bunları maalesef yaşıyoruz ve bu süreç uzadığı sürece birçok insan bundan gerçekten ticari açıdan çok zarar görecek” dedi.
“Dünya denizciliğinde de işler karmaşıklaşıyor”
Dünya denizciliğinde işlerin karmaşıklaştığını söyleyen Öztürk, “Hürmüz Boğazı dünyanın en kritik enerji geçiş noktası. LNG tesisleri, petrol taşımacılığı burada. Bu durum zincirleme etki yaratacak ve her şey etkilenecek. Uluslararası markette motorin 1500- 1800 dolara çıktı tonaj bazında. Başka maliyetler de var. Gemiyi yürütmek için sadece mazot yetmiyor. Yakıt sırası bekleniyor. Yakıt ikmalinde hem zaman hem de miktar konusunda zorlamalar başladı” dedi.
“Arap bölgesinin ihracatı durma noktasına gelecek”
Navlunun artmış olmasının artık kabul edilmesi gerektiğini belirten Öztürk, “Sadece navlun artmıyor, gemi kiralamalarından dolayı da fiyatlar artıyor. Sigorta primleri de artıyor. Bizi neyin beklediğini net olarak göremiyoruz. Navlunların artmış olduğunu kabul etmek zorunda bırakıldık. İhracat biraz zorlanacak gibi görünüyor. Alternatif bir rota yok. Arap bölgesinin ihracatı durma noktasına gelecek. Enerji pahalılaşacak. Sanayiciler açısından olumsuz bir durum. Üretim olmazsa ihracat olmuyor, bu zincirleme etki devam ediyor. Tedarik zinciri bozuluyor. Deniz taşımacılığı neredeyse kitlenme noktasına geliyor” dedi.