Operasyon güçlü dayanıklılık zayıf

Türkiye Lojistik Etkinlik Endeksi 2025 sonuçları, sektörün içinden geçtiği zorlu ekonomik tabloyu net bir şekilde ortaya koydu. Firmaların maliyetleri yüzde 18 oranında artarken, karlılık oranlarında yüzde 11’lik bir düştü. Buna rağmen firmaların teknoloji yatırımları yüzde 12 arttı.

Operasyon güçlü dayanıklılık zayıf

Hayati ARIGAN

Türkiye Lojistik Etkin­lik Endeksi 2025 sonuç­ları açıklandı. LojiDer iş birliği ve PRAGMA Araştır­ma ve Danışmanlık metodolo­jik desteğiyle hazırlanan çalış­ma, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 231 lojistik firmasıy­la yapılan araştırmaya dayandı. Şubat-Mart 2025 döneminde gerçekleştirilen kantitatif saha araştırması ile sektörün perfor­mans haritası çıkarıldı.

Sektörü yedi temel boyutta ölçen endeks; operasyonel sü­reçler, kapasite kullanımı, ma­liyet yapısı, risk yönetimi, sür­dürülebilirlik, insan kaynağı ve düzenleyici çerçeve başlık­larında kapsamlı bir değerlen­dirme sundu. Bulgular, lojistik sektörünün operasyonel süreç­lerde güçlü ve verimli bir yapı­ya sahip olduğunu; buna karşın risk yönetimi kapasitesi, sür­dürülebilirlik uygulamaları ve düzenleyici çerçeve alanların­da gelişim ihtiyacının sürdüğü­nü ortaya koydu.

Türkiye Lojistik Etkinlik En­deksi’nin araştırma koordina­törü ve Beykoz Üniversitesi Lo­jistik Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ezgi Uzel Aydınocak, çalışmaya ilişkin şunları söy­ledi: “Endeks sonuçları, sek­tör performansı­nın en güçlü belir­leyicisinin süreç verimliliği olduğu­nu göstermektedir. Bununla birlikte sürdürülebilir bü­yüme için risk yönetimi kapa­sitesinin, insan kaynağı nite­liğinin ve teknoloji kullanımı­nın daha sistematik bir şekilde güçlendirilmesi gerekiyor. Tür­kiye Lojistik Etkinlik Endeksi, sektörün güçlü ve gelişime açık alanlarını ortaya koyarak, fir­malar ve sektör paydaşları için stratejik karar süreçlerini des­tekleyen önemli bir referans ni­teliği taşımaktadır.”

 Operasyon güçlü dayanıklılık zayıf - Resim : 1

En güçlü alan: Süreç verimliliği

Sonuçlara göre sektör operasyonel anlamda güçlü bir performans sergilerken, sis­temsel dayanıklılık ve risk yö­netimi tarafında zayıf bir tablo ortaya koydu. Araştırmaya gö­re Türkiye lojistik sektörünün en güçlü yönü süreç verimliliği oldu. Ope­rasyonel kabiliyetler yüksek seviyede ölçü­lürken, altyapı da ge­nel olarak güçlü de­ğerlendirildi. Ancak demiryolu altyapısı ‘kritik za­yıf halka’ olarak öne çıktı.

En kritik risk: Risk yönetimi eksikliği

Endekste en düşük perfor­mans alanlarından biri risk yö­netimi oldu. Uzmanlara göre sektörün sürdürülebilir büyü­mesini sınırlayan temel unsur, yapısal dayanıklılık eksikliği ve risklere karşı yeterli hazır­lığın bulunmaması. Yasal dü­zenlemeler ve bürokratik sü­reçler de verimlilik üzerinde baskı oluşturan başlıca faktör­ler arasında yer aldı.

Sürdürülebilirlikte farkındalık var, uygulama sınırlı

Firmalarda sürdürülebilir­lik konusunda farkındalık oluş­muş olsa da uygulama düzeyi­nin sınırlı kaldığı tespit edildi. Çevresel ve sosyal kriterlerin stratejik entegrasyonu henüz istenen seviyeye ulaşmadı.

Taşıma hacimleri yatay seyretti

Endeksin ‘Şirketlerin Lojis­tik Analizi’ bölümü, sektörün içinden geçtiği zorlu ekonomik tabloyu da net bir şekilde ortaya koydu. Son bir yılda firmaların ciddi bir maliyet baskısı altında olduğu belirtilirken, sektördeki taşıma hacimlerinin genel ola­rak yatay (yüzde 1 düşüş eğili­mi) seyrettiği görüldü.

Aynı dönemde firmaların maliyetle­ri yüzde 18 oranında ar­tarken, karlı­lık oranların­da yüzde 11’lik bir düşüş yaşan­ması dikkat çekti. Dağıtım ağı (yüzde 4), tesis sayısı (yüzde 5), coğrafi hizmet alanı (yüzde 7) ve çalışan sayısı (yüzde 4) gibi operasyonel alanlarda ise sınır­lı da olsa bir büyüme kaydedildi.

Teknoloji yatırımları yüzde 12 arttı

Daralan kar marjlarına ve ar­tan maliyetlere rağmen, lojis­tik firmalarının geleceğe yö­nelik adımlar atmaya devam ettiği görüldü. Rapordaki en çarpıcı verilerden biri, karlılık­taki düşüşe rağmen teknolojik altyapı yatırımlarının yüzde 12 oranında artması oldu. Sektör temsilcilerinin, sürdürülebi­lirlik yatırımlarını sabit tutar­ken bütçelerini verimliliği ar­tıracak teknoloji hamlelerine kaydırdığı gözlemlendi.

Rekabet gücünü belirleyecek alanlar: Teknoloji ve insan kaynağı

Endeks sonuçları, sektörün güçlü bir temele sahip olduğunu ancak dönüşüm sürecinin devam ettiğini ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde rekabet avantajını belirleyecek iki ana unsurun teknoloji yatırımları ve nitelikli insan kaynağı olacağı ifade edildi. Genel tabloya bakıldığında, Türkiye lojistik sektöründe operasyonel verimlilik güçlü kalırken, sürdürülebilir ve dayanıklı büyüme için risk yönetimi, regülasyon uyumu ve sistemsel güçlenme başlıklarının öncelikli gündem maddesi olması gerektiği görülüyor.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL