GSO’dan deprem bölgesi için kredi muafiyeti çağrısı
Deprem bölgesinde kredi büyüme muafiyetlerinin kaldırılması sanayiciyi zorlarken, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde finansmana erişimin korunması için muafiyetlerin yeniden devreye alınması gerektiğini vurguladı.
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, sanayicilerin zorlu koşullara rağmen üretim azmini koruduğunu belirterek, ‘’Dünya ekonomisinde yaşanan dalgalanmalar, ülkemizi ve sanayicilerimizi doğrudan etkiliyor. Bu süreçte sanayicilerimiz büyük bir direnç gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı ve belirsizliklerin arttığı bir ortamda yapılacak her üretim ve ihracat ülke ekonomimizin en büyük gücüdür. Bu zorlu süreçte reel sektörü destekleyecek adımlar çok kıymetlidir” dedi.
Kredi sınırı kararı sanayiciyi zorluyor
GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de yaptığı konuşmasında, mart ayında Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetlerinin sona erdiğini belirterek, bölge ekonomisinin halen deprem sonrası toparlanma sürecindeyken, İran ile yaşanan jeopolitik gerilim ve savaş ortamının sanayi üzerinde ilave baskı oluşturmaya devam ettiğine dikkati çekti.
Bu gelişmelerin özellikle petrokimya ve imalat sektörlerinde hammadde tedarikinde aksamalara, lojistik maliyetlerinde artışa ve ihracat hatlarında daralmaya yol açtığının altını çizen Ünverdi, şunları dile getirdi: “Kredi sınırlamalarının yeniden başlaması, firmaların finansmana erişimini zorlaştırarak, nakit akışını bozmakta ve istihdam ile üretim kapasitesinde kalıcı kayıp riski doğurmaktadır. Bu çerçevede, bölgenin ekonomik kırılganlığı ve stratejik önemi dikkate alınarak; kredi büyüme muafiyetlerinin en azından jeopolitik riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanması veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanması bölgemiz açısından kritik öneme sahiptir.”
“Yatırımları çeşitlendirmeliyiz”
“Gaziantep bir sanayi şehridir ve yüzde 65 ile ekonomisinin büyük kısmı sanayiye dayalıdır” diyen Ünverdi, konuşmasında şunları ifade etti: “Ancak gelinen noktada, sürdürülebilirlik ve büyüme için Ar-Ge, tasarım, patent ve markalaşma çalışmaları ile üretim ve ihracatımızda katma değeri artırmamız öncelik haline gelmiştir. Yatırımlarımızı çeşitlendirmeli, bunu yaparken de orta ve yüksek teknolojilere geçişi hızlandırmalıyız. Tüm dünyada savaşla birlikte krizin derinleştiği bir ortamda, şehrimiz tüm koşullara rağmen kararlılıkla çalışmaya devam etmektedir. Zorlanıyoruz ama Gaziantep geçmişte olduğu gibi her güçlüğün üstesinden gelecek güce de sahiptir.’’
Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılı mart ayında 826 milyon 235 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,9 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 34,4 ile tekstil ürünleri ikinci, yüzde 12,8 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor.”