TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Savaşın Türk ihracatına faturası: Yüzde 39’luk kayıp
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, bölgedeki savaşın Türk ihracatı üzerindeki yıkıcı etkilerini ilk kez rakamlarla açıkladı. Savaşın ilk 12 gününde Körfez ülkelerine ihracatın yüzde 39 düştüğünü belirten Gültepe, “Eğer süreç 2 ayı aşarsa sadece bölge değil, Avrupa pazarında da olumsuz etkiler başlar” dedi.
Nurdoğan A. ERGÜN
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, 28 Şubat 2026’da patlak veren sıcak savaşın Türkiye ve bölge üzerindeki ekonomik etkilerini değerlendirdi. Savaşın “kısa süreceği” beklentisinin aksine uzama eğiliminde olduğunu söyleyen Gültepe, özellikle lojistik ve enerji maliyetlerindeki artışın küresel ticareti tehdit ettiğini vurguladı.
Savaşın Türkiye ihracatına 12 günlük faturasının yüzde 39’luk kayıp olduğunu kaydeden Gültepe, “Körfez bölgesine yapılan 25-30 milyar dolarlık bir ihracat hacmimiz var. Savaşın ilk 12-13 günlük rakamlarına baktığımızda, Körfez ülkelerine ihracatımızda ortalama yüzde 39’luk bir düşüş görüyoruz. Ulaşım hatlarının kesilmesi ve lojistik maliyetlerin fırlaması nedeniyle çarklar yavaşladı” dedi. Gültepe, bu düşüşten en fazla etkilenen sektörleri kimya, gıda, savunma ve mağaza ağı bulunan hazır giyim olarak açıkladı.
“Savaş uzarsa AB pazarında da sıkıntı başlar”
Türk ihracatçısının yüzde 45-50 ile ağırlıklı pazarının Avrupa olduğunu hatırlatan Gültepe, “Şu anda oralarda çok büyük bir sorun olmaması bizim için avantaj. Amerika savaşıyor ama ülke savaşta değil. Orada hayat normal devam ediyor. Afrika tarafını ise şimdiye kadar genişletmeye çalıştık. Çok fazla ticaret heyetleri yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Körfez’deki açığımızı bu pazarlarda kapatmaya çalışacağız. Ama sonuç itibariyle uzun sürerse tabii Türkiye’nin İhracatı, Türkiye üretimi bundan etkilenir” diye konuştu.
Savaşın uzaması durumunda daha büyük sıkıntıların baş göstereceğine dikkat çeken Gültepe, “Eğer savaş 1,5-2 ay daha sürerse, bu durum Avrupa pazarını da etkilemeye başlar. Dünya genelinde üretim ve tüketim algısı zayıflar, sadece temel ihtiyaçlara odaklanılır. Bu turizm ve hizmet sektörünü de aşağı çeker” değerlendirmesini yaptı. Savaşın uzamasının lojistik ve enerjide maliyet artışlarını daha da tetikleyeceğine işaret eden Gültepe, Türkiye’nin diplomatik başarısına rağmen ekonomik rasyoların iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Fırsatları fiyatlama hatası ile kaybetmeyelim”
Diğer yandan savaş nedeniyle Uzak Doğu’daki tedarik zinciri koparsa Türkiye’nin yeniden bir “talep kayması” ile avantaj yakalayabileceğini ifade eden Gültepe, ancak buradaki kritik nokta olarak bunun sürdürülebilir olmasına dikkat çekti. “Pandemide yakaladığımız fırsatları fiyatlama problemi yüzünden kaybettik, kalıcı olmadı” diyen Gültepe, şöyle devam etti: “Türkiye pahalılaştı, tekstil, mobilya ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde maliyetler artınca müşteriler başka bölgelere kaydı.
Şimdi yeniden bir talep kayması potansiyeli var. Ancak bunu kalıcı kılmak için düşük kur-yüksek faiz sarmalından kurtulup ihracatçıyı rekabetçi kılacak politikalara dönmeliyiz. Özellikle kur ile üretim ve ihracatı destekleyici politikalar geliştirilirse pandemi dönemindeki kadar yüzde 30 olmasa da yüzde 10’un üzerinde bir artış yapma potansiyeli olur. Ama tabi ki savaşın bitmesi lazım.”
“Faizler kısa zamanda yüzde 20’nin altına inmeli”
Merkez Bankası’nın savaş nedeniyle faiz indirimini durdurmasını “stabilite için normal” olarak yorumlayan TİM Başkanı Gültepe, “Ama aynı zamanda rekabetçilik konusunda yaşadığımız sorun da stabil duruyor. Son iki yılda faiz yüzde 50’den yüzde 37’ye indi ancak bu iniş çok yavaş kaldı. Sanayicinin nefes alması için faizler kısa zamanda yüzde 20’nin altına inmeli. Bugün daha düşük bir faizle burada olmalıydık” yorumunu yaptı.
Savaş kaynaklı olarak enerji maliyetlerinin artmasıyla dünya genelinde enflasyonda bir artış olacağını ifade eden Gültepe, kur konusunda ise bir rakam telaffuz etmezken, bozulan rasyoları başa baş noktasına getirecek ve ihracatçının 3 yıllık kaybını telafi edecek bir değer olması gerektiğini söyledi. Gültepe, şunları kaydetti: “Verilecek olan her destek, yol, su, elektrik olarak, ihracat, döviz, döviz kazandırıcı işlem olarak Türkiye’ye gelir. Çözüm için ortak noktanın bulunması gerekiyor. O yüzden enflasyon, kur ve faiz önemli. İhracatçı 3 yıldan beri bunun yükünü çekti. İnşallah rampa bitti, inişe geçtik diye düşünüyorum.”
“Politikalar ithalatı değil, üretimi cazip kılmalı”
Seçim ekonomisi yerine sürdürülebilir bir ekonomi gerektiğini vurgulayan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “Dalgalar ne kadar az olursa ülkenin büyümesi, gelişmesi o kadar hızlı olur. Etrafımız ateş çemberi içerisinde. Türkiye’nin çok daha güçlü olması lazım. Yani savunma sanayi, makine sanayi, kimya sanayisi, tekstili, hazır giyimi, mobilyası ile kendi kendine yeten bir ülke olmak zorundayız. Onu sağlamak için de üretimi, yatırımı, ihracatı cazip hale getirmek lazım. Üretimden büyümeyi cazip hale getirmek lazım. Dışarıdan getirip satma kolaycılığından kaçınmalıyız. Biz onu hiçbir zaman tercih etmedik. Hammadde konusunda olabilir ama mamul konusunda bu olmamalı” diye konuştu.
“Destekler, bir nebze de olsa nefes aldırıyor”
İhracatçıya verilen destekleri “bir nebze de olsa ayakta kalmaya yardımcı oluyor” diye yorumlayan Mustafa Gültepe, ancak artan asgari ücret ve üretim maliyetleri karşısında verilen desteklerin revize edilmesini istedi. Mevcut 3 bin 500 TL’lik iş gücü desteğinin 6 bin TL’ye çıkarılması talep eden Gültepe, Merkez Bankası’ndan “döviz dönüşüm desteği” konusunda da süre uzatımı ve oran artışı beklediklerini sözlerine ekledi.
“Türkiye hazır giyim sektöründen vazgeçemez”
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Mustafa Paşahan, “Yıllarca ihracatta ilk sıralarda yer alan, katma değerli üretimi ve istihdam gücüyle ekonomiye büyük katkı sağlayan bir sektörüz. Hazır giyim sektörü olarak kilogram başına ihracat birim fiyatında Türkiye ortalamasının 10 katından fazla değere sahibiz. Yaşanan zorluklara rağmen hazır giyim sektörü güçlü, dinamik ve dönüşüm kapasitesi yüksek bir yapıya sahip. Türkiye hazır giyim sektöründen vazgeçemez” dedi.
TİM ve İHKİB ev sahipliğinde düzenlenen iftarda konuşan Paşahan, TİM’de yaklaşan seçimler hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Paşahan, “İHKİB seçimleri, TİM başkanlığına açılan kapının kilidi. Yaşadığımız sorunlara çözüm geliştirme, beklentilerimize yanıt verme ve Ankara ile ilişkilerde güçlü bir temsil sağlama açısından TİM başkanının hazır giyim sektöründen olması son derece önem. Bu nedenle tüm üyeleri 6 Nisan’da sandığa bekliyorum. Akabinde de TİM’de Mustafa Gültepe Başkanımızı, yeniden başkan olarak seçerek güçlü bir temsil oluşturacağız” dedi.