Ayasofya’nın yer altı tünelleri gün yüzüne çıkacak

Dijital konaklama platformlarının vergi yükünün bütün unsurlarıyla değerlendirileceğini söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Teklifte, otelleri koruyacak bir tavan getirdik. Dijital platformların aldığı komisyon ne şart olursa olsun yüzde 17’yi geçmeyecek” dedi. Bakan Ersoy, Ayasofya’da tarihi tünellerin de gün yüzene çıkacağını açıkladı.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Ayasofya’nın yer altı tünelleri gün yüzüne çıkacak

Hamide HANGÜL - ANTALYA

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, An­talya’da Kültür Yolu Fes­tivalinin açılışını gerçekleştirdi. Etkinlik sonrası gazetecilerle bir araya gelen Bakan Ersoy, turizm sektörüne yönelik açıklamalar­da bulundu. Sektörün 2026 yılı­na iyi başladığını, ancak şubat so­nu başlayan ABD-İran savaşının, turizm hareketliliğini de etkile­diğini, enerji fiyatlarında da cid­di artışlar yaşandığını anımsatan Ersoy, “Savaş başladığında yal­nızca enerji fiyatlarından etkilen­medik. Önemli kaynak pazarları­mızda da sorunlar yaşadık. Rus­ya-Ukrayna savaşı zaten devam ediyordu. İran da bizim önem­li kaynak pazarlarımızdan biri. Körfez pazarında ise Suudi Ara­bistan’ın önemli bir yeri var. Sa­vaş ortamında havalimanları ka­panabiliyor, uçuşlar durabiliyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Türkiye, yıllardır yaptığı yatırım­ların karşılığını almayı başardı. Rakamlar, sektörün doğru istika­mette gittiğini gösteriyor. Yıl so­nuna kadar çok büyük bir sürpriz­le karşılaşmazsak 65 milyar do­ların üzerinde turizm geliri elde edeceğimizi düşünüyorum. An­cak mevcut jeopolitik gelişmeleri de dikkate alarak ihtiyatlı davran­mamız gerekiyor” dedi.

Dijital platformlara yüzde 17 komisyon sınırı

Dijital platformlarına yöne­lik bir soru üzerine Bakan Ersoy, yaklaşımlarının rekabetçi, adil ve tüketiciyi koruyan bir sistem oluşturmak olduğunun altını çiz­di. TBMM’de görüşülen düzenle­meyle yabancı dijital konaklama platformlarının yükümlülükleri­ni açık biçimde belirlemeyi amaç­ladıklarını söyleyen Bakan Er­soy, “Yasada belli düzenlemeler var. Yeni mevzuata kondu, TGA payını da ödeyecekler. Onu da ka­bul ediyorlar zaten. Otelleri koru­yan tavan da getirdik. Her ne şart­ta olursa olsun yüzde 17’den fazla komisyon alamaz. Oraya bir sınır getirdik, önceden yoktu. ‘Yüzde 17’den fazla komisyon talep ede­mezsin’ dedik. Bu hesaplama ver­giler hariç tutar üzerinden yapı­lacak. Artı olarak Türkiye’de ofis açıyorlar. Tüketici bir sorun yaşa­dığında nereye başvuracağını bi­lemiyordu. Şimdi ofise başvurdu­ğu an muhatabı var. Böylece işlet­melerimizin karşı karşıya kaldığı maliyetlerin daha öngörülebilir olmasını ve haksız uygulamaların önüne geçilmesini hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

Ayasofya’da yer altı tünelleri, yer üstü kadar ilginç

Ayasofya’da Cumhuriyet tari­hinin en kapsamlı restorasyon, konservasyon ve güçlendirme ça­lışmalarını yürüttüklerini söy­leyen Ersoy, yapılan çalışmaları şöyle anlattı: “Bütün uygulama­lar, Vakıflar Genel Müdürlüğü­müzün koordinasyonunda, Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulu­muzun kararları doğrultusunda, test ediliyor ve değerlendiriliyor. Ancak ondan sonra uygulama­ya geçiyoruz. Ayasofya’yı ibade­te ve ziyarete açık tutarken yapı­nın güvenliğini ve özgün dokusu­nu koruyacak son derece hassas bir mühendislik çalışması yürü­tüyoruz. Yer altında da kapsamlı çalışmalarımız var. Burada tarihî tüneller, su kanalları, mahzenler ve farklı amaçlarla kullanılmış mekânlar bulunuyor. Bu alanların temizliği, belgelenmesi ve korun­ması sürüyor. Şu ana kadar yakla­şık 3 bin ton çamur ve moloz çıka­rıldı. Bazı bölümlerde ilerledikçe yeni mekânlara ulaşıyoruz. Ku­zeydoğu bölümündeki dört oda­lı yer altı mezarında, yani hipoje­de yürütülen çalışmalar da Aya­sofya’dan daha eski dönemlere uzanan izleri anlamamıza katkı sağlıyor. Ayasofya’nın yer altı, en az üst yapısı kadar ilginç. Yakın bir tarihte bu çalışmalarımızı ye­rinde göstermek istiyoruz. Hangi alanların ziyarete açılabileceğini bilimsel incelemeler ve güvenlik koşulları belirleyecek.”

“Lütfi Kırdar Bakanlığımıza devredilecek”

Türkiye’nin yeniden Formula 1 takvimine alınması, NATO Zirve­si’ne ev sahipliği yapması ve An­talya’nın COP31 için seçilmesi­nin de Türkiye’ye duyulan güve­ni güçlendirdiğinin altını çizen Bakan Ersoy, hedeflerinin turiz­mi 12 aya yaymak olduğunun altı­nı çizdi. Antalya’da ise COP31’in ardından Antalya EXPO alanında Türkiye’nin en büyük ve en önem­li fuar, kongre ve etkinlik merkez­lerinden birini hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, şöyle devam etti: “COP 31 sonrası, ilgili alanların aşamalı olarak Ba­kanlığımıza devredilmesi planla­nıyor. Alanı mevsim ihtiyaçlarına göre değerlendireceğiz. Yaz döne­minde yeni bir etkinlik alanı, kış ve bahar dönemlerinde ise uluslara­rası kongreler, fuarlar ve organi­zasyonlarla şehrimize yeni bir zi­yaretçi hareketliliği kazandıraca­ğız. 2027’den itibaren Türkiye’nin, uluslararası etkinlikleri ülkemi­ze kazandırarak daha güçlü tek­lif veren bir merkez olmasını he­defliyoruz.” İstanbul’da Lütfi Kır­dar Kongre Merkezi’nin Bakanlığa devrinin gerçekleşeceğini açıkla­yan Ersoy, “Bununla ilgili hukuki süreçte davayı kazandık. Devir iş­lemlerinin tamamlanmasının ar­dından gerekli yatırımları yaparak merkezi değerlendireceğiz” dedi.

Haydarpaşa ve Sirkeci’de ilk etap 2027’de açılacak

Haydarpaşa ve Sirkeci projelerinin ilk etaplarını 2027 yılında hizmete açmayı hedeflediklerini açıklayan Ersoy, “Haydarpaşa’da yürüttüğümüz incelemeler sırasında gar binasının orijinal projelerine de ulaştık. Uzman mühendislerimizin hazırladığı zemin iyileştirme projesi, akademik heyetler tarafından incelendi ve Danışma Kurulumuzca uygun görüldü. Haydarpaşa’da kapsamlı bir kültür ve sanat alanı oluşturduk. Ana gar binası ulaşım işlevini korumaya devam edecek. Trenlerin Haydarpaşa’ya gelmeye devam etmesini sağlayacağız. Sirkeci’de ise farklı bir tarihsel anlatı öne çıkacak. Burada bir göç müzesi oluşturuyoruz. Sirkeci’de de demir yolu ve Marmaray bağlantıları korunacak.”

“Diyarbakır Cezaevi’nde müze çalışmaları son aşamada"

Diyarbakır Cezaevine yönelik müze çalışmalarına da değinen Bakan Ersoy, projenin son aşamasına geldiklerini açıklayarak, şöyle devam etti: Hedefimiz, çalışmalarımızı yıl sonuna kadar tamamlamak. Bir taraftan geçmişte yaşanan acıların unutulmaması, hukuk devletinin ve insan haklarının öneminin gelecek kuşaklara aktarılması için bir hafıza müzesi oluşturuyoruz. Beş bloktan oluşan kompleksin ilk üç bloğunda hafıza müzesi ve çok amaçlı sergi salonları, diğer iki bloğunda ise kütüphaneler yer alacak.”

“Formula 1’i pistten çıkarıp İstanbul’a yayacağız”

Formula 1’e yaklaşımlarının farklı olduğunu, stratejiler oluşturduk ve ziyaretçinin seyahat süresini uzatmak istediklerini belirten Bakan Ersoy, “Örneğin bir ziyaretçi yarış öncesinde Ege’de tatil yapabilir, ardından İstanbul’a gelerek Formula 1’i izleyebilir. Başka bir ziyaretçi ise önce İstanbul’a gelip yarışı takip ettikten sonra Antalya’da tatiline devam edebilir. Bunun yanında Formula 1 döneminde İstanbul’un eğlence, kültür ve sanat hayatını da organizasyonla bütünleştirmek istiyoruz” dedi.