Yapay zekâ şirketlere bir fatura daha çıkardı
Yapay zekâ ajanlarının e-postalara, müşteri kayıtlarına ve şirket veri tabanlarına erişmeye başlaması, iş dünyasında yeni bir güvenlik alanı oluşturdu. Okta, gelecekte şirketlerin yalnızca çalışanlarını değil, “dijital iş gücünü” de kimlik sistemleriyle yönetmek zorunda kalabileceğine dikkat çekti.
İş dünyasında hızla yaygınlaşan yapay zekâ ajanları, şirketlerin siber güvenlik gündemine yeni bir başlık ekledi. İnsan müdahalesi olmadan e-posta okuyabilen, müşteri kayıtlarını değiştirebilen ve çeşitli şirket süreçlerini başlatabilen sistemlerin sahip olduğu geniş yetkiler riskleri de artırdı.
Kimlik ve erişim yönetimi alanında faaliyet gösteren Okta, yapay zekâ ajanlarının da insan çalışanlar gibi ayrı bir kimliğe, erişim iznine ve denetim kaydına ihtiyaç duyduğunu bildirdi.
Okta Üst Yöneticisi Todd McKinnon, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Her ajanın güvenilir bir kimliğe ve neye erişip ne yapabileceği konusunda açık kontrollere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.
Şirketlerin karşısına yeni bir kimlik türü çıktı
Yapay zekâ ajanları; e-postaları inceleme, veri tabanlarını sorgulama, müşteri kayıtlarını güncelleme ve para iadesi gibi işlemleri gerçekleştirme yeteneğine sahip. Bu özellikler şirketlere zaman ve maliyet avantajı sağlarken, yanlış yetkilendirilmiş ya da ele geçirilmiş bir ajanın yol açabileceği zararın da büyümesine neden oluyor.
Şirketlerde çalışanların yalnızca görevleriyle ilgili verilere erişmesine izin verildiği gibi yapay zekâ ajanlarının yetkilerinin de benzer biçimde sınırlandırılması gerekiyor. Örneğin müşteri taleplerini işleyen bir sistemin, şirketin bütün veri tabanlarını indirmesine izin verilmemesi önem taşıyor.
CyberArk’ın araştırmasına göre şirketlerin yüzde 79’u gelecek dönemde makine kimliklerinin sayısında artış bekliyor. Katılımcıların yüzde 16’sı bu artışın yüzde 50 ile yüzde 150 arasında olabileceğini öngörüyor.
Okta dijital çalışanlara yöneldi
Okta, yapay zekâ ajanlarını tespit etmek ve bu sistemlerin erişim yetkilerini merkezi olarak yönetmek amacıyla geliştirdiği “Okta for AI Agents” ürününü genel kullanıma açtı.
Yeni sistem, yapay zekâ ajanlarına yalnızca ihtiyaç duydukları kadar yetki verilmesini ve gerçekleştirdikleri işlemlerin kayıt altına alınmasını amaçlıyor. Böylece şirketlerin gelecekte insan çalışanlarının yanı sıra çok sayıda dijital çalışanın kimliğini de yönetmesi bekleniyor.
Bu dönüşüm, kimlik güvenliği şirketleri açısından yeni bir büyüme alanı yaratabilir. Ancak büyük teknoloji platformlarının benzer güvenlik kontrollerini kendi ürünlerine eklemesi, sektördeki rekabeti artırabilecek başlıca riskler arasında gösteriliyor.
Geliri 805 milyon dolara ulaştı
Okta’nın mali yılın ikinci çeyreğindeki geliri yüzde 11 artarak 805 milyon dolara yükseldi. Şirketin abonelik gelirleri yüzde 12 artışla 793 milyon dolar, kalan performans yükümlülükleri ise yüzde 17 yükselişle yaklaşık 4,86 milyar dolar oldu.
Çeyrek döneminde 234 milyon dolar işletme nakit akışı ve 227 milyon dolar serbest nakit akışı sağlayan şirket, yıllık gelir beklentisini yaklaşık 3,22-3,23 milyar dolar aralığına yükseltti.
Finansal sonuçların ve beklentilerin piyasa tahminlerini aşmasının ardından Okta hisselerinde de dikkat çekici bir yükseliş yaşandı.
Yapay zekâ ajanlarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri güvenliğindeki temel soru da değişiyor. Şirketler artık yalnızca “Verilere kim erişiyor?” sorusuna değil, “Verilere hangi sistem erişiyor ve neler yapabiliyor?” sorusuna da yanıt arıyor.
OpenAI, Google, Microsoft ve Amazon’dan küresel siber güvenlik çağrısıBilim ve Teknoloji