Otomobil alınırken ekspertize soruluyor ancak; Ev alırken riskine bakılmıyor
Konut ve kira fiyatlarının erişilebilirlikten uzaklaştığı bu dönemde, ev sahibi olmanın da önemi artıyor. Bireysel tüketicinin 1-2 milyon liralık araç alırken oto ekspertize gittiğini, ancak milyonlarca liralık ev alırken ‘gayrimenkul risk değerleme raporunu’ ihmal ettiğine dikkat çeken sektör temsilcileri, “Bu rapor, kolon-kiriş durumundan kaçak imalata, enerji sınıfından tesisata kadar 200’e yakın veriyi ortaya koyuyor” dedi.
Hamide HANGÜL
Finansmana erişimin zorlaştığı, konut ve kiraların erişilebilirlikten uzaklaştığı bu dönemde ev sahibi olmak kritik önemde. Bugün Türkiye’de ortalama konut fiyatları 5,7 milyon TL, İstanbul’da 8,7 milyon TL seviyesinde. Milyonlarca lira değerindeki konut yatırımında, satın alınacak binanın olası risklerinin tespit edilmesi, bir anlamda check-up yapılması hayati önemde. Ancak tablo daha farklı.
Konutta ekspertiz bilinci henüz tabana yayılmadı
Gayrimenkul alımında ekspertiz bilincinin henüz tabana yayılmadığına dikkat çeken sektör temsilcileri, ortalama bir ailenin, yaşamı boyunca birkaç kez otomobil değiştirebildiğini, 1-2 milyon liralık araç satın almadan önce mutlaka kaportasından motoruna detaylı bir ekspertizden geçirdiğini, ancak aynı hassasiyetin konut alırken gösterilmediğinin altını çizdi. Arge Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cem Gel, “Değerleme raporu, gayrimenkulün röntgenini çeken şeffaf bir belgedir. Ancak bireysel yatırımcı, otomobil satın alırken gösterdiği hassasiyeti, hayatında belki de bir kez yapacağı, hatta maliyeti otomobilden katbekat yüksek olan ev yatırımında göstermiyor” dedi.
200’e yakın veriyi ortaya koyuyor
Konut değerleme raporlarının yalnızca fiyat belirleme aracı olmadığına vurgu yapan Cem Gel, bir gayrimenkul incelenirken 200’e yakın verinin tarandığına dikkat çekerek, “Bu rapor, binanın deprem riskinden, varsa hukuki pürüzlerine, kaçak imalattan gizli tesisat maliyetlerine ve kolondan kirişe kadar uzanan 200’e yakın veriyi ortaya koyuyor.
Bir anlamda kapsamlı bir risk haritasını ortaya koyuyor” değerlendirmesi yaptı. Raporun önemine işaret eden Gel, “Kullanıcı eve taşındıktan sonra, kombinin arızalı çıkması, çatının masraf çıkarması veya projesine aykırı bir tadilat yapıldığının anlaşılması ciddi maliyetler doğurur. Bu rapor, alıcının elini güçlendirir” ifadelerini kullandı.
Değerlemede yerli yapay zeka dönemi
Söz konusu incelemelerde teknolojik adımlar da hızlandı. Sahadaki veri toplama süreçlerinin uçtan uca dijitalleştirildiğini, toplanan teknik verilerin yerli ve millî sunucularda çalışan yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edildiğini söyleyen Cem Gel, rapor için binada dakikalar içinde 360 derece kapsamlı incelemeler yapıldığını, böylelikle analiz kalitesinin arttığını, ayrıca bireysel yatırımcının, analiz sonuçlarına kısa sürede ulaşarak, doğru karar vermesini kolaylaştığının altını çizdi.
Varsa kaçak ve haciz ortaya çıkıyor
Gayrimenkul değerleme raporu, konuta yönelik tüm soruları da ortaya koyuyor. İncelemeler ise üç temel ayakta toplanıyor. Bunlardan biri hukuki ve imar durumu. Bu noktada belediyedeki resmi dosya, proje uygunluğu, iskân durumu, binanın üzerinde yıkım kararı veya kaçak yapılaşma olup olmadığı, tapu kütüğündeki haciz, ipotek ve şerh kayıtları ortaya çıkartılıyor.
Bir diğeri fiziksel ve teknik durum. İlan edilen metrekare ile yasal kullanım alanının uyumu, malzeme kalitesi, binanın yaşı, yıpranma payı, deprem ve afet risk analizi ile enerji kimlik sınıfı, incelemede tespit ediliyor. Konum ve piyasa dinamikleri incelemesi ise çevresel faktörler, ulaşım aksları, arsa payı değeri, alternatif kira getirisi ve amortisman süresini ortaya koyuyor.
Değerleme raporlarının peşine düşülmüyor
TÜGEM Başkan Yardımcısı Mustafa Hakan Özelmacıklı, kredili gayrimenkul satışında değerleme raporlarının zorunlu olduğunu, bunun dışında zorunluluk bulunmadığını, ipotekli satışların ise toplamdaki payının yaklaşık 5’te 1 olduğunu vurguladı.
İpotekli satışın yanı sıra şirket taşınmazlarının da değerleme raporuna konu olduğuna işaret eden Özelmacıklı, bunun dışında tüketicinin değerleme raporlarının peşine çok fazla düşmediğini belirtti. Fiyatın bu noktada belirleyici olabileceğini dile getiren Hakan, “Bir daire için ekspertiz raporu ortalama 100 metrekare bir dairede 16 bin 500 lira seviyesinde. Harç ve maliyetler de eklendiğinde rakam yükseliyor” dedi.
Otomobil satın alırken ekspertiz zorunluğu olduğunu vurgulayan Hakan, buradaki bedelin de yaklaşık 5-6 bin lira seviyesinde bulunduğunu kaydetti. Konut alıcılarının ağırlıklı binanın 1999 depremi öncesinde mi yoksa sonrasında mı yapıldığına dikkat ettiğini belirten Özelmacıklı, özellikle yasal düzenlemeler sonrası inşa edilen binalara mühendislik anlamda daha çok dikkat edildiğinin altını çizdi.
Avrupa’da 1000 euro Türkiye’de 297 euro
Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarifesine tabi olan gayrimenkul değerleme hizmetinin, maliyet açısından makul seviyelerde kaldığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre, Avrupa’da ortalama 1.000 euro olan teknik ve finansal raporlamalar, Türkiye’de 1-149 metrekare arasındaki konutlarda 16 bin 500 TL’den (297 Euro) başlıyor ve 5 bin metrekarenin üzerinde 55 bin 569 liraya ulaşıyor. Söz konusu asgari bedelin, emlak komisyonunun dahi çok altında kaldığı belirtiliyor. Otomobilde ise ekspertiz ücreti yaklaşık 5 bin liradan başlıyor, segmentine göre 20 bin lirayı aşıyor.
Oturumda da yatırımda da mutlaka rapor isteyin
Her gayrimenkul yatırımcısının ister oturum, ister yatırım amaçlı olsun mutlaka ev satın almadan önce risk değerleme raporu yaptırması ve bunu istemesi önerisinde bulunan Ahmet Cem Gel, söz konusu raporla binada olası risklerin yanı sıra, o bölgedeki gerçek rayiçlerin alınarak doğru fiyatın alıcılara sunulduğunu, böylelikle alıcının da doğru karar vermesini kolaylaştırdığını söyledi.
ABD’den önce Türkiye’de başlatıldı
Değerleme süreçlerini 360 derece bakışla daha kısa sürede analiz etmek için geliştirilen yerli sayısal değerleme sistemiyle, sahadaki verilerin mobil uygulamalarla toplanıp yapay zekayla analiz edildiğine işaret eden Cem Gel, ABD'de gayrimenkul değerleme raporlarında benzer…
“Konut arayanlar ertelemesin”
Gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri de değerlendiren Cem Gel, konutta fiyat artışının enflasyonun gerisinde kaldığını, reel getiri düşse de bu durumun, ihtiyaç odaklı konut alımında dengeli bir ortam oluşturduğunu söyledi. Fiyat artışlarının da maliyetler doğrultusunda daha dengeli seyrettiğine işaret eden Gel, doğru konut ve uygun finansman bulunduğunda alım kararının ertelenmemesi önerisinde bulundu.
SPK lisanslı firmalar yapıyor
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, konut satışında resmi bir rapora ihtiyaç duyulduğunda SPK’ya bağlı firmaların bunu karşıladığını, bilinçli tüketicilerin konut satın alırken ekspertiz raporlarını talep ettiğini söyledi. Belediyelerin de talep edilmesi durumunda imar ve ruhsatla ilgili bilgilendirme yaptığına işaret eden Akdoğan, yetki belgeli emlak işletmelerinin söz konusu ekspertiz raporlarına ulaşabilmesinin vatandaşlara önemli bir hizmet sağlayacağının altını çizdi.