‘Koruma’ mart ayına çekilsin, yüzde 10 tolerans tanınsın
Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren sanayiciler, İstihdamı Koruma Destek Programı’ndaki çalışan başına verilen 3 bin 500 TL’lik desteğin gerçek bir can suyu olabilmesi için 2025 yılı son çeyreğine endekslenen “geriye dönük istihdam koruma” kriterinin esnetilmesini ve desteğin bölge bazlı kademelendirilmesini talep ediyor.
Nurdoğan A. ERGÜN
Emek yoğun sektörlerde istihdamı korumak için çalışan başına verilecek destekle ilgili talepler devam ediyor. Tekstil, hazır giyim, deri, ayakkabı ve mobilya dışında kalan sektörlerin temsilcileri de kapsama alınmak ya da farklı bir destek mekanizması isterken, destekten yararlanacaklar ise kriterlerde ‘esneme’ talep ediyor. Özellikle “son çeyrekte istihdamı koruma” şartının esnetilmesini isteyen sanayiciler, 2025’in üretim için zor bir yıl olduğunu, geriye dönük böyle bir şartın firmaları zorlayacağını belirtiyor.
Bilindiği gibi emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lere yönelik geçen yıl hayata geçirilen İstihdamı Koruma Destek Programı’nda bu yıl yeni bir yapılanma ile çalışan başına 2 bin 500 TL olan destek 3 bin 500 TL’ye çıkarılmıştı. Yeni düzenleme ile sadece KOBİ’ler değil büyük işletmeler de destek kapsamına alınmış, burada da 250 kişi şartı getirilmişti.
Ancak son düzenleme ile büyük işletmelerdeki 250 kişi şartı kaldırılarak, tüm çalışanları kapsayacak şekilde güncellendi. Bu güncelleme sanayiciyi memnun ederken, destek için istihdamı koruma şartı halen 2025 yılı Kasım-Aralık ayları ortalaması olarak güncelliğini koruyor.
Beklenti; destek piyasa şartlarına uygun olsun
Sanayici ise, kasım-aralık şartının mart ayına çekilmesi, büyük işletmelerde istihdamın tamamının kapsama alınması ve bir yılla sınırlı olan sürenin uzatılmasını istiyor. “İstihdam şartı kesinlikle esnetilmeli” yorumunu yapan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, “Şubat sonunda kararı çıkarıp, kasım-aralık aylarına bakmak doğru değil. Geçmişe dönük nasıl önlemler alacağız? Destekler mart ayındaki istihdamı koruyana verilmeli.
Ayrıca şubat ayı 28 gün. Bir gün işe gelmeyene, 30 gün yerine 27 günden işlem yapılıyor. Şubat ayını, kasım, aralık ile nasıl ölçüp teşvik sistemine dahil edebiliriz? Şubat ayı 28 çektiği için çalışanın bir gün devamsızlığı 27 gün puantaj yapılmasına ve bu hakkın kullanılmamasına neden oluyor. Ocak-mart ayı için yüzde 10 tolerans tanınması yerinde olur” değerlendirmesini yaptı.
Desteğe erişim için getirilen “istihdamı koruma” şartının sanayicinin önündeki bir engel olduğunu söyleyen İSO Triko Komitesi Başkan Yardımcısı Turgay Akşahin de geçtiğimiz yılın son çeyreğinde işçi çıkarmama zorunluluğunun, daralan piyasa koşullarında üretim yapan firmaları zor durumda bıraktığını belirtti.
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten de kredi ve destekler için getirilen “son çeyrekte istihdamı koruma” şartının, zaten ciddi iş gücü kaybetmiş olan ayakkabı sektörü için esnetilmesini talep etti.
TGSD Başkanı Toygar Narbay: Kendi yaratmadığımız problemi tek çözemeyiz
Net ihracata desteğin çok acil yüzde 10 olarak belirlenmesi gerektiğini belirten TGSD Başkanı Toygar Narbay’a göre, 3 bin 500 TL destek koşulsuz şartsız tüm işletmelere verilmeli, şubat ayı için yüzde 10 tolerans sağlanmalı, bölgesel olarak 3 bin 500 TL’den 6 bin TL’ye kadar kademelendirilmesi ve reeskont faizi politika faizinin yarısına indirilmesi, faiz tahsilatının dönem sonunda yapılacak şekilde düzenlenmesi çok acil olarak sağlanmalı.
Narbay, şöyle devam etti: “Bu desteklerin bütün olarak amasız ve koşulsuz ihracatçıya sağlanması şart. Müşterilerimiz artan maliyetler nedeniyle istediğimiz fiyat artışlarını, ‘ülkenizde yarattığınız dolar bazlı yüksek enflasyonu bize ihraç edemezsiniz’ diyerek itiraz ediyor. İhracatçı kendi yaratmadığı problemi tek başına çözemez. Bunu bir yıldır söylüyoruz. 10 bin firma 3 yılda kapandı 376 bin kişi istihdam kaybettik. Bu yıl dengeleme ve gelecek yıl büyümek istiyorsak TGSD’nin talebi olan bu 3 madde TGSD Strateji haritasında belirttiği 2026- 2028 stabilizasyon dönemi için mutlaka uygulanmalı.”
İSO Triko Komitesi Bşk. Yrd. Turgay Akşahin: Destekler kalıcı ve sürdürülebilir olmak zorunda
İmalatçı ve ihracatçı kesimin finansmana erişimde yaşadığı “belirsizlik” ve “ölçek” sorununa dikkat çeken İstanbul Sanayi Odası (İSO) Triko Komitesi Başkan Yardımcısı Turgay Akşahin, üretime yönelik yeni kredi paketi ve istihdam desteklerinde telaffuz edilen rakamların sektörün devasa ihtiyaçları karşısında yetersiz kaldığını ve bankalar arasındaki uygulama farklılıklarının kafa karışıklığı yarattığını söyledi. Sanayicinin merakla beklediği yeni üretim destek paketi hakkında konuşan Akşahin, ayrılan 50 milyar TL’lik fonun dağılımında da sıkıntı çıkacağını savundu.
Firma başına 50 milyon TL’lik bir üst limit belirlenmiş olsa da sahadaki gerçeklerin farklı olduğunu belirten Akşahin, “50 milyar TL kaç kişiye, nasıl verilecek?” dedi. Desteklerin “can suyu” niteliğinde olduğunu ancak sürdürülebilir bir büyüme sağlamadığını ifade eden Akşahin, özellikle Anadolu’daki üreticilerin finansman darboğazında olduğunu hatırlattı. Bir üreticinin işini döndürebilmesi için en az 20-25 milyon TL bandında krediye erişmesi gerektiğini belirten Akşahin, “Eğer 1-2 milyon lira verecekseniz, bu zaten bir destek değil” diye konuştu.
İstihdam desteği alamayanlara finansman kolaylığı
Destek programı kapsamında doğrudan 3 bin 500 lira maaş desteğinden yararlanamayan sektörlerdeki firmalara yönelik. Emek yoğun beş sektör dışındaki imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lere, 2025 yılı Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeylerini koruma taahhüdü karşılığında, kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB karşılayacak. Böylelikle yıllık finansman maliyetleri yüzde 23’e kadar inmiş olacak. Bu kapsamlı finansman programına işletmeler, mart ayı başından itibaren başvurabilecek. Protokol imzalanan bankaların yapacağı kredi değerlendirme süreçlerinin ardından, tahsis edilen finansmana erişebilecek.
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz: Destekler tam olarak yerini bulmuyor
Sanayici ve ihracatçının bu yıl destekler konusunda heyecanlandığını, ancak bu heyecanın karşılık bulmadığını söyleyen İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, 3 bin 500 TL olan istihdam desteğinin tüm sektöre şartsız açılması gerektiğini belirtti. Öksüz, “Maliyetler yılın başında yine arttı, döviz kuru yine çok düşük seyrediyor. Bu da bizim maliyetlerimizin yılbaşında tekrar arttığı anlamına geliyor” değerlendirmesini yaptı. Sanayicinin yıla zor bir başlangıç yaptığını söyleyen Öksüz, “Faizlerin düşmesi lazım. Ama önemli olan kaç puan düşeceği. İki puanlık indirimlerin faydası yok, daha radikal faiz indirimine ihtiyaç var” diye konuştu.
TASD Başkanı Berke İçten: Ayakkabıda destekler, 6 bin TL’ye çıkarılsın
TASD Başkanı Berke İçten, son üç yıldır üretim, ihracat ve istihdamda aralıksız düşüş yaşayan ayakkabı sektörünün ayağa kalkabilmesi için devletten özel destek beklediklerini söyledi. İçten, sektördeki istihdam kaybının yüzde 50’ye ulaştığına dikkat çekerek, mevcut desteklerin piyasa gerçekleriyle uyumlu hale getirilmesini istedi.
Ayakkabı sektörünün emek-yoğun yapısı nedeniyle istihdamdaki daralmadan en çok etkilenen iş kollarından biri olduğunu belirten İçten, tabloyu şöyle özetledi: “Üretim, ihracat ve istihdamda üç yıldır süren bir düşüş grafiğiyle karşı karşıyayız. İstihdamımızı bu süreçte yarı yarıya kaybettik. Bu yıl dönüş için devletin ‘pozitif ayrımcılık’ yapması şart. İstihdam desteğinin 3 bin 500 TL’den 6 bin TL’ye çıkarılmasını istiyoruz.” Sektörde çalışan bulmanın zorluğuna değinen İçten, “Bizim için her çalışan çok kıymetli çünkü alttan yeni iş gücü gelmiyor. Devlet destek vermese de biz elimizden geleni yapıyoruz ancak mevcudu korumak için kamunun bu yükü paylaşması gerekiyor” dedi.
UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin: Sadece nakdi değil, radikal destekler bekliyoruz
Emek yoğun sektörlere yönelik 3 bin 500 TL tutarındaki istihdam desteğinin özellikle KOBİ ölçeğindeki ihracatçılar için can suyu niteliğinde olduğunu belirten UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Ancak geçen zaman içinde artan enerji ve hammadde maliyetleri göz önüne alındığında bu destek sembolik bir seviyede kaldı. Rekabetçilik için sadece nakdi değil, daha radikal indirimler bekliyoruz" dedi..
MAİB Başkan Yardımcısı Sevda Kayhan Yılmaz: İstihdam korumada stratejik alanlara bakılmalı
Makine İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sevda Kayhan Yılmaz, istihdam koruma politikalarının tasarlanırken sektörlerin stratejik öneminin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Kayhan Yılmaz, makine sektörünün klasik anlamda değil, “yüksek nitelikli emek yoğun” bir yapıya sahip olduğunu söyleyerek, Ar-Ge ve tasarım odaklı personelin korunması için uzun vadeli desteklerin hayati olduğunun altını çizdi.