Küresel ekonomide yeni üretim dönemi
Dünyada artan jeopolitik gerilimler ve ABD-Çin rekabeti ülkeleri yerli üretimi korumaya yöneltirken, küreselleşmeden yerelleşmeye geçiş hızlanıyor. 17. Boğaziçi Zirvesi, “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı”na odaklandı.
Recep ERÇİN
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 5-6 Kasım’da düzenlenecek 17. Boğaziçi Zirvesi, “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla yaklaşık 70 ülkeden temsilciyi bir araya getirecek. 32 ülkeden üst düzey siyasetçi, bürokrat ve iş insanlarının konuşmacı olarak katılacağı zirvede 20’den fazla B2B görüşmesi yapılması planlanıyor. Zirvenin bu yılki temasının, küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik dönüşümden hareketle belirlendiğini söyleyen UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirvenin temel hedefinin siyasi tartışmaların dışında kalarak ülkeler arasındaki ekonomik iş birliğini geliştirmek olduğunu dile getirdi.
Zirveye ilişkin düzenlenen basın toplantısına UİP Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan UİP Onur Kurulu Başkanı Rona Yırcalı, zirvenin uluslararası katılım açısından önemli bir platform haline geldiğini belirterek, farklı ülkelerden temsilcilerin bir araya gelmesinin ikili ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladığını söyledi. Bu yıl Endonezya’dan da geniş bir heyetin zirveye katılacağını belirten Yırcalı, ülke temsilcilerinin katılımının uluslararası iş birliği açısından önemine dikkat çekti.
Sermaye de yerelleşiyor
UİP Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Göçmen, küresel ekonomide yaşanan değişimlerin ülkeleri yeni arayışlara yönelttiğini belirterek, dünyada ithal ikameci politikalara ve yerli üretimi koruma eğilimine doğru bir dönüş yaşandığını söyledi. Sermayenin hangi ülkelere ve sektörlere yöneleceğinin öngörülmesinin giderek zorlaştığını kaydeden Göçmen, küreselleşmeden yerelleşmeye doğru bir kayış yaşandığını ifade etti.
Neoliberal ekonomik yapıların sorgulanmasının arkasında teknolojideki büyük gelişmelerin, ABD ile Çin arasındaki rekabetin, enerji dönüşümünün ve malzeme teknolojilerindeki değişimin bulunduğunu belirten Göçmen, kompozit malzemelere geçişin de üretim süreçlerinden birçok sektöre kadar geniş bir alanı etkilediğini söyledi. İnsan yapısının ve toplumsal beklentilerin de değiştiğini vurgulayan Göçmen, Avrupa Birliği’nin mevcut yapısının da sorgulandığına işaret etti.
Dünyanın eski dengelerle yeni sorunları çözmeye çalıştığını belirten Göçmen, bu yaklaşımın küresel çatışmaları ve güç dengelerindeki değişimi daha da belirgin hale getirdiğini dile getirdi. Avrupa’nın “Made in EU” yaklaşımıyla kendi üretimini korumaya yöneldiğini, ülkelerin yerli sanayilerini ve stratejik sektörlerini güvence altına almaya çalıştığını kaydeden Göçmen, Hindistan ile Avrupa Birliği arasındaki yakınlaşmanın da bu yeni dönemin işaretlerinden biri olduğunu söyledi.
Türkiye’nin potansiyeli performansının üzerinde
Bu dönüşümün Türkiye açısından hem fırsatlar hem de riskler barındırdığını belirten Göçmen, ülkenin güçlü kurumlara ve nitelikli insan kaynağına sahip olmasının önemli bir avantaj olduğunu söyledi. Türkiye’nin kurumsal yapısını güçlendirmesi ve insan kaynağını daha etkin değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Göçmen, buna karşın sermaye yetersizliği ve üretim açığının temel sorunlar arasında bulunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin ürettiğinden fazlasını tükettiğine dikkat çeken Göçmen, bir dolarlık milli gelir yaratmak için tüketilen enerjinin OECD ortalamasının yüzde 30 üzerinde olduğunu belirtti. Türkiye’nin potansiyelinin mevcut performansının üzerinde olduğunu dile getiren Göçmen, bu potansiyelin harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin uluslararası sermayeyi çekebilecek imkânlara sahip olduğunu ancak yerli yatırımcının da yatırım iştahının güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Göçmen, yerli sermayenin üretime yönelmesinin önemine işaret etti.
Sürdürülebilirlik öne çıkıyor
Toplantıda söz alan UİP Yönetim Kurulu Üyesi Şerif Kaynar ise Türkiye’nin yetişmiş mühendislik gücüne dikkat çekerek, Türk mühendislerinin uluslararası teknoloji projelerinde üstlendiği rollere ilişkin örnekler verdi.
UİP Yönetim Kurulu Üyesi Gözde Dizdar, dönüşen dünyada denge arayışının bütün sektörler açısından sürdürülebilirlik başlığını öne çıkardığını belirtti. Zirvenin uluslararası katılımının her yıl genişlediğini ifade eden Dizdar, özellikle Güneydoğu Asya’dan gelen katılımcıların Boğaziçi Zirvesi’ni yıllık takvimlerine dahil etmeye başladığını söyledi. Bu yıl yaklaşık 70 ülkeden temsilcinin ağırlanacağını belirten Dizdar, organizasyon boyunca 2 bin 500 kişilik bir katılımcı trafiği öngördüklerini dile getirdi.
Sekiz ülkeden ticari heyet katılacak
UİP Kurucusu Cengiz Özgencil bu yıl sekiz ülkeden ticari heyetlerin zirveye katılacağını, yurt dışından altı bakanın da organizasyonda yer almasının beklendiğini söyledi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerinden de yoğun katılım olacağını belirten Özgencil, bölgeden 23 katılımın kesinleştiğini ifade etti.
Hizmet sektöründe yaklaşık 50 yıllık deneyimi bulunduğunu belirten Özgencil, Çin ve Endonezya gibi ülkelerden zirveye gösterilen ilginin kendilerini memnun ettiğini söyledi. Zirveyi 17 yıldır kendi kaynaklarıyla düzenlediklerini kaydeden Özgencil, organizasyon için yıl boyunca çalıştıklarını ve kısa vadeli gelişmelerin ötesinde, daha uzak geleceğe odaklanmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Zirvenin gündeminde uluslararası sermaye piyasalarının da yer alabileceğini belirten Özgencil, özellikle fon piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından spekülasyon riskini gündeme getiren bir panel üzerinde durduklarını ifade etti. UİP Yönetim Kurulu üyelerinden, eski SPK Başkanı Şükrü Tekbaş’ın da katkısıyla uluslararası sermaye piyasalarının ele alınmasının planlandığını söyledi.