Nakliye devlerinin Süveyş’e dönüşüne ‘Trump’ engeli
Denizcilik devleri Maersk ve Hapag-Lloyd hafta başında Süveyş’e dönüş kararı aldı. Bu durum piyasada “navlunlar düşecek” beklentisine yol açtı. Ancak ABD ile İran arasındaki gerginliğin yeniden alevlenmesi ve ABD Başkanı Trump'ın açıklamaları endişeleri artırdı. Sektör temsilcileri, artan jeopolitik riskler ve petrol fiyatları nedeniyle navlunda kısa vadede dramatik bir düşüş beklemiyor.
Aysel YÜCEL İSTANBUL
aysel.yucel@dunya.com
Küresel tedarik zincirinde dengeleri değiştirebilecek kritik bir gelişme yaşandı. Dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketlerinden Danimarka merkezli Maersk ve Alman Hapag-Lloyd, ortaklaşa yürüttükleri “Gemini” ağı kapsamında yer alan seferlerinden birini Afrika kıtasını dolaşan Ümit Burnu rotasından çıkararak yeniden Süveyş’e kaydırma kararı aldı. Hafta başında duyurulan bu karar ilk etapta küresel navlun piyasalarında iyimserlik yaratsa da bölgedeki hızla değişen jeopolitik gerçekler bu beklentileri sınırlandırıyor.
“Dramatik düşüş beklemiyoruz”
Hatırlanacağı üzere, 2023 yılının sonlarından itibaren Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda ticari gemilere yönelik düzenlediği saldırılar, küresel denizcilik sektörünü derinden sarsmıştı. Güvenlik endişelerinin zirveye çıkmasıyla birlikte neredeyse tüm büyük armatörler, Asya-Avrupa ticaretinin can damarı olan Süveyş Kanalı’nı terk etmek zorunda kalmıştı. Gemilerin rotalarını Afrika’nın en güney ucundaki Ümit Burnu’na çevirmesi, transit süreleri ortalama 4 hafta uzatırken, sefer mesafelerinin binlerce deniz mili artmasına neden olmuştu. Yakıt ve işletme maliyetlerini rekor seviyelere taşıyan bu durum, konteyner bulunabilirliğini azaltmış ve tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açmıştı.
Haziran ayında sağlanan bazı diplomatik ilerlemelerin ardından şirketler, Süveyş koridoruna kademeli bir dönüş testine başlama kararı aldı. Yapılan resmi açıklamaya göre, revize edilen rotada seyredecek ilk gemi ‘Majestic Maersk’ olacak. Gemini ağı altındaki AE15 servisinin güncellenen rotası sırasıyla; Qingdao, Kwangyang, Ningbo, Tanjung Pelepas, Port Said, Damietta, Colombo ve Singapur şeklinde belirlendi. Şirketler bu adımın şimdilik tek bir servisle sınırlı olduğunu ve bölgedeki güvenlik durumuna göre gerekirse rotanın yeniden Ümit Burnu’na çevrilebileceğini vurguluyor.
Bu hamlenin başarılı olması durumunda sefer sürelerinin kısalması ve program güvenilirliğinin artması, Port Said, Damietta ve özellikle Yunanistan’ın Pire Limanı gibi merkezlerin Asya-Avrupa hattındaki rekabet avantajını yeniden kazanmasını sağlayacak.
Kızıldeniz’deki son durum ve navlun piyasasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, şu aşamada büyük denizcilik hatlarının Süveyş Kanalı’nı düzenli olarak kullanmadığına dikkat çekti. Engin, “Sadece Fransız CMA CGM hattının İskenderiye Limanı aktarmalı bir besleyici (feeder) servisi mevcut. Asya içi servis veren bazı küçük hatların düşük kapasiteli gemilerini Süveyş’ten geçirdikleri görülse de ana tablo değişmiş değil. ABD ve İran arasında yaşanan gelişmeler, bölgedeki gerginliğin yeniden tırmanabileceğine işaret ediyor. Bu doğrultuda, Maersk ve Hapag-Lloyd’un aldığı bu ortak kararın önümüzdeki süreçte güncellenebileceği kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.
Küresel navlun piyasasındaki fiyatlamaları da değerlendiren Bilgehan Engin, dramatik bir düşüş beklemediklerini belirterek, “Piyasa şu sıralar kendi içinde ufak çaplı bir düşüş trendiyle düzeltmeler yaşıyor. Buna karşın, sektördeki genel beklenti yılsonuna kadar navlun oranlarının belirli seviyelerin altına inmeyeceği yönünde” diye konuştu.

“Güven olmadan normalleşme gelmez”
Türkiye’nin önde gelen dış ticaret ve lojistik firmalarından Asset’in Denizyolu Operasyon Müdürü Ertem Kaymanlı da bölgedeki normalleşme sürecinin halen oldukça kırılgan olduğunu vurguladı. Trump’ın İran’a yönelik son müdahalelerinin ardından risklerin yeniden masaya geldiğine dikkat çeken Kaymanlı, “Süveyş’e dönüş için atılan bu adımı olumlu bir deneme olarak görsek de bölgedeki risk faktörü ciddiyetini koruyor. Brent petrolün varil fiyatının 78 dolar seviyelerine çıkması ve artış trendi dikkate alındığında, yakıt maliyetleri nedeniyle navlun fiyatlarında hemen bir düşüş beklemek zor; aksine fiyatlar şimdilik sabit kalabilir veya yukarı yönlü baskı görebilir. Denizyolu trafiğinde tam anlamıyla bir normalleşme ve güven ortamının sağlanması için ABD’nin bölgedeki varlığını azaltması kritik bir önem taşıyor” açıklamasını yaptı.
Konteyner navlunu 2 ayda yüzde 90 arttı
Küresel uzmanlar, gemilerin yeniden Süveyş’e yönelmesine paralel rotaların kısalmasıyla birlikte denizcilik sektöründe bir süredir gizli kalan kapasite fazlasının (overcapacity) yeniden piyasaya çıkacağını ve bu arz artışının navlunları hızla aşağı çekeceğini belirtiyor. Konteyner piyasasındaki bu yapısal değişimin arifesinde, küresel navlun fiyatlarında halen yüksek seyir devam ediyor. Satınalma ekipleri tarafından yakından takip edilen referans gösterge Drewry Dünya Konteyner Endeksi (WCI), Transpasifik ve Asya-Avrupa ticaret rotalarındaki fiyat artışları nedeniyle geçen hafta yüzde 9 artarak 40’lık konteyner başına 4.530 dolara yükselmişti. Sadece son iki ayda yüzde 90’ın üzerinde artan konteyner navlunu, son 18 ayın en yüksek seviyesine gelirken, önümüzdeki haftalarda rallinin sona ermesi bekleniyor.