Altın fiyatları düşse de madencilik zirvede: Kârlılık yüzde 50'nin altına inmez

Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmeye rağmen Türkiye'deki altın madenciliği sektöründe güçlü performans beklentisi devam ediyor. Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, yerli üreticilerin maliyet avantajı ve verimlilik yatırımları sayesinde olası fiyat düşüşlerine karşı dayanıklı olduğunu belirterek, kârlılık oranlarının korunacağını söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Altın fiyatları düşse de madencilik zirvede: Kârlılık yüzde 50'nin altına inmez

Altın fiyatlarında yılın ilk yarısında yaşanan düzeltme hareketine rağmen madencilik sektöründe güçlü görünüm korunuyor. Sektör temsilcileri, yerli üreticilerin maliyet avantajı, teknolojik yatırımlar ve verimlilik çalışmaları sayesinde küresel fiyat dalgalanmalarına karşı dirençli olduğunu değerlendiriyor.

Madencilik kârlılıkta zirvede

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasına göre, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yüzde 27,2 satış kârlılığı ile listenin zirvesinde yer aldı.

Sektör, yüzde 3,4 seviyesindeki İSO 500 ortalamasını yaklaşık sekiz kat aşarak en yüksek kârlılığa sahip faaliyet alanı oldu.

Altın fiyatlarındaki yükseliş sektörü ateşledi

Altın fiyatlarında geçen yıl yaşanan tarihi yükseliş, üreticilerin gelirlerini ve kârlılık oranlarını önemli ölçüde artırdı.  

Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, İSO 500'de madenciliğin karlılık lideri olmasında 2025'te altın fiyatlarında yaşanan yükselişin etkisinin yadsınamaz derecede büyük olduğunu söyledi.

Yılmaz, küresel ölçekte tırmanan jeopolitik riskler, merkez bankalarının yoğun altın alımları ve reel faiz beklentileriyle altının önemli ivme yakaladığını belirterek, "2025'te altın fiyatlarında görülen tarihi yükseliş, yerli üreticilerimizin kar marjlarını doğrudan yukarı çekti ve madencilik sektörünü yüzde 27,2'lik net satış karlılığıyla İSO 500'ün zirvesine taşıdı." dedi.

Öte yandan madencilik sektöründeki güçlü karlılığı yalnızca emtia fiyatlarındaki yükselişle açıklamanın eksik kalacağını vurgulayan Yılmaz, "Piyasa koşulları arkamızdan çok güçlü bir rüzgar estirdi ancak kalıcı başarıyı getiren unsur, son yıllarda kararlılıkla gerçekleştirdiğimiz verimlilik odaklı yatırımlar ve güçlü maliyet disiplini oldu." diye konuştu.

Sektörün kar marjı fiyat şoklarına karşı dayanıklı

​​​​​​​Yılmaz, son aylarda altın fiyatlarında bir düzeltme hareketi yaşandığını anımsatarak, "Bu pencereden bakınca, 2025'teki olağanüstü karlılık seviyelerinin aynı şekilde, adeta otomatik olarak devam edeceğini düşünmek gerçekçi olmaz. Ancak madencilikte karlılık denklemi sadece fiyattan ibaret değil." değerlendirmesinde bulundu.

Sektörde karlılığı etkileyen üretim maliyetleri, cevher kalitesi ve enerji giderleri gibi birçok değişken bulunduğunu belirten Yılmaz, "Fiyatlar düştüğünde kar marjları elbette bir miktar esner. Ancak teknolojiye yatırım yapan, maliyetlerini etkin yöneten yerli üreticilerimiz bu süreci de başarıyla göğüsleyebilir." ifadelerini kullandı.

"Güçlü performans devam edecek"

Yılmaz, küresel ölçekte altına yönelik uzun vadeli stratejik talebin devam ettiğini vurgulayarak, "Fiyatlarda kısa vadeli dalgalanmalar yaşansa da verimli çalışan yerli üreticilerimiz için güçlü performansın devam edeceğini öngörüyoruz." dedi.

Altın madenciliğinde karlılığı belirleyen temel unsurların fiyat ve üretim maliyetleri olduğuna işaret eden Yılmaz, "Bir maden şirketinin uzun vadeli finansal direncini ve kalıcı rekabet gücünü üretim maliyetleri belirler. Dünyada sürdürülebilir üretim maliyetleri pandemiden bu yana yapısal olarak yükseldi. Buna karşın Türkiye'deki üreticilerimiz verimlilik yatırımlarıyla bu süreci oldukça iyi yönetiyor." görüşünü paylaştı.

"Kârlılık yüzde 50'nin altına inmez"

Yılmaz, altın madenciliğinin kar marjının olası fiyat şoklarını absorbe edebilecek bir yapıya sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Altın madenciliğinin kar marjı olası sarsıntılara karşı çok güçlü bir güvenlik duvarına sahip. Altın fiyatlarında ons başına 3 bin 500 dolara kadar sürebilecek bir düzeltme senaryosunda bile, yerli üreticilerimizin maliyet avantajı sayesinde satış karlılıklarının yüzde 50'nin altına düşmesini beklemiyoruz. Üretim hacmimiz arttıkça ölçek ekonomisi devreye girecek ve birim maliyetlerimiz daha da aşağı çekilecektir. Maliyetlerini etkin yöneten, verimliliğe ve teknolojiye yatırım yapan işletmelerimiz fiyat dalgalanmalarından en az hasarla çıkacak ve karlılık tablosundaki güçlü yerlerini koruyacaktır."

Kaynak: Anadolu Ajansı - AA