Yeni merkez üssü Bursa olacak
Oyak-Renault, Bursa’daki fabrikasında Clio, Duster ve Boreal’ın ardından Dacia için de Striker üretimine başladı. Dacia Küresel Satış, Pazarlama ve Operasyonlardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Frank Marotte, “İlk kez Türkiye’de yerel üretim yapan bir marka konumuna geliyoruz. Türkiye, Striker’ın merkez üssü olacak” dedi.
Türkiye, otomotivde küresel bir üretim gücü olma yolunda ilerliyor. Mevcut yatırımlarına yenilerini ekleyen üreticiler, son dönemde peş peşe yeni modelleri bantlardan indirdi. Yeni yatırım kararları yavaşlasa da mevcut fabrikalar üretimlerini sürdürmeye devam ediyor. Oyak Renault da 2023 yılında açıkladığı 400 milyon euroluk yatırım hamlesinin son halkasını devreye aldı. İlk kez bir Dacia modelini Türkiye’de üretmeye hazırlanan tesis, yılsonu itibarıyla Striker modelini Bursa’daki bantlardan indirecek. C segmentinde konumlanacak model, yaklaşık yüzde 40 yerlilik oranına sahip olacak ve ÖTV muafiyeti kapsamında da satın alınabilecek. Aracın dünya ön gösterimi İtalya’nın Milano kentinde gerçekleştirildi. Burada DÜNYA’ya konuşan Dacia Küresel Satış, Pazarlama ve Operasyonlardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Frank Marotte, Bursa fabrikasının Dacia açısından önemine dikkat çekerek, tesisin Fas ve Romanya’nın ardından markanın üçüncü önemli üretim merkezi olacağını söyledi. Striker ile birlikte Türkiye’nin Dacia açısından taşıdığı stratejik önemin yeni bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Marotte, “İlk kez Türkiye’de yerel üretim yapan bir marka konumuna geliyoruz. Renault yıllardır bu avantajı kullandı. Biz de artık Dacia’yı Türkiye’de referans markalardan biri haline getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Türkiye en büyük pazar olabilir”
Frank Marotte, satış hedeflerine ilişkin rakam paylaşmazken, Striker’ın küresel yolculuğunda Türkiye’nin belirleyici rol üstleneceğini dile getirdi. “Temel olarak Türkiye, Striker satışlarının merkez üssü olmalı. Aracı burada üretiyoruz ve Türkiye’nin bizim için taşıdığı önemi çok iyi biliyoruz. Satış hacmi açısından kesin rakam vermiyoruz ancak ürün, fiyat konumlandırması ve Türk müşterisinin beklentileri dikkate alındığında Türkiye, modelin en büyük pazarı olabilir” diyen Marotte, Türkiye’deki yol koşulları, sürüş alışkanlıkları ve kullanıcı beklentilerinin Striker’ın karakteriyle büyük ölçüde örtüştüğünü söyledi.
Yerli üretimle pazar payını yüzde 40 artırmayı hedefliyor
Striker’ın klasik segment tanımlarının dışında konumlandırıldığını belirten Marotte, modelin sedan, station wagon ve SUV’un güçlü yönlerini tek otomobilde bir araya getirdiğini söyledi. Şirket, bu yeni ürün konumlandırmasıyla ulaşabileceği pazar hacmini yaklaşık yüzde 40 artırmayı hedefliyor. Striker ile birlikte Dacia’nın Türkiye’de ilk kez güçlü şekilde C segmentine giriş yapacağını belirten Marotte, bu segmentte müşteri beklentilerinin B segmentinden farklı olduğuna dikkat çekti. Marotte, Striker sayesinde Dacia’nın daha yüksek satın alma gücüne sahip yeni bir müşteri kitlesine ulaşmayı hedeflediğini ifade etti. Yeni modelin dört tekerlekten çekişli versiyonunun da ürün gamında yer alacağını söyleyen Marotte, küresel satışların yaklaşık yüzde 20’sinin 4x4 versiyonlardan oluşmasını beklediklerini açıkladı.
Türkiye Avrupa’nın ilk 5 pazarı arasına girecek
Fiyatlandırmaya ilişkin ayrıntıları henüz paylaşmadıklarını belirten Marotte, giriş seviyesi ile en üst donanım seviyesi arasında yaklaşık 5 bin ila 6 bin euro fiyat farkı bulunacağını söyledi. Marotte, “Oldukça geleneksel bir fiyatlandırma yapımız olacak. Ayrıntıları lansmana yakın dönemde açıklayacağız” dedi. Striker’ın Dacia’nın Türkiye operasyonunda yeni bir dönemin başlangıcı olacağını ifade eden Marotte, Türkiye’nin Avrupa’da satış hacmi bakımından markanın ilk beş pazarı arasına girebileceğini söyledi. Bursa’nın ise Fas ve Romanya’nın yanında Dacia’nın üçüncü önemli üretim merkezi haline geleceğini belirten Marotte, üretim planlarının odağında şu aşamada Striker’ın bulunduğunu kaydetti.
Tek fabrikada dört yerli model üretimi başladı
MAİS AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, konuyla ilgili açıklamasında, “Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımızla buluşturmak için hazırlanıyoruz. Dacia Striker, hem Dacia’nın Türkiye’de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet ise, “Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecek. Bu aynı zamanda Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan, yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı.
Üretim Avrupa’ya kaydı Spring’e Türkiye yolu açıldı
Dacia’nın büyüme stratejisinin yalnızca yeni segmentlerle sınırlı olmadığını belirten Marotte, elektrifikasyonun da markanın öncelikli başlıklarından biri olduğunu söyledi. 2030 yılına kadar dört tamamen elektrikli model sunmayı planladıklarını hatırlatan Marotte, Sandero Hybrid’in Avrupa’da satışa çıktığını, yeni nesil Spring’in ise Avrupa’da üretilecek olması sayesinde Türkiye için de önemli bir fırsat oluşturduğunu ifade etti. Yeni Spring’in Türkiye’ye gelişi için homologasyon çalışmalarının sürdüğünü aktaran Marotte, “Yerel koşulları tamamen karşılayabilirsek modeli gelecek yıl Türkiye’de satışa sunmayı değerlendiriyoruz” dedi.