Yüksek faiz sahiplik anlayışını değiştiriyor

Yüksek faiz, finansmana erişim maliyetleri ve otomotiv sektöründeki dönüşüm şirketleri yeniden operasyonel araç kiralamaya yöneltiyor. TOKKDER Başkanı Özarslan Tangün, Türkiye'nin sahiplikten kullanım ekonomisine geçiş sürecine girdiğini belirtirken, sektörün önündeki en büyük riskin ise artık finansman değil ikinci el araç değerleri olduğunu söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Yüksek faiz sahiplik anlayışını değiştiriyor

Türkiye otomotiv sektörü son yıllarda pandemi, tedarik krizi, yüksek enflasyon ve faiz artışlarının etkisiyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini ya­şadı. Bu süreçte şirketler için araç satın almak uzun süre avantajlı bir yatırım olarak görüldü. Fakat eko­nomik dengelerde yaşanan değişim tabloyu tersine çevirdi. Bugün şir­ketler, sermayelerini araç satın al­mak yerine ana faaliyet alanlarında değerlendirmeyi tercih ediyor. Bu değişim operasyonel araç kiralama sektörünü yeniden büyüme rotası­na taşıyor.

2026’da 200 milyar liraya ulaşacak

TOKKDER verilerine göre sektör yılın ilk altı ayında 96 bin 519 yeni araç yatırımı gerçekleştirdi. Yakla­şık 406 bin araçlık filoya ulaşan sek­tör aynı dönemde yaklaşık 90 milyar liralık vergi ödedi. Geçen yılın tamamında sektörün ödediği toplam vergi ise 129 milyar lira seviyesindeydi. TOKKDER Başkanı Özarslan Tangün, “Bu yıl tahminle­rimiz 200 milyar lirayı bulması” de­di. Türkiye'nin asıl büyüme potan­siyelinin filo büyüklüğünde değil, ki­ralama penetrasyonunda yattığını söyleyen Tangün, bugün Türkiye'de ticari araç parkının yalnızca yakla­şık yüzde 10'u operasyonel kirala­ma modeliyle yönetildiğini ifade et­ti. Avrupa'da bu oranın yüzde 50'nin üzerine çıktığını anlatan Tangün, bazı pazarlarda bunun yüzde 60-80 seviyelerine çıktığını belirtti. Ope­rasyonel kiralama sektörünün he­nüz gelişme aşamasında olduğunu anlatan Tangün, “Şirketlerin satın alma yerine kiralamayı tercih et­meye başlaması halinde sektörün önünde uzun yıllara yayılabilecek önemli bir büyüme alanı var. Sek­tör artık yalnızca araç kiralamıyor. Türkiye'nin mobilite anlayışındaki dönüşüme öncülük ediyor” diye ko­nuştu.

Sahiplik anlayışından kullanım ekonomisine

Özarslan Tangün, otomobilin ar­tık tek başına satın alınan bir ürün olmaktan çıktığını ifade etti. Tan­gün, “Araç paylaşımı, abonelik mo­delleri, uzun dönem kiralama, bağ­lantılı araçlar ve yapay zekâ destekli filo yönetimi aynı mobilite ekosiste­minin parçaları haline geliyor. Yak­laşık 10 trilyon dolarlık küresel mobilite ekosisteminde Türki­ye'nin daha güçlü bir oyuncu olabilmesi için sahiplik anlayışından kullanım ekonomisine geçme­si gerekiyor” dedi.

Kiralamada yetki belgesi zorunlu oluyor

Operasyonel araç kiralama sektörünün uzun süredir beklediği "Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik" için geri sayım başladı. TOKKDER Başkanı Özarslan Tangün, Ticaret Bakanlığı ile yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirterek, yönetmeliğin yıl sonuna kadar yürürlüğe girmesini beklediklerini söyledi. Tangün, yönetmeliğin yalnızca sektörü düzenleyen teknik bir metin olmayacağını, aynı zamanda tüketici güvenini artıracak ve kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendirecek önemli bir reform niteliği taşıdığını ifade etti. Hazırlanan düzenlemeyle birlikte günlük araç kiralama faaliyetinde bulunacak işletmeler için mesleki yeterlilik ve yetki belgesi zorunlu hale gelecek. Böylece sektöre girişte belirli standartlar aranacak. Tangün, bugün günlük araç kiralama tarafında yeterli düzenleme bulunmadığını belirterek, “Bugün isteyen istediği gibi araç kiralama şirketi kurabiliyor. Yeni düzenleme ile hem sektör standartları yükselecek hem de tüketici mağduriyetleri azalacak” dedi. Yeni yönetmelik yalnızca araç kiralama şirketlerini değil, kiralama hizmeti sunan çevrim içi platformları da kapsayacak. Tangün, özellikle internet üzerinden faaliyet gösteren platformlara yönelik düzenlemelerin önemine dikkat çekerek, müşterilerin doğru bilgilendirilmesi ve platformların sorumluluklarının artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Sektöre giriş için araç sayısına ilişkin asgari şart getirileceğini belirten Tangün, bu sınırın küçük girişimcileri sistem dışına itecek seviyede olmayacağını vurgulayarak, “Beş ya da on araçlık işletmeler arasında işini yıllardır doğru yapan çok sayıda firma var. Amacımız küçük işletmeleri elemek değil, gerekli mesleki yeterliliğe sahip olmayan ve sektöre zarar veren yapıları ayıklamak” ifadelerini kullandı.

Yakıt fiyatı arttı elektrikliye talep patladı

Orta Doğu’daki savaşa değinen Türkay Oktay, “İran – Amerika- İsrail Savaşı'ndan sonra özellikle işte hepimiz yaşıyoruz. Yakıt fiyatlarındaki bu dalgalanma ve anormal artış elektrikli araçlara olan ilgiyi daha da artırdı. Bu çok net. Türkiye'de elektrik ucuz. Türkiye'de elektrikli araçlar da ucuz. Avrupa'yla olan tek farkımız Türkiye'de sadece aracı alırken bir teşvik var şu anda. O da ÖTV'si düşük araçların. Avrupa'da buna ilave olarak özellikle işte ülkeden ülkeye değişmekle beraber eğer şirket olarak elektrikli araç tercih ediyorsanız bir takım ilave teşvikler alabiliyorsunuz. O yüzden de Türkiye bu sene elektrikli araç çok fazla bulamıyor. Çünkü Avrupa ürettiğini zaten ancak kendi iç pazarlarında satabiliyor. Avrupa'daki oranlar ortalama şu andaki yeni siparişlerin -şirketler açısından söylüyorum-yüzde 40-50’si elektrikli araç. Türkiye'de yüzde 3-4’lerdeyiz. Tempomuz yavaş ama Özarslan'a katılıyorum. Bu dönüşüm kaçınılmaz. Türkiye'de de şirketlerde çok net bir şekilde bu elektrikli araçlara parklarını döndürecekler belli bir tempoda” dedi.

KOBİ’ler öz malları satıp kiralamaya döndü

2018 sonrasında yüksek enflasyon ve sonrasında pandemiyle birlikte otomobiller yatırım aracına dönüşmüştü. Özellikle KOBİ'ler araç satın almayı daha avantajlı görüyordu. Ancak finansmana erişimin zorlaşması ve sermayenin daha değerli hale gelmesiyle birlikte şirketler yeniden kiralama modeline dönmeye başladı. TOKKDER Yönetim Kurulu Üyesi Önder Erdem, özellikle 2026'nın ikinci çeyreğinden itibaren birçok şirketin öz mal araçlarını satarak operasyonel kiralamaya yöneldiğini söyledi. Bu eğilim, araç sahipliği yerine kullanım hakkının satın alınmasının yeniden ön plana çıktığına dikkat çekti.

Yüksek faiz sahiplik anlayışını değiştiriyor - Resim : 1

Artık en büyük risk ikinci el değeri

Yüksek faiz hâlâ önemli bir maliyet unsuru. Operasyonel kiralama şirketlerinin bugün karşı karşıya olduğu en kritik konu da ikinci el araç fiyatlarının öngörülebilirliği. TOKKDER Başkan Yardımcısı Türkay Oktay, “Otomobil pazarındaki sıfır ve ikinci el artışları şu anda yaşadığımız diğer enflasyonun çok daha altında. Bu vergilerden bağımsız, vergi zaten bizim karar verdiğimiz ve bizim yönettiğimiz bir şey değil ama şunu da söyleyebiliriz; Otomobil piyasası vergileme yüzünden belli bir gruba sıkıştı. Hem sıfırda hem ikinci elde çok fazla işlem oluyor ama sıfır fiyatları da ikinci el fiyatları da bu sene ilk altı ayda, enflasyonun çok daha altında arttı. Bu bir gerçek. Bu nedenle birçok şirket artık ikinci el fiyatlama komitelerini ayda bir yerine iki haftada bir topluyor” dedi.

Elektrikli araçta pil teknolojisi değişiyor menziller uzuyor

Elektrikli araç teknolojilerindeki hızlı değişim, Çinli üreticilerin agresif fiyat politikaları ve otomotiv pazarındaki dalgalanmalar bu hesaplamaları geçmiş yıllara göre çok daha zor hale getiriyor. Konu hakkında konuşan Özarslan Tangün, “Dönüşüm başladı. Tabii ki burada Çin'in inanılmaz bir pozisyonu var. Yani yüzde 80 pil ekosistemine hâkim, kontrol ediyor. Bu çok şeyi etkiliyor; Maliyeti etkiliyor, Avrupalıları etkiliyor. Bizim açımızdan ve tüketici açısından çok kritik bir konu var; pil teknolojisi de çok hızlı değişiyor. Tabii bu teknolojinin değişimi kolay bir şey değil. 800 kilometre menziller var, şarj süreleri ciddi kısaldı ama eğer önümüzdeki dönemde iki senelik, üç senelik dönemde 1000-1200 kilometre menzillerden bahsedeceğiz. Tabii bunun olması demek 300-400-500 kilometre menzili olan araçların ikinci el değerlerinde de ciddi azalma demek. O yüzden bir geçiş dönemindeyiz” ifadelerini kullandı.