SEDDK Başkanı Menteş, yetkisiz aracılık yapanları uyardı: Ağır tedbirlerle müdahale edeceğiz
5. Uluslararası Sigorta Zirvesi’nde konuşan SEDDK Başkanı Davut Menteş, yetkisiz aracılık yapanlara karşı ağır tedbirler alacaklarını söyledi. Menteş, “Kanun tanımazlar sektörden temizlenene kadar mücadelemiz tüm yönleriyle devam edecek” dedi. TSB Başkanı Ahmet Yaşar ise sigorta ve emeklilik fonlarının ekonomiye 3,6 trilyon lira katkı sağladığını belirtti.
Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com
Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Sigorta Haftası kapsamında düzenlediği 5. Uluslararası Sigorta Zirvesi, 8 Ekim’de İstanbul Finans Merkezi Ziraat Bankası Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. “Riskten Dayanıklılığa: COP31 Yolunda Sigorta” temasıyla düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, zorunlu ve bağlantılı sigortalardaki istismarlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sektörün mali görünümünü ve düzenleme gündemini değerlendiren Menteş, yetkisiz aracılığa imkân sağlayan yapılara yıl bitmeden ağır tedbirlerle müdahale edeceklerini açıkladı. Menteş, “Kanun tanımazlar, sektörden temizlenene kadar mücadelemiz tüm yönleriyle devam edecek” dedi.
“Çok yakında yanı başınızdayız”
Menteş, yetkisiz aracılık, sistemlere yetkisiz erişim ve kişisel verilerin kötü niyetli biçimde depolanması veya işlenmesine karşı çalışmalar yürüttüklerini kaydederek, “‘Organizasyon acentesiyim’ diyen, ‘çok şubeli acentelik yapıyorum’ diyen, göstermelik 10 tane şube açıp 2 bin tane şubeyle işlem gerçekleştirenlere sesleniyorum: Çok yakında yanı başınızdayız. Yıl bitmeden çok ağır tedbirlerle faaliyeti durdurmaya varan tedbirlerle müdahale edeceğiz. Şu anda açık bir denetim faaliyetimiz var. ‘Neden müdahale etmiyorsunuz?’ demeyin, sonuçlarını bekleyin” dedi.
Sermaye piyasasında yaşananlarla ilgili değil
Son iki haftada birkaç sigorta şirketine uygulanan tedbirlerin, denetim ve gözetim sırasında tespit edilen mevzuata aykırı işlemlere dayandığını söyleyen Menteş, “Bu tedbirlerin son yaşanan gelişmelerle yakından veya uzaktan ilgisi bulunmamaktadır. Aykırılıklara mevzuatta öngörülen karşılık doğrultusunda ve ölçülü biçimde müdahale ettik. Tedbirler geçici niteliktedir. Geçiciliğin ölçüsü ise aykırılığın giderilmesidir” diye konuştu. Finansal yatırımlara ilişkin şubat ayında tamamlanan yaygın denetimleri eş zamanlı sıkılaştırma tedbirleriyle desteklediklerini bildiren Menteş, varlıkların hangi araçlara, hangi oran, süre, risk düzeyi ve getiri beklentisiyle yönlendirildiğini günlük izlediklerini, son iki haftada tüm sektörü üç kez taradıklarını dile getirdi.
Alo 193’e günde 300 başvuru
Davut Menteş, hasar süreçlerine müdahil olan yasa dışı yapılarla mücadelede olumlu sonuçlar almaya başladıklarını belirterek, son günlük başvuru sayılarının 1.600–1.800 düzeyinde olduğunu, önceki yılın aynı günleriyle ve temmuz-ağustos aylarındaki aynı günlerle karşılaştırıldığında yüzde 50’ye yakın azalma bulunduğunu kaydetti. 1 Eylül’de devreye alınan Ortak Hasar İhbar Merkezi Alo 193’ün günlük yaklaşık 300 başvuru ve 30 şikâyet aldığını açıklayan Menteş, sayıların beklentilerinin üzerinde olduğunu söyledi.
Yılsonu prim beklentisi 1,7 trilyon lira
Sigorta ve özel emeklilik sektörünün 2026 sonunda aktif büyüklüğünün yüzde 41 artışla 5,5 trilyon liraya, prim üretiminin yüzde 38 artışla 1,7 trilyon liraya ulaşmasını beklediklerini aktaran Menteş, aktiflerin yaklaşık 4 trilyon lirasının likit pozisyonlardan oluşacağını dile getirdi. Menteş, BES büyüklüğünün yüzde 24 artışla 3 trilyon liraya ulaşacağını öngördüklerini ifade ederek, bazı branşlarda büyümenin yavaşlamasını 2025’teki fiyat düzeltmeleri ve baz etkisiyle açıklayarak sektörün adet bazında küçüldüğü yönündeki yorumları eleştirdi. Menteş, 9 ayda BES varlığının 2,56 trilyon liraya, tekil katılımcı sayısının 16 milyona yükseldiğini aktararak, yatırım araçlarındaki fiyat hareketlerinin fon toplamlarına yansıdığını, yılsonunda BES’teki büyüklüğün 3 trilyon lirayı aşmasını beklediklerini ifade etti. Son 12 iş gününü önceki 12 iş günüyle karşılaştırdıklarında katılımcı hareketleri ve parasal giriş-çıkışlarda olumlu değişim gördüklerini açıklayan Menteş, bunu sisteme duyulan güvenin göstergesi olarak değerlendirdi.
Yangın reasüransı ekim sonunda izlemeye alınacak
Menteş, yangın branşındaki çalışmanın bazı şirketlerin mücbir sebeplerle ek süre istemesi üzerine son kez ekim sonuna uzatıldığını bildirirken, bu tarihten itibaren tüm şirketlerin yangın reasürans korumalarının tutar ve nitelik açısından izleneceğini açıkladı. Asistans firmalarına ilişkin yönetmeliğin yürürlükte olduğunu dile getiren Menteş, geçiş dönemi sonunda tüm firmaların mali, teknik ve mesleki kriterler açısından SEDDK akreditasyonuna tabi olacağını belirtti.
Bütünleşik sigortaların hacmi 100 milyar liraya yaklaşacak
Bütünleşik sigortalardaki yasakların kaldırılmasına yönelik yönetmeliğin Resmî Gazete’ye gönderildiğini duyuran Menteş, yasakların kaldırılmasıyla özellikle e-ticaret ve perakende platformlarında hacmin 100 milyar liraya yaklaşmasını, poliçe adedinin 20 milyonu aşmasını beklediklerini belirtti. Katılım sigortacılığı yönetmeliği ile sermaye yeterliliği, varlık yeterliliği ve muallak tazminat karşılığına ilişkin revizyon paketinin de Resmî Gazete’ye gönderildiğini paylaşan Menteş, Zorunlu Afet Sigortası için 2024’te tamamlanan yasal düzenleme taslağının ilerlemesini beklediklerini ifade etti.
150 günlük ödeme süresine eleştiri
Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası’nın finans sistemine entegrasyonu için Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve yaklaşık 20 banka genel müdürüyle görüştüklerinden söz eden Menteş, “100 tane poliçe üretip 50 bin KOBİ’ye teminat sağlıyoruz” şeklindeki açıklamaları yanıltıcı bulduğunu ifade etti. Mevcut üründeki 150 günlük hasar ödeme süresini eleştiren Menteş, müşterisinin çeki karşılıksız kalan sigortalı KOBİ için korumanın daha hızlı devreye girmesini sağlayacak bir revizyon gerektiğini söyledi. Menteş, Otomatik Katılım Sistemi’ndeki seçenekleri gönüllü BES doğrultusunda zenginleştirecek paketi yakında sektörün görüşüne açacaklarını sözlerine ekledi.
Ekonomiye 3,6 trilyonluk katkı sağlandı
Bu yılın “Dört Element. Tek Güvence” mesajına gönderme yaparak söze başlayan TSB Başkanı Ahmet Yaşar, toprak, su, hava ve ateşin hayatın ve üretimin temel unsurları olduğunu; deprem, sel, fırtına, kuraklık ve yangın gibi riskleri de hatırlattığını söyledi. Yaşar, sektörün 2026’nın ilk sekiz ayında yaklaşık 972 milyar liralık prim üretimine ulaştığını ve sigorta ve emeklilik sektörünün ekonomiye sağladığı fonların 3,6 trilyon lira düzeyinde olduğunu belirtti. Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) fon büyüklüğünün 2,7 trilyon liraya yaklaştığını açıklayan Yaşar, bu birikimin vatandaşların geleceği ve Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf kapasitesi açısından önem taşıdığını kaydetti.
Tahkim başvuruları yüzde 17,36 azaldı
Yaşar, Eylül 2026’da Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuruların geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,36 azaldığını bildirerek, “Ekim ayının öncü göstergeleri de düşüşün hızlandığına işaret ediyor. Hasar prim oranlarının aylık gelişiminde önceki yıllara kıyasla yaklaşık üç-dört aylık bir öne gelme gözlemledik. Bu da hasar süreçlerinin hızlandığına ve vatandaşların tazminatlarına daha erken ulaşmaya başladığına işaret ediyor. Hedefimiz daha az hak arama değil; daha az uyuşmazlık, daha hızlı çözüm ve vatandaşımızın hakkına doğrudan ulaşabilmesidir” dedi.
“Dönüşüm için sigortalanabilir projeler gerekiyor”
İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, iklim değişikliğinin yatırımları, altyapıyı, ekonomik faaliyetleri ve finansal kararları doğrudan etkilediğini dile getirerek, COP31 sürecinde finansman, risk yönetimi ve sigortacılığın birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. “Düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş yalnızca sermayeyle değil; finanse edilebilir, sigortalanabilir ve hayata geçirilebilir projeler gerektiriyor” diyen Erdem, güvenilir bilgi ve etkili risk yönetiminin önemine dikkat çekti.
Kapsamı aşan yorumlar güveni zedeler
Son günlerde bazı şirketlerle ilgili yaşanan gelişmelere değinen Yaşar, SEDDK’nın resmî açıklamalarının süreçlerin kapsamını ortaya koyduğunu, kapsamı aşan yorumlarla başka şirketlere veya sektörün geneline ilişkin sonuçlar çıkarılmasının vatandaşların güvenine zarar vereceğinin altını çizdi.