Futbolun kuralını artık iklim krizi yazıyor
İklim krizi, milyarlarca dolarlık futbol endüstrisini tehdit ediyor. Climate Central’ın 2026 Dünya Kupası analizine göre, planlanan 104 maçın 97’sinde aşırı sıcaklar nedeniyle oyunun yavaşlaması ve performans düşüşü riski var. 28°C kritik eşiğini aşan sıcaklıklar, sadece sporcu sağlığını değil, futbolun küresel ekonomik değerini de riske atıyor.
Başak Nur GÖKÇAM
Küresel spor endüstrisi, yıllık 500 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğüyle dünya genelinde devasa bir ekosistemi temsil ediyor. Bu ekosistemin amiral gemisi olan futbol ise yayın hakları, sponsorluklar, bilet satışları ve turizm gelirleriyle küresel ekonominin en dinamik çarklarından biri konumunda.
Ancak insan kaynaklı iklim değişikliği ve fosil yakıt kullanımı, bu devasa ekonomik yapının sürdürülebilirliğini temelinden sarsıyor. Küresel sıcaklık artışının her yıl yeni rekorlar kırması, açık havada gerçekleştirilen spor organizasyonlarının finansal ve operasyonel risklerini katlarken, sporcu performansını da doğrudan aşağı çekiyor.
Bağımsız iklim araştırma kuruluşu Climate Central tarafından yapılan en son analiz, tehlikenin boyutunu net bir şekilde ortaya koydu. Araştırmacılar, futbolcuların fiziksel performansında kırılma ve düşüş eşiği olarak kabul edilen 28°C sıcaklığın aşılması olasılığını incelediler. Turnuva takvimindeki tüm maçların lokasyon ve tarih analizine dayanan çalışmaya göre, planlanan 104 maçın 97’sinde performans düşürücü aşırı sıcaklık koşullarının gerçekleşme olasılığı, iklim değişikliğinin olmadığı alternatif bir senaryoya kıyasla çok daha yüksek. Bu durum, turnuvanın neredeyse tamamının iklim baskısı altında oynanacağını gösteriyor.
Sponsorluk değeri de etkilenecek
Daha önce yapılan bilimsel araştırmalar, 28°C’nin üzerindeki sıcaklıkların sporcuların sprint sıklığını, sahada kat edilen toplam mesafeyi ve kasların toparlanma süresini ciddi oranda azalttığını kanıtlıyor. Dolayısıyla yüksek sıcaklıklar ve nem, yalnızca oyuncu güvenliğini tehlikeye atmakla kalmıyor; maçın temposunu, teknik direktörlerin taktiklerini ve genel oyun stilini de baltalıyor. Yavaşlayan bir oyun ise futbolun seyir zevkini düşürerek yayın gelirlerinden sponsorluk değerlerine kadar uzanan geniş bir ekonomik zinciri olumsuz etkileme riski taşıyor.
Analiz kapsamında, insan kaynaklı iklim değişikliğinin kirlettiği mevcut hava koşulları, endüstrileşme öncesi iklim senaryolarıyla karşılaştırıldı. Elde edilen bulgulara göre, maçların neredeyse yarısında (49 maç) performansı olumsuz etkileyecek sıcaklıkların yaşanma olasılığı yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor.
Bu müsabakaların 26’sında ise iklim krizi bu olasılığı en az 10 puan artırmış durumda. İklim dalgalanmalarının en dramatik şekilde hissedileceği müsabaka ise 26 Haziran’da Guadalajara’da Uruguay ile İspanya arasında oynanacak. Bu karşılaşmada performansı felç edecek sıcaklıkların yaşanma olasılığı yüzde 70 olarak hesaplanırken, bu ihtimalin iklim değişikliği olmasaydı 37 puan daha düşük olacağı vurgulanıyor.
“Riskler ciddiye alınmalı”
Saha içindeki bu alarm durumu, futbol paydaşları ve bilim insanları tarafından da endişeyle takip ediliyor. Geçtiğimiz günlerde FIFA’ya gönderilen iklim acil durumu mektubunu imzalayan ve araştırmayı değerlendiren Norveç Milli Takımı Oyuncusu Morten Thorsby, “Bu analiz, artan sıcaklıkların sadece oyuncu ve taraftarlar için ciddi sağlık riski oluşturmakla kalmadığını, aynı zamanda oyunun kalitesini de etkilemeye başladığını açıkça ortaya koyuyor. Bu riskleri ciddiye almalı ve hem sahadaki oyuncular hem de dünyanın dört bir yanından maçı izleyenler için sevdiğimiz oyunun korunmasını sağlamalıyız” dedi.
Sıcaklık şoku yaşanabilir
Portsmouth Üniversitesi Aşırı Ortamlar Laboratuvarı’ndan Profesör Mike Tipton da fiziksel risklerin altını çizerek, “Yoğunluğun azaldığını, daha az sprint yapıldığını ve potansiyel olarak daha az pozisyon yaratıldığını görüyoruz. Sıcaklıklar daha da yükseldikçe riskler de artar. Uzun süreli maruziyet ve dehidrasyon - özellikle oyuncuların kendi sınırlarını zorlayacakları önemli maçlarda - sıcak çarpmasına, hatta sıcaklık şokuna yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Güvenlik sınırları bu yıl tamamen aşılacak
Climate Central’ın turnuva öncesinde yayınladığı geçmişe dönük stadyum analizleri, krizin dönemsel değil kalıcı olduğunu gösteriyor. Maçların oynanacağı stadyumların neredeyse tamamında, 1970’li yıllara kıyasla aşırı sıcak gün sayısında radikal bir artış kaydedildi. Dünya Hava Olayları İlişkilendirme Girişimi (WWA) tarafından yayınlanan bir diğer destekleyici çalışma ise yüksek nem ve ekstrem sıcaklık kombinasyonunun, bu seneki şampiyonada bazı maçlarda uluslararası güvenli sağlık sınırlarını tamamen aşacağı uyarısında bulunuyor.
Rekabetin geleceği fosil yakıt kısıtlamasına bağlı
Elit bir orta saha oyuncusunun bir maçta ortalama 10 kilometre üzerinde mesafe kat ettiğini hatırlatan uzmanlar, bu eforun ani hızlanmalar ve yön değiştirmeler içeren yüksek yoğunluklu bir yapıda olduğunu belirtiyor. Climate Central meteoroloğu Shel Winkely fosil yakıt kullanımı durdurulmazsa eski Dünya Kupası atmosferlerinin tarih olacağı uyarısını yaparak, “Sıcak dalgaları, öngörülemez hava koşulları ve değişen mevsimler, sevdiğimiz oyunların kurallarını yeniden yazıyor. Fosil yakıt kullanmaya son vermezsek, rekabetin geleceği kimin en iyi oynadığına değil, kimin sıcağa daha fazla dayanabileceğine bağlı olacak" dedi.