İhracatın lokomotifine GEKAP freni

Beyaz eşya sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğu, genel enflasyonun katbekat üzerinde seyreden geri kazanım payları ve küresel daralma ile test ediliyor. 2020’den bu yana yüzde 1666’yı bulan maliyet artışları ve son 3 yılda ihracatta yaşanan %21,7’lik kayıp, beyaz eşya üreticilerini yeni bir stratejik yol ayrımına getirdi. Çevresel hedeflerle endüstriyel gerçeklik arasında adil bir denge kurulması, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü korumak adına kritik önem taşıyor.

İhracatın lokomotifine GEKAP freni

Başak Nur GÖKÇAM
basaknur.gokcam@dunya.com

Küresel ticaretin rotası yeşil dönüşüme kırılırken, Türk sanayisinin lokomotif sektörlerinden beyaz eşya, hem küresel talep daralması hem de yerel maliyet kalemlerinin baskısı altında zorlu bir sınav veriyor. Özellikle Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) uygulaması, son yıllarda genel fiyat endekslerinin çok üzerinde seyreden artış oranlarıyla sektörün finansal planlamalarını doğrudan etkilemeye başladı. Aralık 2025 verilerine göre, 2020 yılıyla kıyaslandığında GEKAP birim tutarlarında yüzde 1550 ile yüzde 1666,7 arasında değişen dramatik yükselişler kaydedildi. Bu durum, üretim maliyetlerini yukarı çekerken, Türkiye’ye özgü maliyet unsurlarının rakip üretim merkezlerinde bulunmaması ihracat pazarlarında rekabet avantajını zayıflatıyor.

Beyaz eşya sektörü, son beş yıldır ihracatta kesintisiz bir gerileme ile mücadele ediyor. Özellikle 2022–2025 döneminde, küresel talep daralması, artan üretim maliyetleri ve ithalattaki korumacı politikalar, üretimi ve ihracatı kıskaca almış durumda. TÜRKBESD verileri, bu süreçte ihracatta yüzde 21,7’lik bir erime yaşandığını belgelerken, 2025 yılında iç satışlarda görülen daralma sektörün kırılganlığını en üst seviyeye taşıdı. Enerji ve finansman giderlerindeki tırmanışa ek olarak, yerel bir maliyet kalemi olan GEKAP’ın rakip ülkelerdeki benzer uygulamalardan daha hızlı artması, Türkiye’yi fiyatlama dengesinde dezavantajlı bir konuma sürüklüyor.

Hem üretim hem finansal planlamalar etkileniyor

Sektörün içinde bulunduğu hassas dengeye ilişkin konuşan Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Şengül, “Talebin zayıfladığı bir dönemde maliyetlerdeki hızlı artış, firmaların hem üretim programları hem de finansal planlamaları üzerinde belirleyici olmaktadır. Geri kazanım katılım payı (GEKAP) birim fiyatlarında son yıllarda kaydedilen artış oranlarının, genel fiyat endekslerinin oldukça üzerinde seyrettiği görülmektedir. Küresel ölçekte rekabet koşullarının giderek sertleştiği mevcut konjonktürde; enerji, girdi ve finansman giderlerindeki hızlı yükseliş, üretim maliyetlerini önemli ölçüde yukarı çekmektedir” dedi.

Buna ek olarak, GEKAP uygulaması gibi Türkiye’ye özgü bazı maliyet unsurlarının rakip üretim merkezlerinde bulunmamasının, fiyatlama dengesini daha da zorlaştırdığının altını çizen Şengül, “Bu durum, beyaz eşya sektörü gibi fiyat rekabetinin yüksek olduğu ve marjların sınırlı kaldığı bir sektörde, ihracat fiyatlarının rekabetçi seviyelerde tutulmasını zorlaştırmaktadır” diye ekledi.

Acil revizyon ihtiyacı

Sektörün finansal dayanıklılığını zayıflatan bu süreçte, GEKAP sisteminin hesaplama metodolojisi en çok tartışılan konuların başında geliyor. Alper Şengül, mevcut sistemin ürünlerin ağırlığını esas almasının, teknik zorunluluklar nedeniyle ağır üretilen cihazlarda orantısız bir yük yarattığına dikkat çekerek, “Mevcut durumda GEKAP tutarlarının ürünlerin ağırlığı esas alınarak hesaplanması, bazı ürünlerde ağırlığı yapısal olarak artıran teknik tasarım unsurları ve malzeme kompozisyonu nedeniyle orantısız maliyet etkileri ortaya çıkarabilmektedir. Örneğin çamaşır makinelerinde ürünün stabil çalışması için kullanılan denge ağırlıkları (beton ağırlık) nedeniyle net ağırlık doğal olarak yüksek olmaktadır. Bu yapısal unsur, ürünün çevresel etkisinden bağımsız şekilde ağırlığı artırdığı için, yalnızca kilogram bazlı bir hesaplama metodolojisi GEKAP maliyetini görece yükseltebilmektedir. Sektör gerçekleri ve çevresel hedeflerle uyumu birlikte gözeten bir revizyon, sistemin hem daha adil hem de daha öngörülebilir işlemesine katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

İhracatın lokomotifine GEKAP freni - Resim : 1

Metodolojide ‘ağırlık’ çıkmazı

Mevcut GEKAP sistemi, ürünleri safi ağırlıkları üzerinden vergilendiriyor. Ancak beyaz eşya sektöründe, ürünün çevresel etkisinden tamamen bağımsız, sadece teknik stabiliteyi sağlamak amacıyla kullanılan (beton ağırlıklar gibi) bileşenler maliyeti suni olarak yükseltiyor. Sektör temsilcileri, plastik ambalaj gibi hafif ürünlerle beyaz eşya gibi ağır sanayi ürünlerinin aynı birim fiyat mantığına tabi tutulmasının ‘dengesiz maliyet dağılımı’ yarattığı görüşünde birleşiyor.

Küresel rekabette Türkiye farkı

Türkiye’deki GEKAP tutarları, her yıl ‘Yeniden Değerleme Oranı’ üzerinden güncellendiği için Avrupa ve diğer rakip üretim merkezlerindeki benzer çevresel maliyetlerden çok daha hızlı bir yükseliş grafiği çiziyor. Rakip ülkelerde bulunmayan bu yerel maliyet kalemi, özellikle 2022-2025 döneminde küresel korumacı politikalarla birleşince, Türk beyaz eşya sektörünün son 5 yıldır kesintisiz bir ihracat gerilemesi yaşamasına neden olan faktörlerden biri haline geldi.