Pasifik’te ısınan sular küresel piyasaları yakacak

Küresel iklim krizinin en dinamik kırılma noktalarından El Niño, Pasifik’ten yükselen dev sıcak su dalgalarıyla geri dönüyor. NASA ve ESA uydularının verileri milyarlarca dolarlık tarımsal üretimi, lojistik hatlarını ve küresel gıda güvenliğini tehdit eden bu okyanus hareketinin, yeşil ekonomi dengelerini kökten sarsacağını gösterdi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Pasifik’te ısınan sular küresel piyasaları yakacak

Başak Nur GÖKÇAM

Dünya ekonomisi, yeşil dö­nüşüm ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden yapıla­nırken, doğanın en büyük ik­lim döngülerinden biri olan El Niño, küresel piyasaları ve ekosistemleri sarsmaya ha­zırlanıyor. Tarihsel veriler, El Niño’nun tetiklediği aşırı ha­va olaylarının küresel gayri­safi yurtiçi hasılada (GSYİH) trilyonlarca dolarlık kayıpla­ra yol açtığını gösterdi.

Son bi­limsel modellemeler, okyanus yüzeyindeki milimetrik deği­şimlerin bile tarımdan ener­jiye, ulaştırmadan su kaynak­larına kadar dünya genelin­deki ekonomik faaliyetlerin yüzde 25’inden fazlasını doğ­rudan ya da dolaylı olarak et­kileyebileceğini ortaya koydu. Küresel ısınmanın endüstri­yel etkileriyle birleşen bu yeni dalga, yeşil ekonomik sürdü­rülebilirliği tehdit eden en bü­yük doğal risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Uzaydan gelen termal uyarı

NASA ve Avrupa uzay ajanslarının ortak uydusal iz­leme çalışmaları, Güney Ame­rika kıyılarına doğru ilerleyen devasa bir sıcak su kütlesini tescil etti. 2020 yılında yörün­geye fırlatılan ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından AB Copernicus Programı kapsa­mında işletilen Sentinel-6 Mi­chael Freilich uydusu, okya­nus yüzey yüksekliğini her 10 günde bir, inç kesirlerine va­ran ekstrem bir hassasiyetle ölçüyor. Elde edilen son radar altimetre verileri, yüzlerce ki­lometre genişliğindeki sıra dı­şı sıcak su kütlesinin Güney Amerika kıyı hatlarına ulaştı­ğını belgeledi. Suyun ısındıkça genleşme eğilimi göstermesi, deniz seviyelerindeki bölgesel yükselmelerin yüzey altında­ki termal enerjinin nerede yo­ğunlaştığını net bir şekilde de­şifre ediyor.

Kelvin dalgalarının ayak sesleri

Sürecin merkezinde, mete­orolojik ezberleri bozan ‘Kel­vin dalgaları’ yer aldı. Ekva­tor Pasifik’in en batısında, doğudan batıya esen gelenek­sel alizelerin (doğu rüzgârla­rı) kısa süreliğine yön değiş­tirerek batı rüzgârlarına dö­nüşmesiyle tetiklenen bu dev okyanus dalgaları, batı Pasi­fik’teki tropikal sıcak suların ısınarak doğuya doğru akma­sına zemin hazırlıyor. Hafta­larca süren bu okyanus yolcu­luğu, Kolombiya, Ekvador ve Peru kıyılarında devasa bir sı­cak su birikimiyle sonuçlanı­yor. Ocak ayında Mikronezya yakınlarında küçük bir hare­ketlenmeyle başlayan, şubat ayında sönümlenen ancak mart ayından itibaren stabil bir rota çizerek doğuya iler­leyen bu yeni dalga, mayıs ayı ortalarında Güney Amerika hattını tamamen kuşatmış du­rumda.

“Arayı kapatmaya başlıyor”

Konuyla ilgili açıklamada bulunan NASA’nın Güney Ka­liforniya’da konumlanan Jet İtki Laboratuvarı’nda (JPL) görev yapan deniz seviyesi araştırmacısı ve Sentinel-6 Michael Freilich projesinin baş bilim insanı Josh Willis, “Bu yılki olay 2015 ve 1997’de­ki büyük El Niño’lardan biraz daha geç başlamış olsa da, ara­yı kapatmaya başlıyor. Ne ka­dar büyük olacağını hep bir­likte göreceğiz” dedi. Willis’in işaret ettiği 1997 ve 2015 yılla­rı, küresel emtia piyasaların­da milyarlarca dolarlık spekü­lasyonlara, gıda enflasyonuna ve arz zinciri kırılmalarına yol açan en yıkıcı iklim dönemleri olarak kayıtlara geçmişti.

Tarımdan lojistiğe sürdürülebilirlik riski

El Niño’nun küresel sürdü­rülebilirlik üzerindeki etki­leri doğrusal değil; asimetrik bir dağılım sergiliyor. Dünya­nın belirli tarım havzaları alı­şılmadık derecede kuraklık ve yangın riskleriyle yüzleşirken, diğer bölgeler ekstrem yağış­lar ve sel felaketleriyle müca­dele ediyor. Bu durum, sürdü­rülebilir tarım uygulamala­rını, su kıtlığı yönetimini ve yeşil lojistik ağlarını doğrudan felce uğratıyor. Özellikle kah­ve, kakao, şeker ve tahıl gibi stratejik emtiaların üretildiği ekvatoral kuşakta yaşanacak bir rekolte krizi, yeşil ekono­minin en hassas karnı olan kü­resel gıda güvencesini sarsma potansiyeline sahip. Milyon­larca üreticinin geçim kayna­ğı ve eko-sistem dengesi, ok­yanustaki bu termal salınımın büyüklüğüne bağlı. Küresel ik­lim adaptasyonu politikasının bu süreci yakından izlemesi gerekiyor.

Tarımsal üretimde % 5’e kadar düşüşler yaşanıyor

 El Niño dönemlerinde küresel tarımsal üretim endekslerinde ortalama yüzde 3 ile yüzde 5 arasında düşüşler yaşanmaktadır. Kuraklık ve sel felaketleri, özellikle gübre ve su kaynaklarının etkin kullanımını engelleyerek sürdürülebilir tarım maliyetlerini yüzde 18 oranında artırmaktadır. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde gıda güvencesini tehlikeye atarken, yeşil ekonomi finansmanının iklim adaptasyon fonlarına kaydırılmasını zorunlu kılıyor.

Radar altımetresi ve Sentinel-6 teknolojisi

 Sentinel-6 Michael Freilich uydusu, okyanus topografyasını milimetrik düzeyde izlemek için gelişmiş radar altimetresi kullanır. Okyanus yüzeyine gönderilen radyo sinyallerinin geri dönüş süresini ölçen bu teknoloji, küresel deniz seviyesi değişimlerini yüzde 95’in üzerinde bir doğruluk payı ile haritalandırır. Isınan su genleştiği için, deniz seviyesindeki bölgesel yükseltiler doğrudan yüzey altındaki gizli ısı depolarını ve dolayısıyla El Niño’nun yoğunluğunu gösterir.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL