Türkiye enerjide yeni çağın kapısını aralıyor

Küresel enerji piyasalarında ve yeşil dönüşümde elektrifikasyon odağı her geçen gün güçleniyor. Türkiye’nin yıllık 70-80 milyar dolarlık enerji ithalat faturasını azaltması ve karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşması için 2040 vizyonunun temeline elektrifikasyon yerleştiriliyor. Dünyada da yüzde 23-24 olan elektrik kullanım oranının 2035’te yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Türkiye enerjide yeni çağın kapısını aralıyor

Türkiye’nin elektrifi­kasyon dönüşümü Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu hafta­sı kapsamında New York’ta­ki BM Genel Merkezi’nde dü­zenlenen ‘Uluslararası Enerji Ajansı Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu’ başlık­lı toplantıda masaya yatırıl­dı.

Toplantıda konuşan Çev­re, Şehircilik ve İklim Deği­şikliği Bakanı Murat Kurum, “COP31 Başkanlığı olarak elektrifikasyonu eylem gün­demimizin temel uygulama alanlarından biri olarak gö­rüyoruz. 2035’e kadar elekt­riğin küresel nihai enerji tü­ketimindeki payını yüzde 35’e çıkarma hedefi bize ortak bir yön gösteriyor” değerlendir­mesinde bulundu.

Bu hedef için daha fazla te­miz elektriğin yanı sıra güç­lü şebekelere, depolama ka­pasitesine ve esnek sistemle­re ihtiyaç olduğunu aktaran Kurum, “Ulaşım, sanayi ve binalarda elektrifikasyonu hızlandıracak yatırımlara ih­tiyacımız var. Enerjiye erişi­mi genişletme ve gelişmekte olan ülkelerin artan kalkın­ma ihtiyaçlarını karşılama konuları da bu çabanın ayrıl­maz parçasıdır” dedi.

Ülkelerin finansman im­kanları ve altyapı kapasitele­rinin farklı olduğuna dikkat çeken Kurum, ortak hedefle­ri korurken her ülkenin kendi koşullarına uygun yollar ge­liştirebileceği bir uygulama zemininin kurulması gerek­tiğini belirtti.

“Bunları sahada karşılık bulan bir bütüne dönüştürmeliyiz”

COP31 Elektrifikasyon Ta­ahhüdü’nün 2035 hedefi et­rafında siyasi iradeyi güç­lendirdiğine vurgu yaparak ülkeleri politika ve yatırımla­rını hızlandırmaya çağırdığı­nı dile getiren Kurum, COP31 Başkanlığı ile IEA arasındaki stratejik ortaklık kapsamın­da hazırlanan Elektrifikasyon Özel Raporu’nun yayımlan­masını da memnuniyetle kar­şıladıkları söyledi.

Kurum, Antalya’da yapıla­cak COP31 öncesi ellerinde 2035’te yüzde 35 hedefi, Elekt­rifikasyon Taahhüdü, Küre­sel Elektrifikasyon Girişimi ve IEA Elektrifikasyon Özel Raporu olduğunu belirterek, “Şimdi bunları sahada karşı­lık bulan bir bütüne dönüştür­meliyiz. Şebeke ve depolama yatırımlarını hızlandırmalı, finansmanı uygulanabilir pro­jelere yönlendirmeli ve geliş­mekte olan ülkelerin erişimini güçlendirmeliyiz” ifadelerin­de bulundu.

Kurum şöyle devam etti: “Buradan çıkan en önemli so­nuçlardan biri şudur. Küresel hedeflerle ülkelerin uygula­ma kapasitesi arasındaki me­safeyi azaltmamız gerekiyor. Bunun için bugün paylaşılan deneyimleri ve önerileri bu­rada bırakmayacağız. Bunla­rı COP31’e giden çalışmaları­mıza taşıyacak, somut proje ve iş birliklerine dönüşebilecek alanları ortaklarımızla birlik­te değerlendireceğiz.”

“COP31 kritik bir dönemde gerçekleşiyor”

Toplantıda konuşan Ulus­lararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol da Türkiye’nin Antalya kentin­de düzenlenecek COP31 için stratejik bir ortak olduğunun altını çizerek, Cumhurbaşka­nı Erdoğan ve Avustralya Baş­bakanı Anthony Albanese’ye, IEA’dan elektriğin payının bugün yüzde 23 seviyesinden 2035’te yüzde 35’e nasıl çıka­rılabileceğine dair bir rapor talep ettikleri için “minnet­tarlık duyduğunu” dile getirdi.

Birol, “Bu iki hükümetin ta­lebi üzerine hazırladığımız analizler, elektrifikasyonun enerji güvenliği, ekonomi ve emisyonların azaltılması açı­sından faydalı olacağını gös­teriyor. Bu ülkelerin yapacağı tercihler, gelecekteki emisyon seyri üzerinde önemli etkile­re sahip olabilir. Bu bağlam­da COP31 kritik bir dönemde gerçekleşiyor, çünkü enerji güvenliği hedefleri ile temiz enerji hedeflerinin birbiriyle büyük ölçüde örtüştüğünü gö­rüyorum. Geçmişte bu hedef­lerin birbiriyle bu denli uyum­lu olduğunu hiç görmemiş­tim” ifadelerinde bulundu.

“Türk ekonomisini elektriklendireceğiz”

Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığının temel sorunlardan biri olduğuna dikkat çeken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Ülke her yıl enerji ithalatına yaklaşık 70-80 milyar dolar ödüyor. Bu bağımlılığın azaltılması Türkiye’nin enerji politikalarının temel hedeflerinden biridir. Türkiye’nin 2040’a yönelik hazırladığı enerji vizyonunun temelinde elektrifikasyon yer alacak. Yani Türkiye’yi elektriklendireceğiz. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar Türk ekonomisini elektriklendireceğiz, ülkeyi elektriklendireceğiz” diye konuştu.

Dünyadaki her 100 santralin 70’i yenilenebilir kaynak

Dünya genelinde yeni kurulan her 100 elektrik santralinin yaklaşık 70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Öte yandan teknolojik dönüşümün merkezinde yer alan orta ölçekli tek bir veri merkezinin elektrik tüketim ihtiyacı, 100 bin haneli tam bir şehrin tüketimine denk geliyor.

“Enerji güvenliği koşulları giderek zorlaşıyor”

Öte yandan Türkiye’nin elektrifikasyon dönüşümü, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 19’uncu Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı’nda da konuşuldu. Toplantıda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dünyada ve özellikle bölgede enerji güvenliği açısından koşulların giderek zorlaştığını ifade etti. Bakan Bayraktar, “Türkiye’de enerji talebi sürekli artıyor, bu durum ülkenin büyüyen ve yatırım yapılabilir bir pazar olduğunu gösteriyor. Enerji talebindeki artış nüfus, şehirleşme, ekonomik büyüme ve sanayileşme gibi geleneksel faktörlerin yanı sıra yapay zekâ odaklı veri merkezleri, elektrikli mobilite, soğutma ve gelecekte su arıtma ve tuzdan arındırma tesisleri gibi yeni faktörlerden kaynaklanıyor” dedi.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL