Yeşil finansmanda 3,5 trilyon TL hedefi

 Bankacılık sektörü sürdürülebilirlik ekseninde dönüşürken, finansman tercihleri de bu yönde şekilleniyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, kredilerde sürdürülebilir yatırımların hızla öne çıktığını belirtirken, bu dönüşümün bir yansıması olarak 2029’a kadar 3,5 trilyon TL’lik finansman hedefi koyduklarını söyledi.

Yeşil finansmanda 3,5 trilyon TL hedefi

Başak Nur GÖKÇAM

Dünya ekonomisi, ham­madde krizlerinden enerji darboğazlarına kadar pek çok zorlukla müca­dele ederken, finans dünyası bu türbülansın ortasında rota­sını ‘dijital sürdürülebilirlik’ olarak belirliyor. Küresel piya­salarda ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterleri artık bir tercih değil, varoluşsal bir zorunluluk haline gelmiş du­rumda. Türkiye özelinde baktı­ğımızda, sektörün devlerinin 2025 yı­lı performansla­rı, sadece kârlılık oranlarıyla değil, operasyonel mo­dellerini ne kadar hafiflettikleriyle ölçülüyor.

Yaşanan dönü­şüm tablosun­da bankanın sürdürülebilir­lik odağındaki büyümesini değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ce­mal Onaran, “Ocak sonu itiba­rıyla 1 trilyon TL eşiğini aştık. 2029 yılına kadar da 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman hedefliyoruz. Bu alan bizim için bir rekabet konusu değil. Önemli olan dünyanın ve Tür­kiye’nin kazanması” dedi.

Bankanın hem bilanço büyü­mesini hem de sürdürülebilir finansman stratejilerini den­geli bir şekilde yürüttüğünün altını çizen Onaran, “Sektör ortalamasının üzerinde büyü­me kaydettik. Bu performan­sın arkasında güçlü organizas­yon yapısı ve disiplinli bilanço yönetimimiz var. Kredi büyü­mesine yönelik regülasyon sı­nırlarını sonuna kadar kulla­nıyoruz. Ancak bunu yaparken kârlılık ve risk dengesini de iyi yönetiyoruz. Bu yaklaşım bizi rakiplerimizden ayrıştırıyor” diye konuştu.

Dijitalleşmenin bankacılık üzerindeki etkisine de değinen Onaran, fiziksel şubelerin or­tadan kalkmayacağını ancak fonksiyonlarının değiştiğini belirterek, “Artık işlem banka­cılığı dijitale kaydı. Şubeler ise finansal danışmanlık merkez­lerine dönüşüyor. Bu meslek ortadan kalkmaz, sadece evrim geçirir. Garanti BBVA da şube­leşmeye devam ediyor. Hatta özellikle ticari bankacılık ta­rafında yeni şubeler açıyoruz” bilgisini verdi.

Küresel ölçekte sürdürüle­bilirlik tartışmalarına da deği­nen Onaran, bu konunun po­litik gelişmelere bağlı olarak geri plana itilemeye­ceğini söyleyerek, “Sürdürülebilirlik bir kişinin ya da bir ülkenin kararıyla ortadan kalkacak bir konu değil. İk­lim gerçeği ortada. Biz bu nedenle po­litikalarımızı değiştirmedik, aksine hedeflerimizi büyüt­tük” dedi.

“Sürdürülebilir yatırımlar öncelikli”

Bankanın kredi politikala­rında sürdürülebilir projelere öncelik verdiğini de belirten Onaran, “Büyüme limitleri­miz içinde sürdürülebilir yatı­rımlar otomatik olarak öncelik alıyor. Örneğin bir sanayi tesi­sinin emisyon azaltım yatırı­mı varsa, bu kredi diğerlerinin önüne geçer” dedi.

Onaran, kömür finansma­nından çıkış hedeflerinin bu­lunduğunu, ancak çimento ve demir-çelik gibi sektörlerde ‘geçiş finansmanı’ yaklaşımı­nı benimsediklerini söyledi ve ekledi: “Bu sektörleri dışlamak yerine nasıl dönüşeceklerini birlikte planlıyoruz.”

Türkiye doğru yolda ilerliyor

Türkiye’nin sürdürülebilir­lik alanında önemli adımlar at­tığını belirten Onaran, özellikle iklim yasasının kabul edilmesi­ni kritik bir gelişme olarak de­ğerlendirerek, “Bu tür düzen­lemeler yeni regülasyonların önünü açar ve dönüşümü hız­landırır” dedi. Sürdürülebilir­lik yatırımlarında hız kesildiği­ne yönelik söylemlere ise katıl­madığını vurgulayan Onaran, “Verilere baktığımızda böy­le bir yavaşlama görmüyoruz. Tam tersine enerji, sanayi ve altyapı yatırımları güçlü şekil­de devam ediyor” diye ekledi.

Bankanın mevcut kredi portföyüne ilişkin de bilgi ve­ren Onaran, sürdürülebilir fi­nansmanın hızla büyüdüğünü belirterek, “Bugün neredeyse her dört krediden birini sürdü­rülebilirlikle ilişkilendirir ha­le geldik. Ayrıca Türkiye’deki rüzgâr enerjisi yatırımlarının yaklaşık yüzde 21,4'ünü güneş enerjisi yatırımlarının ise yüz­de 13’ünü finanse ediyoruz” bilgisini verdi.

Önümüzdeki dönemde sür­dürülebilir yatırım trendlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Cemal Onaran, enerji yatırımlarının yanı sıra elekt­rikli araçlar ve şarj altyapısı­nın öne çıkacağını belirterek, “Menzil artışı ve şarj altyapısı­nın gelişmesiyle birlikte elekt­rikli araç dönüşümü hızlana­cak. Bu da yeni bir ekonomik ekosistem yaratacak” dedi.

Mavi Nefes: Denizlerde bilim temelli dönüşüm

Garanti BBVA’nın 2021’de müsilaj krizine yanıt olarak başlattığı Mavi Nefes projesi, deniz ekosistemlerini korumaya yönelik bütüncül bir modele dönüştü. Marmara’dan Saros’a, Göcek’ten Van Gölü’ne uzanan çalışmalarda bugüne kadar 323 bin kg katı atık ve 1,2 milyon litre atık su toplandı. Proje kapsamında 382 tür tespit edilerek habitat haritaları çıkarılırken, deniz çayırı ve mercan restorasyonu gibi bilimsel çalışmalar yürütülüyor. Eğitim ayağıyla 130 bini aşkın öğrenciye ulaşan proje, her 1 TL’lik yatırım karşılığında 2,2 TL sosyal etki yaratıyor.

“Su verimliliği yatırımları önceliğimiz”

 Sürdürülebilirlik stratejisinde su verimliliğinin giderek daha fazla önem kazandığını söyleyen Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Direktörü İrem Barzilay, “Bu alanda somut kriterler uyguluyoruz. Projelerde yüzde 20 su verimliliği sağlayan yatırımları önceliklendiriyoruz. Ancak su artık sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir risk unsuru. Türkiye’de su büyük ölçüde tarımda kullanılıyor. Sanayide ise henüz yeterli ölçüm ve raporlama yapılmadı. İzleyemediğiniz bir şeyi yönetemezsiniz. Su verimliliğinde de karbon tarafında olduğu gibi standartlar gelişecek” dedi.

Geçiş finansmanı nedir?

Sanayi sektörlerinde hızlı bir yeşil dönüşüm her zaman mümkün olmuyor. Özellikle çimento ve demir-çelik gibi yüksek emisyonlu alanlarda ‘geçiş finansmanı’ modeli öne çıkıyor. Bu modelde bankalar, firmalara doğrudan finansmanı kesmek yerine, emisyonlarını azaltacak ara yatırımlar için kaynak sağlıyor. Böylece şirketler üretimi durdurmadan daha düşük karbonlu bir yapıya adım adım geçiş yapabiliyor.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL