Küçük kulüp büyük akıl: Brentford’un matematiği
İngiltere Premier Lig’de son yıllarda bütçesinin üzerinde başarı elde eden üç takım var. Bunlar aslında ligin 3 ‘B’leri: Brentford, Brighton ve Bournemouth. Bu üç takım buldukları oyuncuları büyük takımlara satıp para da kazanıyor. Bunlardan belki en mütevazısı olan Brentford özellikle sağlam bir veri analizi sistemiyle yıllardır daha güçlü takımlara kök söktürüyor. Brentford’ı ‘Smart Money’ kitabında anlatan İngiliz gazeteci Alex Duff ile bu yükselişin sırrını konuştuk…
Batı Londra’da mütevazı bir kulüp olan Brentford yaklaşık 70 yıl boyunca şimdiki seviyesine hiç yaklaşamamıştı bile. Ne oldu da son 10 yılda yükselişe geçtiler?
Brentford'ın en parlak dönemi 1930'lardaydı, yani 2’nci Dünya Savaşı'ndan önce. 1950'ler ile 2010’lar arasında Brentford çok küçük bir kulüptü. 74 yıl boyunca hiç en üst ligde oynamadılar. Çok az paraları vardı. Matthew Benham adında bir adam devreye girene kadar zar zor idare ediyorlardı. Benham, çocukluğundan beri Brentford taraftarıydı. 2010’da kulübün mali sıkıntıda olduğunu gördü. Kulübün iflas etmesini önlemek için borç verdi önce. Yavaş yavaş “Bu kulübü nasıl ayakta tutabiliriz? Nasıl daha verimli hale getirebiliriz?” sorularını sormaya başladı. Zaten sık sık kullandığı terim ‘verimsizlik’tir. Futboldaki verimsizlikler arasında teknik direktörün çok fazla kontrol sahibi olması, maçlarda kararların temel performanstan ziyade sonuçlara göre alınması var mesela. Tüm bunları belirlemeye ve yenilikçi yollar aramaya başladı.
Brentford, Benham'ın çocukluk takımıydı. Benzeri durum mesela Brighton’ın sahibi Tony Bloom için de geçerli. O da çocukluktan beri taraftardı. Bu iki eski matematik ve fen bilimleri mezununun, İngiliz futbolunda veri analizinin kullanımında öncü olmasını nasıl açıklarsınız?
Bence bu, meslekleriyle ve işleriyle ilgili. Yaklaşık 20 yıl önce profesyonel kumarbaz olarak işe başladılar. Benham bir dönem Bloom ile çalışmıştı. Onunla arası bozulunca ayrılıp kendi bahis konsorsiyumunu kurmuştu. Profesyonel kumarbaz olarak işleri, takımları formlarına göre sıralamaya çalışmaktı. Bir takımı sıralarken hesaba katmanız gereken birçok farklı parametre var. Bunları araştırırken takımların performansını ölçmek için matematiksel modeller oluşturdular. Topladıkları tüm bu verileri kullanarak takımların güçlü yönlerini ve örneğin hafta sonu maçlarında sonuçların ne olabileceğini belirlemeye çalıştılar.

Veri şirketiyle fikir alışverişi
Benham, aynı zamanda spor veri şirketi Smartodds'un sahibi. Şirketin Brentford'ın transfer stratejisi ve oyun tarzı üzerinde hâlâ bir etkisi var mı?
Evet, Smartodds ile kulüp arasında hâlâ bir bilgi ve fikir alışverişi var. Brentford son 15 yılda muazzam bir şekilde büyüdü. Bu sayede şu anda kulüpte çok sayıda veri analizi uzmanı da dahil 300 ila 400 personel var. Yani kendi bünyesinde bir veri analiz ekibine sahip. Ayrıca Smartodds ile fikir alışverişinde bulunuyorlar. Bu bilgi ağının başında bulunan kişi ise Brentford'ın sportif direktörü Phil Giles. Kendisi daha önce Smartodds’da çalışmış ve baş analizci pozisyonunda bulunmuştu.
Kulübün sahibi olmasına rağmen, Benham bile yenilikleri kabul ettirmekte zorlanmış. Duran top antrenörü olayını bir dönüm noktası olarak görüyor musunuz?
O önemli bir dönüm noktasıydı. Verilerle karar verme arasındaki duvarı yıkmaları ve verileri karar verme sürecine daha fazla entegre etmeleri gerekiyordu. Bu olay Benham'ın bir duran top antrenörü getirmeyi önermesiyle yaşandı. Benham verilere baktı ve “Eğer duran toplara odaklanıp X sayıda gol atarsak, ligde daha da üst sıralarda olacağız” dedi. Yani verileri kulübün ilerlemesini ölçmek için bir yöntem olarak kullanıyordu. Kendisi de futbolun dışından gelen, borsa kökenli teknik direktör Mark Warburton “Güzel fikir, ama bu bizim için gerçekten öncelikli değil” diye reddetti. Bence Benham'ın hoşuna gitmeyen şey, bu konuda gerçek bir tartışma olmamasıydı. Warburton'dan daha fazla yeniliğe açık birini bulması gerektiğini düşündü. O noktadan sonra, yeni antrenörün, yenilikçi fikirlerle tamamen aynı yönde çalışacağından emin oldu.
Kendi cebinden 100 milyon sterlin verdi
Brentford için aynı zamanda son 10 yıldaki finansal sonuçlar da parlak. Bazı sezonlarda kâr bile açıkladılar. Benham'ın son birkaç yılda kulübe sermaye koyması gerekti mi?
Uzun zamandır yeni sermaye koymadı. Kulübe paranın çoğunu, Championship'te oldukları dönemde aktarmıştı. Zaten Championship'ten Premier Lig'e çıkmak istiyorsanız, büyük yatırım yapmanız gerekiyor. Bu sebeple zaman içinde kulübe kendi cebinden yaklaşık 100 milyon sterlin yatırım yaptı. Ama bunun karşılığında sadece Premier Lig'e çıkmak gibi bir başarı elde etmekle kalmadı, aynı zamanda modern bir stadyuma geçebilmelerini de sağladı. Premier Lig'e çıktıklarından beri, televizyon gelirlerinden elde ettikleri ekstra parayı da kadroya yatırım için kullandılar. Bu yüzden son dört beş yıldır yeni yatırım yapmasına gerek kalmadı. Hatta kulübe bazı yeni yatırımcılar getirdi ve bu yolla yatırımının önemli bir kısmını de geri aldı. Kulüp finansal olarak güçlü bir konumda görünüyor. Benham, kişisel servetinden çok az şey kaybetmesine rağmen oldukça etkileyici bir dönüşüm yaşandı.
Avrupa'da bir kupa kazanmaları mümkün
Gelecek 10 yılda Brentford’ı nerede görüyorsunuz?
Bence büyük kulüplerle mücadele etmekte zorlanacaklar. Yani 10 yıl içinde gerçekten inanılmaz bir şey olmazsa, Premier Lig’de şampiyonluğa oynayacaklarını sanmıyorum. Çünkü gelir açısından nispeten hâlâ küçük bir kulüpler. Ama hedefleri bir kupa kazanmak veya Avrupa kupalarına katılmak olabilir. Avrupa’da bir kupa kazanmaları da potansiyel olarak mümkün.

Gazeteci Alex Duff, Batı Londra’nın futbol kulübü Brentford’un sıradışı yolculuğunu “Smart Money” adlı kitabında masaya yatırıyor.