Yeni nesil esnaf lokantası: Yoğurt

Lokanta Yoğurt mutfak kültürümüzün en önemli taşıyıcılarından esnaf lokantacılığını geleceğe taşıyor. Bunu yaparken bu köklü geleneği hem korumayı hem de üzerine yeni bir şeyler katmayı başarıyor.

Yeni nesil esnaf lokantası: Yoğurt

AYDİL DURGUN
aydil.durgun@dunya.com

Esnaf lokantaları mutfak kültürümüzün en kıymet­li taraflarından biri. Unu­tulmaya yüz tutmuş tarifler, bu coğrafyanın mutfağını dünyanın en iyileri arasına konumlandı­ran lezzetler, az malzemeyle ya­ratılan çok katmanlı tatlar, insanı çocukluğuna götüren tabaklar… Hepsi esnaf lokantalarının tez­gahlarında sıra sıra dizilir.

Ne yazık ki esnaf lokantaları­nın sayıları giderek azalıyor, ka­lanlarının ise bazı istisnalar dı­şında niteliği tartışılır.

Hal böyleyken yeni açılan es­naf lokantaları çok kıymetli. Bunlardan biri de Lokanta Yo­ğurt. İnşaat, medikal gibi sektör­lerden tanınan CCN Holding’in Altunizade’deki Curio Collecti­on by Hilton otelinin içinde yer alan mekan adını mutfağımızda­ki temel malzemelerden biri olan yoğurttan alıyor, adı gibi sade ama etkili lezzetler sunuyor. Be­yaz masa örtüleri, nitelikli servi­si, Zeynep Fadıllıoğlu imzası ta­şıyan mekan tasarımıyla fine di­ning sınırlarında gezen bir esnaf lokantası burası. Oldukça yüksek tavanlı yapısıyla ferah, kullanı­lan renk ve formlarla da eski gü­zel günleri anımsatıyor. Arka ta­rafında yer alan avlusu ise şehrin bu kadar göbeğinde olduğunu­zu unutma lüksü sunuyor. Avlu­nun ortasında yer alan daha ön­ce Dünya gazetesinin sanat say­fasında yer alan The Cube dijital sanat alanını da anmadan mut­fağa geçmeyelim. Farklı bir dene­yim sunuyor, gitmişken ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

Mekanın mutfağına gelince... Şef Aydın Demir direktörlüğünü üstlenerek şekillendirmiş, daha sonra tecrübeli bir mutfak ekibi­ne emanet etmiş. Esnaf lokanta­larında olduğu gibi mutfakta bir yıldız şefi yok, ekibin yıldızlaştığı bir alan. Zeytinyağlılarda soğan dolması, vişneli yaprak sarma, barbunya pilaki gibi hakkı verile­rek sunulan klasikler var. Günlük olarak değişen çorbanın yanı sıra kuzu gerdan ve ekşili malhıta çor­baları servis ediliyor.

Yeni nesil esnaf lokantası: Yoğurt - Resim : 1

Zülbiye yahnisini mutlaka deneyin

Et yemeklerinde özellikle iddi­alılar. O çok sevilen, ağızda eri­yen etleri burada bulabilirsiniz. Ben özellikle zülbiye yahnisini çok beğendim, her yerde bulama­yacağınız bu lezzeti mutlaka de­neyin. Etli terbiyeli kerevizde ise sezonun son günlerini yaşadığın­dan muhtemelen beklediğim tadı bulmakta zorlandım. Diyarbakır güveci gibi köklü lezzetleri basit ama vurucu bir seçenek müced­dere pilavı ile birlikte deneyebi­lirsiniz. Sulu yemeklerden bir esnaf lokantası alamatifarikası olan “az” porsiyonu tercih edip birkaç lezzetin tadına bakmanı­zı öneririm. Bazı yemekler dört ya da altı kişilik güveçlerde ser­vis ediliyor; kalabalık, paylaşımlı sofra sevenler için ideal.

Son yıllarda bir gastro trend olarak karşımıza çıkan mev­simsellik ve sürdürülebilirlik aslında esnaf lokantalarının doğasında var olan pratikler. Yoğurt’ta da malzemeler mevsi­minde, yerel üretici ve koopera­tiflerden temin ediliyor. Mekâ­na adını veren yoğurt ise her gün mutfakta manda sütüyle taze olarak mayalanıyor.

Yeni nesil esnaf lokantası: Yoğurt - Resim : 2

Çarşamba döner günü

Mekanın açık mutfağında yer alan odun fırınından çıkan ürün­leri de mutlaka deneyin. Eti su­lu sulu, tam kıvamında pişirilmiş pide, kupkuru kuşbaşılı pideler görmeye alıştığımız bugünlerde ilaç gibi geliyor.

Çarşamba ise döner günü. An­kara usulü döner servisini en iyi şekilde yapmak için tek günle sı­nırlı tutmayı tercih etmişler.

Mekânda hafta sonu kahvaltı servisi de yapılıyor.

Tatlılarda ise yoğurt damgasını vurmuş: Manda kaymağı ile yo­ğurt tatlısı ve yoğurt dondurma dikkat çekiyor.

Mekanın yaklaşımında yal­nızca ne servis edildiği değil, ye­meğin bugüne nasıl taşındığı da önemli. Menüde de bunun izle­rini görmek mümkün. Mekanın arkasındaki isimler Berfin Çeçen Şenol ve Elif Çeçen bu yaklaşımı iki farklı yerden besliyor: Biri sof­ra kültürünü ve içerik katmanını kurarken, diğeri mekânın dilini belirliyor.

Anne mutfağından gelen ta­rifler, kuşaktan kuşağa aktarılan reçeteler ve yerel yemek kültü­rü, yeni nesil bu esnaf lokantasın­da yeniden hayat buluyor. Orta­ya Avrupa yakasında yaşayanlar açısından söylersek kıta değiştir­meye değecek lezzetler çıkıyor.