Alarko Holding Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu, ve projelerini ve hedeflerini DÜNYA'ya anlattı: Alarko, ABD'lilerle Libya'nın altyapısını inşa edecek

Alarko Holding Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu, ve projelerini ve hedeflerini DÜNYA'ya anlattı: Alarko, ABD'lilerle Libya'nın altyapısını inşa edecek

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Karaköy'deki Vefai Han'ın ufak bir yazıhanesinde 1954 yılında Türk sanayiine adım atan Alarko, taahhütten turizme, enerjiden sanayiye kadar pek çok sektörde hizmet veriyor. İshak Alaton ve Üzeyir Garih'in kurduğu şirkette bugün ikinci nesil iş başında. Şirketin koordinasyonu ise profesyonellerin elinde. Alarko Şirketler Topluluğu'nun faaliyet alanları içinde önemli bir yeri olan taahhüt grubu hem yurtiçi hem de yurtdışında büyük projelere imza atmaya devam ediyor. İstanbul-Ankara hızlı tren projesinin ilk etabı olan Ankara-Eskişehir hattını tamamlayan Alarko, 4. Levent- Hacıosman ile Adana metrosunu ve Antalya hafif raylı sistemini bu yıl bitirmeyi planlıyor. Köprü ve otoyol özelleştirmeleri ile üçüncü boğaz köprüsüyle ilgilenen şirket, yurtdışında da pek çok projenin peşinde. Kazakistan'da 650 milyon dolarlık iş yapan şirket, Libya'da ABD'lilerle ortak altyapı işine girecek. Ukrayna'da Doğuş Grubu ile ortak havaalanı ihalesine giren Alarko'nun hedefindeki ülkeler Kuzey Afrika, Rusya, Körfez, Cezayir ve Bulgaristan. Alarko Holding Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu ile şirketin devam eden işleri ile hedeflenen projelerini konuştuk: Ankara-Eskişehir'i ucuza yaptık, demiryolu kâr etti Türkiye'de önemli projelerimizden biri İstanbul-Ankara hızlı tren projesinin birinci etabı olan Ankara-Eskişehir hattıydı. 678 milyon Euro'ya mal olan bu projeyi tamamladık. Bu proje ilk olarak rehabilitasyon projesi diye başlamıştı, mevcut demiryolu rehabilite edilecekti. Bir ara projeden vazgeçilmesi düşünüldü. Daha sonra ise hızlı tren projesi olarak devam etti. Hızı ilk başta saatte 200 kilometre olarak belirlenirken, saatte 250 kilometreye dönüştü. Hattın test sürüşleri devam ediyor. Sanırım, bu yılın ortasından itibaren açılacak. Böylelikle Ankara-Eskişehir arası 1 saate inecek. Artık Ankara'da çalışan bir kişi Eskişehir'de oturabilecek. Öğrenciler açısından da büyük kolaylık olacak. İstanbul-Eskişehir arası da tamamlanırsa İstanbul-Ankara hattında yolculuk süresi 3 saate inecek. Bu hem otobüs hem de uçağa alternatif oluşturacak. Türkiye'nin demiryolları tarihini ve imajını değiştirecek. Bunun dışında TCDD'nin önemli iki hattı daha var. Ankara-Konya ile Ankara-Sivas hattı da tamamlanırsa doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm akslarda demiryolu taşımacılığı önem kazanacak. Bu projenin bize maliyeti 687 milyon Euro oldu. Biz ihaleye çıktığımızda petrol fiyatları 20 dolardı, bugün 110 dolar. Demir-çelik fiyatları 280 dolardı, bugün 800 dolar. Dolayısıyla biz ucuza yaptık. Bugün bu proje 1 milyar Euro'nun epey üzerinde bir maliyet gerektirir. Projeden demiryolları kâr etti. Levent-Hacıosman metrosu bu yıl devreye girecek İstanbul'da iki önemli metro inşaatımız yürüyor. Birincisi Taksim-Yenikapı, ikincisi ise 4. Levent- Hacıosman hattı. 235 milyon Euro'ya mal olacak Levent-Hacıosman hattı bu yıl devreye girecek. 29 Ekim tarihine yetiştirmeyi planlıyoruz. Geçen yıl ihalesi yapılmıştı. Ekim ayında tamamlanırsa, Türkiye'de en hızlı yapılan metro hattı olacak. 10 kilometrelik hat yaklaşık 15 ayda tamamlanacak. 230 milyon Euro'luk Taksim-Yenikapı hattı ise tarihi yarımadadan geçiyor. Cenevizler dönemine ait gemiler ve bazı tarihi eserler ortaya çıktı. Bu nedenle istasyonun yeri değişecek. Bu iki hat şimdi ihaleye çıkarılsa 400 milyon Euro'dan aşağı bedelle tamamlanamaz. Devlet bu tür altyapı projelerinde kârlı, biz zararlıyız. Altyapı projelerinde demir, çimento ve mazot üç önemli girdidir. Bunların fiyatları arttı. Bir de metro projelerinde zemin etütleri zordur. Her metrekarede zemin etüdü yapamazsınız. Belli aralıklarla yaparsınız. İstanbul'da yerin altı enteresan. Bir yerde kireç taşına diğer yerde granite rastlıyorsunuz. Öngördüğünüz maliyetlerin üzerine çıkıyorsunuz. İzmit ve İzmir otoyol projeleri ile üçüncü köprü ilgi alanımızda. İzmit otoyolu ihaleye çıktı, bu yılın sonunda teklifleri alınacak. Biz de biri Japon, diğeri İtalyan iki yabancı bir de Türk firma ile görüşüyoruz. Bunlardan biriyle mutlaka anlaşıp bu ihaleye gireceğiz. Melen iyi işletilirse, bu yıl İstanbul'un su sorunu olmaz Melen projesi 7-8 yıl bekledi. Geçen yıl İstanbul'da su sıkıntısı başlayınca proje 8 ayda tamamlandı. Ben şunu gördüm; Türkiye'de istenirse projeler çok hızlı tamamlanabilir. Melen suyu iyi işletilirse bu yıl İstanbul'un su probleminin olmaması gerekiyor. Melen dışında Ankara ve Adana'da raylı taşımacılık işleri yapıyoruz. 12 kilometrelik Antalya hafif raylı sistemi, bu yıl sonunda bitecek. Proje 109 milyon Euro'ya mal olacak. Adana metro projesi ise 4-5 yıllık bekleme safhasından sonra bu yıl tamamlanacak. 11 kilometre uzunluğundaki hattın beklemesi bize ciddi anlamda para kaybettirdi. Geciken her projede kazanan yok, kaybeden çok. Bir işin hızlı bitmesi için idarenin gerçekten işi bitirmeye niyetli olması, projenin kaynağının hazır olması ve iyi bir müteahhit belirlenmesi gerek. Projeler hızlı bitince hem müteahhit hem idare hem de vatandaş kazanıyor. Kur ve girdi maliyeti riskini müteahhit üstlenmesin Biz raylı sistem ihalelerini yaptığımızda dolar-Euro pariteleri 1'e 1 ya da 1'e 10 civarındaydı. Malı, Avrupa'dan getiriyorsanız yandınız. Her türlü risk müteahhidin üzerinde kalıyor. Bence müteahhit kendi yanlışlarının, bilgisizliğinin bedelini ödemeli ancak temel girdi fiyatları ve kurlarda meydana gelen değişimleri müteahhit değil ilgili idare karşılamalıdır. Aksi takdirde Türkiye'de hiçbir iş yapılamaz hale geliyor. Bu durum da müteahhitlik sektörünü zorluyor. Türkiye'de yüksek enflasyon dönemlerinden kalma bir alışkanlık var. O dönemde ihaleler müteahhitleri enflasyon ve devalüasyona karşı korumak için dövizle yapılırdı. Şimdi dövizle ihale yapılmasının anlamı kalmadı. Çünkü TL stabil hale geldi. Sistematiğin değişmesi gerekiyor. Riva'da ihtilafı çözeriz ama proje birkaç yıl gecikir Konut projelerimiz devam ediyor. Alkent 2000 projesini tamamlıyoruz. Riva projesinde bazı aksaklık oldu. 1/100.000'lik planlar değişti. Ortağımızla ihtilafımız çıktı. Her ihtilaf çözülür, ben çözeceğimize inanıyorum. Kendinizi karşı tarafın yerine koyarsanız, karşı tarafta aymaz insanlar değilse, çözüm kısa sürede üretilebilir. Ama ihtilaf nedeniyle proje birkaç yıl gecikecektir. Ne kadar erken uzlaşırsak, bu hem bizim hem de ortağımızın lehine olacak. Ben kavgadan kazanan olduğunu şimdiye kadar görmedim. Siz bana bir yumruk attınız, ben size iki yumruk atarım. En pahalı çözüm ihtilafa gitmektir. En ucuz çözüm ise uzlaşmaktır. Biz şirket olarak şuna inanıyoruz, 1 daima 0'dan büyüktür. '10 alacağım' diye direnmenin anlamı yok, bazen 1'e de razı olmak gerek. İhtilaflar vaktinizi çok alıyor. Başka bir işi düşünmenizi engelliyor. Deyaar ile ortaklığımızda para limitimiz yok Dubaili Deyaar ile ortak şirket kurduk. Türkiye'de gayrimenkul geliştirme işine girdik. Şu anda muhtelif arsalar üzerinde hastane, konut, ofis binaları inşa etmeyi planlıyoruz. İstanbul ya da başka bir yerde arsa bakıyoruz. Deyaar ile ortak projelerimizi bu yılın son çeyreğinde ya da önümüzdeki yılın başında devreye sokacağız. Bu ortaklıkta para limitimiz yok. 100 milyon dolarlık da 1 milyar dolarlık da işlere bakabiliriz. Çünkü gerek bizim gerekse Deyaar'ın imkanları var. Kazakistan'da 650 milyon dolarlık işe devam ediyoruz Kazakistan'da iki yol projesi yürütüyoruz. Eylül sonu mart arası çalışılamayan alanda projeyi zamanında tamamlamak için 3 vardiya çalışıyorsunuz. Bu proje 430 kilometre uzunluğunda olacak. 220 kilometresi bu yıl sonu ya da 2009 ortasına kadar tamamlanacak. Bir de orada su projemiz var. Astana'ya gölden su yapılarak, şehirde dağıtılıp, atık su arıtmaya dönüştürülmesi projesini yürütüyoruz. Cezayir'de bir rafineri projesini tamamladık. Gaz ve petrol boru hatları ile yol projeleri ilgi alanımızda. Bu yıl bir veya ikisini alabileceğimizi umuyorum. Libya'da ABD'lilerle ortak altyapı işine gireceğiz Libya'da bir altyapı projesinde sona geldik. İşin maliyeti 800 milyon dolar ila 1 milyar dolar arasında olacak. Burada ABD'lilerle ortağız. Bizim hissemiz yüzde 80, ABD'lilerin yüzde 20. Önümüzdeki haftalarda ihalenin sonucu netlik kazanacak. Suudi Arabistan'da iki proje takip ediyoruz. Bunlardan birisi su projesi, diğeri ise demiryolu projesi. Denizden arıtılmış suların şehre taşınması söz konusu olacak. Burada 100 inçlik, yaklaşık 2.5 metre çapında borular kullanılacak. 450 kilometre uzunluğundaki hattın birkaç milyar dolara mal olması bekleniyor. Demiryolu projesi ise 4-5 milyar dolarlık. İhaleye bu yıl çıkılacak. Biz de konsorsiyum oluşturmaya çalışıyoruz. Ukrayna'da havaalanı ile ilgileniyoruz Aşağı yukarı Orta Asya'da tüm havaalanlarını biz yaptık. Türkmenistan, Özbekistan ve Kazakistan havaalanlarını tamamladık. Şimdi Doğuş Grubu ile bir konsorsiyum oluşturduk. Ukrayna havaalanı ile ilgileniyoruz. Ön yeterlilik bitti. Nisan veya mayısta teklif vereceğiz. Bizim dışımızda bir yabancı grup ve Enka ihaleye katıldı. Bizim iddialı olduğumuzu düşünüyorum. Rusya'da 150 milyon dolarlık onkoloji çocuk hastanesi projemiz var. Finansman problemi çözülürse, hastaneyi önümüzdeki yıl tamamlarız. Rusya'nın kuzeyinde en uç noktada petro kimya tesisini tamamladık. Geçmişte Almanya'da çalışmıştık ama şimdi Avrupa'da Bulgaristan ile ilgileniyoruz. Orada takip ettiğimiz yol projeleri var. Bundan sonra Kuzey Afrika, Orta Asya, Körfez ve Rusya'ya yöneleceğiz. Samsun'a gaz, Biga'ya kömür santralı kuracağız Enerjide planladığımız projeler var. Kırklareli'nde 85 megavatlık gaz santralının kapasitesini 85 megavat daha artırarak, 170 megavata çıkaracağız. Önümüzdeki yılın ortalarında bitirip, deneme üretimlerine başlayacağız. Proje 75-80 milyon dolara mal olacak. Adana'nın 100 kilometre kuzeyinde Karakus'ta 100 megavatlık hidroelektrik (HES) santralı ve baraj yapacağız. Bu yıl ÇED raporu ve projelendirme çalışmaları başladı. Önümüzdeki yıl inşaata başlarız. 140-150 milyon dolarlık yatırımın tamamlanma süresi 3 yıl olacak. Samsun'da 500 megavatlık gaz santralı planlıyoruz. Yer tahsisi için 4-5 ay önce müracaat ettik. 750 milyon dolar civarında bir yatırım olacak. Biga'da ise ithal kömüre dayalı 1.200 megavatlık santral yapacağız. Yer aldık. Bürokratik formaliteleri tamamlayınca inşaata başlayacağız. Buradaki yatırım 2-2.3 milyar dolar civarında olacak. Proje 4-5 yılda tamamlanacak. Yabancılar Türkiye'de enerji projelerine girmek istiyor. Biz de elektrik dağıtım ve üretimde yabancılarla anlaşabiliriz. Nükleerde iki ABD'li, bir Alman firmayla görüşüyoruz Nükleer santral ihalesi için iki Amerikalı, bir Alman firma ile görüşüyoruz. Henüz sözleşme imzalayacak aşamaya gelmedik. Nükleer santral Türkiye'de bilinen bir iş değil. İlk defa yapılacak. Bir yerden başlayıp, sonra eksiklikler olursa o iyileştirmeleri yol üzerinde yapmak gerek. Türkiye'de su limitli, gaz pahalı ve dışa bağımlı, kömür var ama kalitesiz, rüzgar da güvenli bir enerji değil. Rüzgar santrallarının yapılmasına karşı değilim. Ancak rüzgarın sağlayacağı kapasiteyi alıp, enerji politikanızı onun üzerine oturtamazsınız. Türkiye enerjiyi çeşitlendirmek zorundadır. Türkiye'de ve dünyada son dönemde hem türbin hem de kazan sıkıntısı çekiliyor. Kazan fiyatları 4-5 yılda inanılmaz arttı. Kıbrıs'a turizm kompleksi yapacağız Turizm alanındaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz. KKTC'de yeni bir tahsis aldık. Yakında sözleşmeyi imzalayacağız. Erenköy'de içinde tatil köyü, otel ve sosyal üniteleri olan büyük bir turizm kompleksi yapmayı planlıyoruz. Kıbrıs'ta uzun süredir konuşulan bir de 'Barış Suyu' projemiz var. Dünyada ilk defa uygulanacak bir modelle Akdeniz'in suyunu Kıbrıs'a getireceğiz. Akdeniz'in zemin etütleri 2 yıl sürdü. Politik durumlar söz konusu oldu. Bu nedenle proje gecikti. Sanırım önümüzdeki yıl başlarız. Bu proje çok önemli bir projedir. Daha önce projeye karşı çıkan Güney Kıbrıs, su kaynakları azalınca projenin önemini anladı. Şimdi bir an önce tamamlanmasını istiyor. Proje bittiğinde 75 milyon metreküp su Kıbrıs'a akıtılacak. KKTC'nin ihtiyacından fazla olacağı için bunun yarısını Güney'e gönderebilirler. Bu proje kuzey ile güneyi yakınlaştıracak bir projedir. İstanbul'da da bir otel işimiz var. Formaliteler uzadı. Arsalar pahalılaştı, hayal bile edemeyeceğiniz fiyatlara çıktı. 2002 yılında metrekaresi 3.000 dolara deseydiniz, sizi döverlerdi. Şimdi fiyat 15 bin dolar seviyesinde. DÜNYA önemli görev üstlendi Müteahhitliğin bilinmeyen yüzünü gösterdiği için DÜNYA'ya teşekkür ediyorum. Bugüne kadar bu sektör hep kötü bir imajla gösterildi. Kötüler her işte vardır. Ama yumurtaları aynı sepete koyarak, değerlendirmemek gerekir. Müteahhitlik riskleri çok olan bir iştir. Biz Kazakistan ve Körfez'de aynı işi aynı koşullarda yapamıyoruz. Körfez'de artı 50, Kazakistan'da eksi 40 derecede çalışıyorsunuz. Çalıştırdığınız insanlar farklı. Ülkelerin yönetim anlayışları değişti. DÜNYA, bu zor işi yapan insanları, ne olduklarıyla takdim ediyor. Bence önemli bir görev yapıyor. Müteahhitlik yapanın evliliği işiyle olur Müteahhitlik sektöründe iseniz geceniz de gündüzün de hafta sonunuz veya bayram tatiliniz de yoktur. Sanayi sektöründe çalışıyor olsanız sabah 08:00'de gelip büroyu açarsınız, akşam da 17:00'de kapatırsınız. Bu işte tatil hayal etmeyeceksiniz. Çünkü, bu işin en iyi yapıldığı dönem ilkbahar, yaz ve sonbahardır. Müteahhitliği yapan kişinin evliliği işiyle olacak, eşi ile olmayacak. Müteahhitlik özveri ve fedakarlık gerektiren bir iş. İnşaat, 6 yıldır koşuyor bu yıl soluklanacak Şu anda konut sektöründe büyük bir arz fazlası var. Sektörde bu yıl yeni projeler olacağına inanmıyorum. İnşaat sektörü 2001 yılından 2007 yılına kadar koştu. Düz giden veya devamlı yükselen bir trend dünyanın hiçbir yerinde olamaz. Nitekim, 2007 yılında sektör soluklanma dönemine girdi. Bana göre, bu yıl da öyle geçecek. Hatta bu durum 2009 yılının belli periyotlarına kadar sürecek. Fakat bu sektörün önü açık. Milli gelir artıyor, nüfus dinamikleri ve büyüme yaşanıyor. Yabancılarda bunu görerek gayrimenkul sektörüne yatırım yapmaya geliyor. Türkiye'nin en dinamik sektörlerinden biri de arazi geliştirme sektörüdür. Türk işçisi, Çinliler'den verimli ama daha pahalı Bizim şirketimizde taşeronlarla birlikte 10 bin kişi çalışıyor. Yurtdışı işlere yönetim kadrosu ve formen türü uzmanları götürüyoruz. İşçi olarak da Hintli ve Çinliler'i getiriyoruz. Türk işçisinin verimlilik düzeyi Hintli ve Çinli işçilerden daha yüksek. Ancak Türk işçisi pahalı. Bir Çinli işçiye 100 dolar veriyorsunuz, bir Türk işçisi ise 1.000 dolar alıyor.