Eşinden daha fazla kazanan 3 kadının 2’si şiddet görüyor

İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi 33 şirkete uzandı. Bu 33 şirket, projeyle çizilen yol haritasını izleyerek aile içi şiddetle mücadele ediyor. Konu önemli, zira üniversite mezunu kadınların yüzde 75’i aile içi şiddete maruz kalıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ÖZLEM ERMİŞ BEYHAN

İSTANBUL - Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından, TÜSİAD’ın işbirliği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Sabancı Vakfı’nın desteği ile oluşturulan ‘İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi’ kapsamında “Deneyim Paylaşımı” etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte proje kapsamında yapılan bir anketin çarpıcı verileri de açıklandı. 20 şirkette düzenlenen ankete göre çoğunluğu üniversite mezunu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’i en az bir kez şiddetin bir türüne maruz kaldığını söyledi. Ankete göre çalışan kadınların yüzde 40’ı psikolojik-duygusal şiddete, yüzde 35’i sosyal şiddete, yüzde 17’si ekonomik şiddete ve yüzde 8’i fiziksel şiddete maruz kalıyor. Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Ayşe Gül Altınay’ın verdiği bilgiye göre eşinden daha fazla gelir elde eden her 3 kadından 2’si şiddete maruz kalıyor. Çalışmalar, eşine şiddet gösterenler arasında babasının annesine şiddet uyguladığına şahit olanların çoğunlukta olduğunu ortaya koyuyor. Aile içi şiddet sadece vurmak, bir şey fırlatmak değil; tokat atmak üzere el kaldırmak, cinsel içerikli tehdit, başkaları önünde küçümseme, gelirini kontrol edip elinden almak da şiddet olarak kabul ediliyor.

Proje kapsamında bu dramatik rakamları değiştirebilmek için ‘Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet ile Mücadele İçin İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi’ oluşturuldu. Rehberi uygulayarak toplamda 33 şirket aile içi şiddetle mücadele politikalarını oluşturdular. Toplantıda işte bu şirketler neler yaptıklarını ve nasıl deneyimler yaşadıklarını paylaştı.

En çok sorulan soru ‘çocuğumu nasıl etkiler?’

Toplantının açılışında Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan “Aile içi şiddet, bir özel hayat meselesi değildir, iş yerinde eşit temsili de ilgilendiren toplumsal bir sorundur” ifadesini kullandı. TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Oya Ünlü Kızıl da “Bu karmaşık ve çok boyutlu soruna ancak işbirlikleriyle çözüm geliştirebiliriz. Sorunları halının altına süpürmenin değil, açık açık konuşmanın değerli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Daha sonra geçilen panelde Dal Mantar Firma Ortağı Aysel Dal Cengiz, Sun Grup Kurumsal Gelişim ve Sürdürülebilirlik Müdürü Deniz Üngör Köksal, Yeşim Tekstil İletişim Müdürü Dilek Cesur, Doğuş Holding İnsan Kaynakları Başkanı Ebru Esmen Mete, Ericsson İnsan Kaynakları Direktörü Pınar Namdar, Cevdet İnci Holding İnsan Kaynakları Lideri Esra Ersoy ve Seger Ses ve Elektrikli Gereçler Genel Müdürü Tülin Tezer kurumlarının çalışmaları hakkında bilgi verdi. Her biri elini taşın altına koyarak kurumlarında mücadeleye giren bu kadınlarca yapılan çalışmalarda, konferanslarla yapılan bilgilendirme çalışmaları, farkındalık, destek ve dayanışma yolunda düzenlenen eğitimler dikkat çekti. Garanti Bankası İnsan Kaynakları Yöneticisi Nurdan Taş, kurum bünyesinde çalışanlar için özel bir aile içi şiddette karşı dayanışma hattı açıldığını ve hatta en çok gelen sorunun “Eşimin gösterdiği şiddete şahit olan çocuğuma bunun etkisi ne olacak” olduğunu anlattı.

Şiddete maruz kalan çalışana asla ‘Nasıl dayandın?’ demeyin

Proje kapsamında hazırlanan rehberde aile içi şiddet konusunda yöneticisine açılan çalışanla nasıl konuşulması gerektiğine dair önemli bilgiler var:

● Kişiye acıdığınızı gösteren ve onun çaresiz hissetmesine neden olacak ifadelerden (Ah canım ya, vah vah, tüh çok üzüldüm, inanılmaz bir şey gibi...)

● Onu yargıladığınızı ve suçladığınızı hissettiren ifadelerden (Neden sana şiddet uyguluyor, yerinde olsam böyle yapmazdım, bugüne kadar nasıl dayandın gibi...)

● Akıl veren ifadelerden (Neden ayrılmıyorsun? Onu hemen evden göndermelisin, hemen dava açıyorsun gibi) kaçınmalısınız. Bu tür ifadeler karşınızdakinin yaşadıklarını açıklıkla paylaşmasını engeller.

● Ona ne yapıp yapmaması yolunda tavsiye vermek yerine yönetici olarak çalışan için endişe duyduğunuzu, şirket sınırları içinde destek için hazır olduğunuzu, yaşadıklarının iş yaşamının hiçbir alanında kullanılmayacağını belirterek, destek alabileceği kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve psikolojik destek alınabilecek kurumlara yönlendirmelisiniz.