18 °C

Krea, gayrimenkule her yıl bir milyar dolar yatıracak

Krea, gayrimenkule her yıl bir milyar dolar yatıracak

Krea, gayrimenkule her yıl bir milyar dolar yatıracak

İSTANBUL - Türkiye'de 4 alanda faaliyetlerini sürdüren Krea Grup, dünya piyasalarında dalgalanmaya rağmen, Türkiye'yi halen yatırım yapılabilir bir ülke olarak görüyor. Türkiye'deki yatırımları 900 milyon doları bulan Krea Grup, 2008 yılında da yeni bir fon oluşturarak 1 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. Krea Grup, bu fon ile 5 yıl içinde Türkiye'de 5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmek istiyor. . Krea Gayrimenkul İcra Kurulu Başkanı Hakan Kodal, Krea Grup'un Türkiye'ye yatırım hızını kesmediğini belirterek, 3-5 yıllık perspektifte yatırımcının Türkiye'ye olan güveninin sürdüğünü söyledi. Kodal, Krea Grup'un Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin düzenlenen basın toplantısına yaptığı konuşmada, grubun Bosphorus Gayrimenkul Fonu (Gayrimenkul yatırım), Bosphorus Real Estate Partners&Managers (Fon yönetimi), Krea Gayrimenkul (Gayrimenkul geliştirme ve yönetimi) ve Reval Retail Value (Alışveriş merkezi yönetimi ve kiralama) olamak üzere 4 farklı yapı altında faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade ederek, toplam yatırımlarının 900 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Grubun, Eskişehir ve Pendik'te Neo Alışveriş Merkezi, NeoCity Bahçeşehir ve NeoCity Adapazarı projeleri bulunduğunu hatırlatan Kodal, bunların yanı sıra önümüzdeki dönemde İstinye'de 150 üniteden oluşan Residence Projesi ve güneyde 700-800 adetlik butik otel projesi başlatacaklarını açıkladı. Grup bünyesinde ikinci bir fon oluşturmayı ve 1 milyar dolarlık yatırım hamlesine girmeyi planladıklarını dile getiren Kodal, fonun beşinci yılında 5 milyar dolar yatırım rakamına ulaşmasının hedeflendiğini söyledi. Krea Grup'un Türkiye'ye yatırım hızını kesmediğinin altını çizen Kodal, 3-5 yıllık perspektifte, yatırımcının Türkiye'ye olan güveninin sürdüğünü anlattı. Piyasalarda durum Yurtdışında katıldığı bir konferansta, Türkiye'ye hâlâ ilginin sürdüğünü gözlemlediğini söyleyen Kodal, Türkiye açısından çok kötümser bir senaryonun konuşulmadığını yalnız bazı tereddütler olduğunu kaydetti. Kodal, Urban Land Institute (ULI) Avrupa Konferansı'nda gündeme gelen 3 senaryoyu şöyle özetledi; "Birinci senaryoda ABD ekonomisi resesyona girecek. Avrupa ve Asya piyasaları da resesyona girerse, bütün dünyada ekonomiler ve gelişmekte olan piyasalar olumsuz etkilenecek. Bu krizin etkileri en az 3 yıl devam eder. İkinci senaryoda ise ABD ekonomisi yine resesyona girecek. Özellikle son yıllarda Amerikan ekonomisi çok fazla harcama yaptı ve tüketim hızla arttı. Buna karşın özellikle Avrupa ve Asya ekonomilerinde son yıllarda ciddi miktarda tasarruf birikti. Bu nedenle Asya ve Avrupa ekonomileri resesyona girmez. Bu senaryo biraz daha iyimser bir senaryo. Üçüncü senaryo ise en iyimser senaryo. Bu senaryoda da ABD resesyona giriyor ve 1-2 yıl içinde resesyondan çıkıyor. Dünya piyasaları da az etkileniyor. Her üç senaryoda da ABD'de resesyona kesin gözüyle bakılıyor." Dalgalanma, proje finansmanını vurdu Piyasalardaki durumun yavaş yavaş proje finansmanlarını vurduğuna dikkat çeken Kodal, "Henüz bunların çoğu kredileri vermek için ikincil piyasalardan borçlanamıyorlar. Bankalar bundan sonra seçici olarak finansman sağlayacaklar. Biz bunu 2001 bankacılık krizinde yaşadık. Bankaların hepsi hiçbir kredi analizi yapmadan herkese kredi verdi. Sonra elimizde patladı. Aynı süreci yurtdışı piyasalar yaşıyor. Likidite bundan sonra daha seçici projelere kanalize olacak. Bizim kendi içimizdeki dengelerimiz daha önem kazanıyor" dedi. Türkiye'de konutta sorun talep değil alım gücü Kodal, Türkiye'nin toplam 6,9 milyon ünite konut ihtiyacı ile önümüzdeki 10 yıl için Avrupa'da birinci sırada yer aldığını belirterek, yıllık 700 bin konut ihtiyacı bulunduğunu bildirdi. Kodal, özellikle alt gelire yönelik arz eksikliğine dikkati çekerek, "Türkiye'nin sorunu talep sorunu değil, bir alım gücü sorunudur" dedi. Bölgelere ve sınıflara göre arz fazlası bulunduğunu ifade eden Kodal, orta ve üst kesime yönelik çok konut üretildiğini söyledi. Kodal, önümüzdeki dönemde konut arzı olmayan yerlere doğru bir kayış yaşanabileceğini, markasını oluşturmuş projelerin yeni dönemde daha aktif olacaklarını belirterek, sektörde ufak tefek konsolidasyonların gerçekleşebileceğini anlattı.