Küresel rekabette teknoloji kası Ar-Ge ile gelişecek

Türkiye’de Ar-Ge yatırımlarında artış gözlenirken, ülke genelindeki Ar-Ge merkezi sayısı 1.365’e ulaştı. Bu merkezlerde 93 bin 788 kişi görev yaparken, tamamlanan proje sayısı 80 bini, toplam patent sayısı ise 48 bini aştı. Küresel teknoloji yarışında rekabet gücünü artırmak isteyen Türkiye için araştırma kapasitesini yüksek katma değerli üretime, ticarileşen patentlere ve teknoloji ihracatına dönüştürmek hedefleniyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Küresel rekabette teknoloji kası Ar-Ge ile gelişecek

Hüseyin VATANSEVER

Rekabetin vazgeçilmez unsurları arasında araş­tırma ve geliştirme (Ar- Ge) ile inovasyon ilk sıralarda yer alıyor. Herhangi bir sektörde ön sıralarda yer alan şirketler ya da küresel rekabette öne çıkan ülke­lere bakıldığında düzenli Ar-Ge yatırımlar yaptıkları dikkat çe­kiyor. Hatta kimi ülkelerde Ar- Ge etkin bir şekilde desteklenir­ken, ileri teknoloji dönüşümün­de bu ülkeler öne çıkıyor. Küresel boyutta Ar-Ge harcamalarının 2024 yılında yaklaşık 2,87 tril­yon dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılı için ise küresel çaptaki en bü­yük 40 Ar-Ge ekonomisinde har­camanın 4,43 trilyon dolar ola­cağı tahmin ediliyor. Öte yandan küresel boyutta Ar-Ge yatırımla­rı artışını özel sektörde yazılım, yapay zeka ve yarı iletken firma­ları sürüklemekte.

Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içinde Ar-Ge çalışmalarına ayır­dığı paya göre dünyada yaklaşık yüzde 6,76 ile İsrail ilk sırada yer alırken, onu yüzde 5,13 ile Güney Kore ve yüzde 4,1 ile Tayvan takip ediyor. Hacim ve bütçe açısından Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) esas alındığında toplam harcama hacminde Çin 785,9 milyar do­lar ve yüzde 27,4 küresel pay ile ilk sırada yer alıyor. ABD ise 781,8 milyar dolar ve yüzde 27,2 küre­sel pay ile ikinci sırada yer alıyor. TÜİK’in 20 Ekim 2025’te açıkla­dığı 2024 yılı Araştırma-Geliştir­me Faaliyetleri Araştırması so­nuçlarına göre Türkiye’de 651,8 milyar TL harcaması yapıldı ve bu tutarın GSYH’ye oranı yüzde 1,46 olarak hesaplandı.

17 binden fazla patent tescil almayı başardı

Türkiye’de ülke ekonomisinde katma değer oluşturmak, ulus­lararası pazarlarda rekabet gü­cünü artıracak ve ileri teknoloji içeren ürünlerin imalatını artır­mak amacıyla Ar-Ge çalışmala­rını destekleyen ülkeler arasın­da yer alıyor. Bu kapsamda 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Des­teklenmesi Hakkında Kanunu yayımlanarak tasarım persone­li ve nitelikli işgücü istihdamı­nın artırılmasını desteklenme­si amaçlanıyor. Bunun en somut yansımasını da şirketlerin ken­di bünyesinde kurduğu, bilimsel ve teknolojik yöntemlerle yeni ürün, süreç yönetimi ve geliştir­mesi, sistem kurma veya hizmet kalitesini artırma amacıyla kur­duğu Ar-Ge merkezi yatırımla­rında görülüyor. Türkiye’de bu yapılanmalar, Sanayi ve Tekno­loji Bakanlığı tarafından denetle­niyor ve belgelendiriliyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlı­ğı verilerine göre Eylül sonu iti­barıyla Türkiye’de kurulu Ar-Ge merkezi sayısı 1.365’e, tasarım merkezi sayısı 348’e yükseldi. Bununla birlikte Ar-Ge merkezi olan yabancı ortaklı firma sayısı 237 olarak kayıtlara geçti. Ar-Ge merkezlerinde destek personeli dahil 93 bin 788 kişi görev yapı­yor. Ayrıca bu merkezlerde çalı­şanların 57 bin 679’u lisans, 18 bin 564’ü yüksek lisans, 2 bin 106’sı ise doktora ve üzeri eğitim dü­zeyine sahip bulunuyor. Söz ko­nusu Ar-Ge merkezlerinde eylül sonu itibarıyla 80 bin 442 proje tamamlanırken; 15 bin 866 pro­je üzerinde çalışmalar sürüyor. Toplam patent sayısı 48 bin 798’e ulaşan merkezlerin söz konusu patentlerinin 17 bin 521’i tescil­lenirken 31 bin 277’sinin incele­meleri ve sonuçlandırma süreçle­rinin tamamlanması bekleniyor.

Türkiye’de yapılan yatırım­lar ve Ar-Ge merkezleri ekse­ninde ulaştığı büyüklük, tekno­loji odaklı kalkınma açısından önemli bir birikimin oluştuğu­nu gösteriyor. Artık Ar-Ge yatı­rımlarının artış hızından çok, bu merkezlerin ekonomik ve tekno­lojik sonuçları daha çok gündem­de olacak. Bunun için Ar-Ge har­camalarının reel gelişimi, özel sektörün araştırma kapasite­si, yüksek teknoloji ürünlerinin üretim ve ihracattaki payı, pa­tentlerin ticarileşme oranı, araş­tırma sonuçlarının verimliliğe katkısı ve yerli teknoloji geliştir­me kapasitesi birlikte değerlen­dirilecek. Türkiye’nin küresel re­kabet gücünü artırması, yalnızca daha fazla araştırma yapması­na değil, araştırma sonuçlarını ekonomik değere dönüştürebil­mesiyle de ilgili. Bilimsel bil­gi ile sanayi üretimi arasındaki bağ güçlendikçe Ar-Ge yatırım­ları verimlilik artışına, nitelikli istihdama, ihracatın gelişmesine ve dışa bağımlılığın azaltılması­na daha fazla katkı sağlayabilir.

Tasarımda tamamlanan proje sayısı 16 bini geçti

Türkiye genelinde Ar-Ge merkezlerinin yanı sıra 348 tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. Ayrıca 42 yabancı ortaklı firma bu tasarım merkezlerinin arasında faaliyet gösteriyor. Eylül 2026 itibarıyla toplamda 8 bin 481 personelin görev aldığı bu merkezlerde çalışanların 5 bin 540’ı lisans, 820’si yüksek lisans, 50’sinin ise doktora ve üstü seviyede eğitimi bulunuyor. Tasarım merkezlerinde 16 bin 865 proje tamamlanırken, 2 bin 369 proje ise devam ediyor. Bu merkezlerin 1.049 patente sahipken bunların 395’i tescilli, 654’ü ise başvuru aşamasında yer alıyor.

Tasarım merkezlerinin sektörel dağılımına bakıldığında 54 merkezle tekstil ilk sırada yer alıyor. Bu sektörü, 51 ile mühendislik/ mimarlık, 45 ile imalat sanayi, 43 ile makine ve teçhizat imalatı, 23 ile otomotiv yan sanayi, 17 ile medya ve iletişim, 15 ile mobilya, 12’şer ile inşaat ve otomotiv, 8 ile savunma sanayisi sektörleri takip ediyor. İl bazında tasarım merkezleri sayısına bakıldığında İstanbul 154 ile ilk sırada yer alıyor. Bu ili 39 ile Ankara, 31 ile Bursa, 28 ile İzmir, 15'er ile Kocaeli ile Tekirdağ, 11 ile Denizli, 8'er ile Adana ve Manisa, 5 ile Kayseri izliyor.

Türkiye’de ağırlık makine ve teçhizatta

Türkiye’de bakanlık onaylı faaliyet gösteren bu merkezlerin sektörel dağılımında ise makine ve teçhizat 160 merkezle ilk sırada yer alıyor. Bu sektörü 136 ile otomotiv yan sanayii, 128 ile yazılım, 86 ile bilgisayar ve iletişim teknolojileri, 82 ile kimya, 77’şer ile tekstil ve elektrik-elektronik, 65'er ile gıda ile savunma sanayisi ve 43 ile imalat sanayisi takip ediyor. Söz konusu Ar- Ge merkezlerinin yanı sıra enerjiden tarıma, otomotivden sağlığa, ulaştırma ve lojistikten havacılığa, hayvancılıktan silah ve savunma sanayiine kadar pek çok sektörde Ar-Ge merkezi bulunuyor. En çok Ar-Ge merkezi 428 adetle İstanbul’da faaliyet gösteriyor. İstanbul’u 168 ile Ankara, 137 ile Kocaeli, 134 ile Bursa, 105 ile İzmir, 54 ile Tekirdağ, 34 ile Manisa, 26 ile Konya, 25 ile Sakarya, 21 ile Antalya izliyor.