Trump neden Japonya'nın para birimini desteklemek için devreye girdi?

ABD'nin yaklaşık 30 yıl sonra ilk kez Japon yenini desteklemek için piyasaya müdahale etmesi, küresel finans çevrelerinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi. İlk bakışta Japon ekonomisini rahatlatmaya yönelik görünen adımın, ABD tahvil piyasasından jeopolitik dengelere kadar uzanan çok daha geniş hesapların parçası olabileceği değerlendiriliyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Trump neden Japonya'nın para birimini desteklemek için devreye girdi?

ABD, yaklaşık 30 yıl aradan sonra ilk kez Japon yenini desteklemek amacıyla piyasadan yen alımı yaptı. Tarihi nitelikteki bu adım, Japon para birimindeki sert değer kaybını durdurmaya yönelik koordineli bir müdahale olarak değerlendirilirken, Washington'ın asıl hedefinin ne olduğu da tartışma konusu oldu.

Yen üzerindeki baskı büyüyor

Japon yeni son yıllarda ciddi değer kaybı yaşarken, Tokyo yönetimi para birimini desteklemek için milyarlarca dolarlık müdahalede bulundu. Ancak bu adımlar kalıcı sonuç vermedi.

Japonya'nın enerji ve gıda ithalatına bağımlılığı, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin maliyetleri artırması, Japonya Merkez Bankası'nın düşük faiz politikasını sürdürmesi ve kamu borcunun milli gelirin yüzde 200'ünü aşması yen üzerindeki baskıyı artırdı.

ABD neden devreye girdi?

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in toplantı notlarında yer alan "5-10 milyar dolar değerinde Japon yeni satın alın" ifadesi, Washington'ın piyasaya müdahale hazırlığını ortaya koydu. ABD Başkanı Donald Trump da daha sonra Japon yeni alımı yapıldığını doğrulayarak bunun küresel ekonomi açısından olumlu bir adım olduğunu söyledi.

Ancak ekonomistler, bu müdahalenin sadece Japon ekonomisini desteklemekten ziyade ABD'nin kendi ekonomik ve finansal çıkarlarını korumaya yönelik olabileceğini değerlendiriyor.

Tahvil piyasası da hedefte olabilir

Değerlendirmelere göre Japonya, yeni desteklemek için döviz rezervi oluştururken elindeki ABD Hazine tahvillerini satmak zorunda kalıyor. ABD tahvillerinin büyük miktarda satılması ise Washington'ın borçlanma maliyetlerini yükselterek uzun vadeli faizler üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Bu nedenle bazı ekonomistler, ABD'nin yeni destekleyerek Japonya'nın tahvil satış ihtiyacını azaltmayı ve kendi tahvil piyasasını korumayı hedeflemiş olabileceğini değerlendiriyor.

Dış İlişkiler Konseyi kıdemli araştırmacısı Rebecca Patterson da Hazine Bakanı Scott Bessent açısından Japon yeninin hızlı şekilde istikrar kazanmasının ABD'nin çıkarına olduğunu ifade ediyor.

Siyasi boyut da dikkat çekiyor

Müdahalenin zamanlaması Japonya Başbakanı Sanae Takaichi üzerindeki siyasi baskının arttığı döneme denk geldi.

Artan hayat pahalılığı, yüksek ithalat maliyetleri ve zayıf yen nedeniyle kamuoyu desteğinde gerileme yaşayan Takaichi, ekonomiyi canlandırmak amacıyla vergi indirimleri ve büyük yatırım paketleri açıkladı. Ancak bu politikaların zaten yüksek olan kamu borcunu daha da artırabileceği yönündeki endişeler piyasalarda belirsizlik yaratırken, yen üzerindeki baskıyı da güçlendirdi.

Bazı analistler ise Trump yönetiminin Takaichi'yi ideolojik açıdan yakın bir müttefik olarak görmesinin de müdahale kararında etkili olabileceğini öne sürüyor. Özellikle Japonya'nın savunma harcamalarını artırma kararı, Washington tarafından desteklenen politikalar arasında yer alıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ