Dolarda iki yönlü baskı: Beş merkez bankasından kritik kararlar

ABD tahvil faizlerindeki gerilemeyle dolar güç kaybederken piyasalar beş merkez bankasının kararlarına hazırlanıyor. Fed ve Avrupa'da faizlerin sabit kalması beklenirken Kanada ve Yeni Zelanda'da artış ihtimali öne çıkıyor. Gözler kararların ardından verilecek mesajlarda.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Dolarda iki yönlü baskı: Beş merkez bankasından kritik kararlar

Küresel döviz piyasaları, beş büyük merkez bankasının para politikası kararlarını açıklayacağı haftaya doların hafif gerilemesiyle başladı. ABD tahvil getirilerindeki düşüş ve petrol fiyatlarının son zirvelerinden uzaklaşması, dolar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı azaltırken yatırımcılar faiz kararlarının ardından merkez bankalarından gelecek mesajlara odaklandı. Özellikle ABD ile diğer ekonomiler arasındaki faiz farkının nasıl değişeceği, doların önümüzdeki dönemdeki seyri açısından önem taşıyor.

26 Ekim Pazartesi günü sabah işlemlerinde dolar endeksi 101,64 seviyesine geriledi. Euro dolar karşısında yüzde 0,16 değer kazanarak 1,1220'ye yükselirken sterlin yüzde 0,1 artışla 1,3385 dolardan işlem gördü. Japon yeni ise dolar başına 156,92 düzeyinde yatay seyretti. Döviz piyasalarındaki hareketler şimdilik sınırlı kalırken hafta boyunca açıklanacak faiz kararlarının oynaklığı artırabileceği değerlendiriliyor.

ABD tahvil faizleri geriledi, doların desteği zayıfladı

Dolarda iki yönlü baskı: Beş merkez bankasından kritik kararlar - Resim : 1

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,974'e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,299'a gerileyerek yaklaşık bir ayın en düşük seviyelerine yaklaştı. Tahvil getirilerindeki düşüş, dolar cinsinden varlıkların faiz avantajını azaltması nedeniyle Amerikan para birimi üzerindeki baskıyı artırıyor. Ancak doların bu süreçteki değer kaybı sınırlı kalıyor.

National Australia Bank Döviz Stratejisi Başkanı Ray Attrill, ABD tahvil getirilerindeki gerilemenin ve diğer büyük ekonomilerle faiz farkının daralmasının dolar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı hafiflettiğine dikkat çekti. Bu değerlendirme, döviz piyasalarında yalnızca Fed'in faiz seviyesinin değil, rakip ekonomilerin para politikalarının da önem kazandığını gösteriyor.

Doların seyrini etkileyen bir başka gelişme petrol fiyatlarında yaşanıyor. Brent petrolün geçen hafta yaklaşık altı ayın zirvesine yükselmesinin ardından yeni haftada 115 dolar civarına gerilemesi, enerji kaynaklı enflasyon endişelerini bir ölçüde hafifletti. Katar'ın İran ile ABD arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerine ilişkin haberler bu geri çekilmede etkili olurken Orta Doğu'daki arz riskleri varlığını sürdürüyor.

Petrol fiyatlarının yüksek kalması, enflasyon beklentileri üzerinden ABD tahvil faizlerini ve Fed'in para politikasına ilişkin tahminleri etkileyebiliyor. Buna karşılık enerji fiyatlarında kalıcı bir gerileme yaşanması, para politikasının daha fazla sıkılaştırılması ihtimalini azaltabilir. Dolayısıyla doların önümüzdeki günlerdeki yönünde petrol piyasasının seyri de belirleyici unsurlar arasında bulunuyor.

Beş merkez bankası üç günde karar açıklayacak

Dolarda iki yönlü baskı: Beş merkez bankasından kritik kararlar - Resim : 2

Küresel piyasaların gündeminde bu hafta ABD Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası, Japonya Merkez Bankası, Kanada Merkez Bankası ve Yeni Zelanda Merkez Bankasının faiz kararları bulunuyor. Fed, Avrupa ve Japonya'da faizlerin sabit tutulması ağırlıklı beklenti olarak öne çıkarken Kanada ve Yeni Zelanda'da faiz artışı ihtimalleri değerlendiriliyor. Bu farklılaşma, büyük para birimleri arasındaki faiz farklarının yeniden fiyatlanmasına neden olabilir.

Yeni Zelanda Merkez Bankası 28 Ekim Çarşamba günü Türkiye saatiyle 04.00'te kararını açıklayacak. Aynı gün Kanada Merkez Bankasının kararı TSİ 16.45'te, Fed'in kararı ise TSİ 21.00'de duyurulacak. Avrupa Merkez Bankası 29 Ekim Perşembe günü TSİ 16.15'te faiz kararını yayımlayacak; Japonya Merkez Bankasının kararı ise 30 Ekim Cuma günü açıklanacak.

Fed'in ekim toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutması bekleniyor. Ancak yatırımcıların asıl dikkati aralık ayına ilişkin verilecek mesajlara çevrilmiş durumda. Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu beslemeye devam etmesi, yılın son toplantısında yeni bir faiz artışı olasılığını gündemde tutuyor.

Kanada ve Yeni Zelanda'da ise yüksek enerji maliyetlerinin enflasyona etkisi daha fazla sıkılaşma ihtimalini canlı tutuyor. Buna karşılık Avrupa ve Japonya'da faizlerin sabit bırakılması beklense de karar metinlerindeki ifadeler, sonraki toplantılara ilişkin tahminleri değiştirebilir. Böylece bu haftanın sonucunu yalnızca açıklanan faiz oranları değil, merkez bankalarının gelecek aylara yönelik değerlendirmeleri belirleyecek.

Fed'in vereceği mesaj dolarda belirleyici olabilir

Dolarda iki yönlü baskı: Beş merkez bankasından kritik kararlar - Resim : 3

Fed'in 28 Ekim'deki kararının ardından Başkan Kevin Warsh'ın yapacağı açıklamalar yakından izlenecek. Piyasalar özellikle enflasyonun kalıcılığına, enerji fiyatlarının etkisine ve aralık ayında yeni bir faiz artışına ihtiyaç duyulup duyulmayacağına ilişkin ifadeleri değerlendirecek. Faizin beklendiği gibi sabit bırakılması halinde bile açıklamalardaki ton, dolar ve ABD tahvil getirilerinde yeni hareketlere yol açabilir.

Pepperstone Araştırma Başkanı Chris Weston da bu hafta merkez bankalarının vereceği ileriye dönük mesajların faiz kararlarının kendisinden daha etkili olabileceği görüşünde. Bu nedenle yatırımcılar kararların hemen ardından yayımlanan açıklamalarda enflasyon, ekonomik büyüme ve gelecek toplantılara ilişkin değerlendirmelere odaklanacak.

ABD'de bu hafta açıklanacak ekonomik veriler de Fed'e ilişkin beklentileri etkileyebilir. Tüketici güveni, işsizlik maaşı başvuruları ve Fed'in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, para politikasının seyri açısından önem taşıyor. Özellikle beklenenden yüksek bir enflasyon verisi, doların hafta başındaki kayıplarını telafi etmesini sağlayabilecek unsurlar arasında bulunuyor.

Buna karşılık enflasyonun yavaşladığını gösteren veriler ve Fed'den gelecek daha yumuşak mesajlar, ABD ile diğer ekonomiler arasındaki faiz farkının daralacağı beklentisini destekleyebilir. Böyle bir durumda euro ve diğer büyük para birimlerinin dolar karşısında güç kazanması mümkün. Ancak petrol fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin yön değiştirmesi, bu senaryoları kısa sürede geçersiz kılabilir.

Türkiye'de dolar, euro ve gram altın nasıl etkilenebilir?

Dolarda iki yönlü baskı: Beş merkez bankasından kritik kararlar - Resim : 4

Küresel para politikalarındaki değişimler Türkiye açısından da önem taşıyor. Fed'in faizleri sabit tutması ve ABD tahvil getirilerinin gerilemesi, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını destekleyebilir. Buna karşılık aralık ayında yeni bir faiz artışı beklentisinin güçlenmesi, dış finansman maliyetleri ve küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturabilir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 22 Ekim'deki toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36'ya çekmişti. Bu kararın ardından dış faiz koşullarının nasıl şekilleneceği, Türk lirası cinsi varlıklara yönelik yabancı yatırımcı ilgisi açısından daha da önem kazandı. Ancak küresel dolar endeksindeki düşüş, dolar/TL kurunun aynı yönde hareket edeceği anlamına gelmiyor.

Euro/dolar paritesindeki yükseliş de Türkiye ekonomisi açısından izlenen gelişmeler arasında bulunuyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yoğun ticari ilişkileri nedeniyle eurodaki değişimler ihracat gelirleri, ithalat maliyetleri ve şirketlerin döviz pozisyonları üzerinde farklı sonuçlar yaratabiliyor. Euro/TL'nin seyri ise yalnızca uluslararası pariteye değil, Türk lirasının dolar karşısındaki hareketine de bağlı.

Gram altın açısından da benzer biçimde iki ayrı fiyatlama unsuru bulunuyor. Ons altının uluslararası piyasalardaki seyri ile dolar/TL kuru birlikte gram altının Türk lirası cinsinden değerini belirliyor. Fed'in açıklamalarının ABD tahvil faizleri ve ons altın üzerinde oluşturacağı etki, bu nedenle Türkiye'deki altın yatırımcıları tarafından da yakından takip edilecek.

Haftanın sonunda doların yönünü belirleyecek temel unsur, beş merkez bankasının faiz kararları arasındaki farklılaşma olacak. Özellikle Fed'in aralık ayına yönelik vereceği mesajlar ile Avrupa ve Japonya merkez bankalarının enflasyona ilişkin değerlendirmeleri, uluslararası faiz farklarını yeniden şekillendirebilir. Piyasalar şimdilik doların hafif gerilediği bir görünüm sergilerken asıl sınav 28-30 Ekim arasındaki kararlarla yaşanacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ
faiz dolar Politika Faizi