Türkiye ASYCUDA için 6 ay ek süre istedi

Türkiye ile Irak arasında bankacılık ve gümrük sistemleri üzerinden yeni bir diplomasi trafiği başladı. DEİK Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Irak’ın dijital gümrük sistemi ASYCUDA’ya geçiş süreci ve beraberinde getirdiği kur farkı mağduriyetini gidermek amacıyla Irak Merkez Bankası Başkanı ile görüşerek, sistemin 6 ay ertelenmesi talebini iletti.  

Türkiye ASYCUDA için 6 ay ek süre istedi

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

Kalkınma Yolu projesiyle 30 milyar dolarlık ticaret hacmine odaklanan Türkiye-Irak hattı, bugünlerde gümrük ve bankacılık engellerini aşmaya çalışıyor. 1 Ocak’ta yürürlüğe giren ASYCUDA sistemiyle birlikte ihracatçının en büyük sorunu haline gelen ‘kur makası’ için ekonomi diplomasisi devreye girdi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), üç ana başlıkta acil çözüm paketini masaya koydu. Türkiye’nin ikinci büyük ihracat pazarı olan Irak’ta, 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe giren yeni gümrük sistemi (ASYCUDA) ticarette sıkıntılar yaratmaya başladı. Habur Sınır Kapısı’ndaki altyapı eksikliği nedeniyle ödemelerini resmi kur üzerinden alamayan Türk ihracatçısı, yüzde 15’e varan ek maliyet baskısı yaşarken, Türkiye tarafı ekonomi diplomasisi atağına geçti.

DEİK Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Irak Merkez Bankası Başkanı Ali el-Allak ile görüştü. Halit Acar, ASYCUDA sistemine geçiş sürecinin 6 ay ertelenip bir süre daha barkod sistemiyle devam edilmesi, 1 Ocak öncesine ilişkin firma alacaklarının tamamlanması ve Irak’taki bankalardan Türkiye’deki şubelere dolar cinsinden doğrudan havale işlemlerinin gerçekleştirilmesi taleplerini iletti. 

Resmi talep 1 hafta içerisinde iletilecek

Merkez Bankası Başkanı ile yapılan görüşmenin detayları hakkında DÜNYA’ya açıklama yapan Halit Acar, Irak hükümetinin 1 Ocak 2026 itibarıyla ASYCUDA sistemi üzerinden gelmeyen ürünlerin ödemelerini Merkez Bankası’nın sabit kuru (1.320 IQD) yerine piyasa kuru (1.500+ IQD) üzerinden yapma kararı aldığını hatırlatarak, “İş insanlarımız ticaretini Habur üzerinden yapıyor ancak Habur’da henüz bu sistem kurulu değil.

Bu durum, paranın piyasadan yüksek kurla alınmasına neden oluyor ve ihracatçımıza yüzde 12 ile yüzde 15 arasında ek bir maliyet bindiriyor. Stoklar tükendiğinde bu maliyet fiyatlara yansıyacak ve Irak’taki enflasyonu da tetikleyecek. Bu nedenle sistemin en az 6 ay daha ertelenmesini talep ettik” dedi. Görüşmelerin olumlu geçtiğini belirten Acar, DEİK tarafından hazırlanacak resmi talep yazısının bir hafta içerisinde Büyükelçilik kanalıyla doğrudan Irak Başbakanı Sudani’ye iletileceğini de açıkladı. 

“Döviz sıkıntısı MB ile piyasa makasını açıyor”

Bölgede yaşanan sıkıntıların detayları hakkında bilgi veren Acar, “Şu an pazarda doları MB’nin sabit kuru olan 1.320 Irak Dinarı’ndan değil piyasa kuru 1.500 Irak Dinarı’ndan almak zorunda kalıyorsunuz. Normal şartlarda iş insanlarımız paralarını dövizciler aracılığıyla veya bankanın mevcut piyasa kuru üzerinden alabiliyor.

Merkez Bankası kuru üzerinden alındığı zaman piyasa kuru 1.400 Irak Dinarı oluyor, makas çok açılmıyor. Ama şimdi 1.500 Irak Dinarı’nı buluyor, hatta daha fazla. Ama şimdi Merkez Bankası kuru üzerinden alamıyor. O zaman da piyasada bir şişme oluşuyor. Bu şişme ile beraber ciddi anlamda enflasyona yönelik bir sıkıntı oluşmuş oluyor. Pazarda sorunlar başlıyor” diye konuştu. Döviz bulunamadığı için belli bir süre sonra piyasadaki dövizin kurunun da arttığını kaydeden Acar, 1.500 IQD olan kurun 1.520, hatta 1.600’e kadar çıktığını söyledi.

Şu anda bölgedeki Türk firmalarının stoktaki ürünlerini tükettiğini anlatan Acar, şöyle devam etti: “Ama stokta ürünler bittiği zaman yeni ürün tedarikinde bulunmak zorunda kalacaklar. O zaman da haliyle Merkez Bankası kuru üzerinden parasını alamadığı için oradaki bedeli ürününe yansıtmak zorunda kalacak. Bu sefer orada ürünlerde bir fiyat artışı olacak. Fiyat artışı olduğu zaman da bu sefer Irak’taki alımı yapan vatandaşın veya tüccarların ciddi anlamda bir girdi zararı olduğu için bu sefer yine enflasyon olacak. Bunu Merkez Bankası Başkanı’na da anlattık.”

Ödenmeyen alacaklar için destek istendi

Görüşmede ele aldıkları ikinci konunun da sıkıntıdaki tahsilatlar olduğunu açıklayan Halit Acar, “1 Ocak’ta ASYCUDA sistemi devreye girmeden kasım ve aralık aylarında ödemelerini alamayan firmalar var. Burada da bir gümrük komitesi oluşturuldu, ona bağlandı. Tabii gümrük komitesi de Şu anda işlemleri yavaş götürüyor.

Yavaş götürdüğü için de 1 Ocak öncesinde alacakları olan firmalarımız da hala paralarını alamıyor. Burada da işlemlerin hızlandırılması ile ilgili bir destek ricasında bulunduk” açıklamasını yaptı. Acar, bu noktada da aynı zamanda gümrük komitesi üyesi olan Irak Merkez Bankası Başkanı Ali el-Allak’tan destek sözü aldıklarını açıkladı. 

Para transferinde euro yerine dolar talebi

Masaya getirdikleri üçüncü konunun da bankalar arası para transferi olduğunu belirten Acar, sözlerine şöyle devam etti: “Halihazırda Türk bankalarımız Irak’tan Türkiye’ye para gönderdiklerinde Merkez Bankası kuru üzerinden dolar değil de euro olarak gönderiyor. Iraklı bankalar dolar olarak gönderiyor. Ama Türk bankaları euro olarak göndermek zorunda kalıyor. Irak’ta bulunan yerel bankaların Amerika’da bir hesabı bulunması gerekiyor.

Bizim bankalarımız Türkiye’den bağımsız çalışmak zorunda kaldığı için Irak yasaları gereği, lokalde yerel banka olarak kabul ediliyor. Bankalarımız Amerika’da hesap açmaya çalıştığı halde prosedürlerden dolayı uzayan bir süreçten kaynaklı transferlerini dolar üzerinden yapamıyor. Biz de burada şu öneriyi yaptık; bankalarımız, Irak’tan Türkiye’ye para gönderirken EFT değil de havale şeklinde gitsin. Merkez Bankası Başkanından dolar transferinin bu şekilde gerçekleşmesi talebinde bulunduk.”

“Irak’ta kalıcı olmanın yolu yatırımdan geçiyor”

DEİK Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Irak pazarının Türkiye için sunduğu devasa potansiyele dikkat çekerek, “Irak’ta nüfus 46 milyon ancak tüketim gücü 90 milyona eşdeğer. Bu pazarda kalıcı olmak için artık sadece mal satmak yetmez, yatırımcı olmak şart” dedi. Irak’taki tüketim alışkanlıklarının Türkiye ile benzerlik gösterdiğini ancak harcama hacminin nüfusun çok üzerinde olduğunu belirten Acar, “Irak her geçen gün gelişen bir ülke.

Şu an 46 milyonluk bir nüfus potansiyeli var ancak bu nüfus, harcama alışkanlıklarıyla iki kat tüketim yapıyor. Yani karşımızda aslında 90 milyon nüfusluk bir tüketim gücü var. Bizim 86 milyonluk nüfusumuzla eşdeğer bir tüketimden bahsediyoruz. Üreticimiz için Türkiye kadar büyük bir pazar yanı başımız” diye konuştu. Irak Başbakanı Sudani’nin attığı adımlarla ülkede lokal üretime verilen önemin arttığını da dile getiren Acar, şunları söyledi: “Irak hükümeti yerli üretime ciddi önem veriyor ve referandumlarla piyasaya katkı sunuyor.

Bu durum, sadece dışarıdan ürün gönderenler için pazarın daralması anlamına gelebilir. Türk firmalarımız için fırsat artık sadece ihracatta değil, Irak içerisinde yatırıma gitmekte. Yatırım yapmazsak pazar payımız azalabilir ama Irak içerisinde bir yer açmak, o devasa pazarın tam kalbinde aktör olmak demek.” Türkiye’nin üretim gücünün Irak’ın yerel potansiyeliyle birleşmesi gerektiğini vurgulayan Acar’a göre, Irak’ta yatırımcı olmak demek, sadece o ülke için değil, tüm bölge için aktif bir aktör olmak demek. 

Hedef 30 milyar dolarlık ticaret hacmi

Kalkınma Yolu Projesi’nin 1.300 kilometrelik hattıyla sadece bir nakliye yolu değil, dev bir ekonomik ekosistem olduğunu ifade eden Halit Acar, projenin önemini şu sözlerle özetledi: “Mevcut 20 milyar dolarlık ticaret hacmimiz, bu yolun faaliyete geçmesiyle en az 30 milyar dolara çıkacak. Yol güzergahı boyunca organize sanayi bölgeleri, petrol istasyonları ve sosyal alanlar kurulacak. Türk firmaları burada hem müteahhit hem de tedarikçi olarak en büyük payı alacak. Bu proje sadece Irak’ı değil, Asya’yı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak. Körfez ülkeleri için de kritik bir kaynak sağlanmış olacak.”

Masada 3 kritik başlık var 

1-Sistem ertelemesi: ASYCUDA uygulamasının, Suriye ve Kuzey Irak arasındaki alternatif yolların güvenliği ve Habur’daki entegrasyon sağlanana kadar 6 ay uzatılması. 

2-Geçmiş alacakların tahsili: Kasım ve Aralık 2025 döneminden kalan ve gümrük komitesine takılan ödemelerin hızlandırılması.

3-Dolar transferi kolaylığı: Türk bankalarının Irak’tan Türkiye’ye transferleri euro yerine, yerel şubeler arası havale yöntemiyle doğrudan dolar üzerinden yapabilmesi.

Türkiye neden 6 ay süre istiyor?

Halit Acar, Türk iş dünyası olarak ASYCUDA sistemine geçişte neden 6 aylık erteleme talep ettiklerini şöyle açıkladı: “Güney ile Kuzey arasında anlaşmazlık var. Irak hükümeti mal ticaretinin Zaho Kapısı’ndan ya da Suriye üzerinden yapılmasını istiyor. Suriye’de hala güvenlik sıkıntısı olduğu için nakliye sigortalarında sorun var. İhracatçı oradan mal göndermek istemiyor. Biz de diyoruz ki ‘6 ayda Suriye’de güvenlik anlamında bir rahatlama olur, siz de Kuzey ile aranızdaki anlaşmazlığı çözmüş olursunuz’.” 

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL