Türk ihracatçı Çin’le ucuzlukta yarışmamalı

Küresel ticarette artan korumacılık ve Çin kaynaklı rekabetin ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığını belirten ENSİA YK Üyesi Gamze Satoğlu, Türkiye’nin fiyat yerine hız, esneklik, teknoloji ve verimlilikle öne çıkması gerektiğini söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Türk ihracatçı Çin’le ucuzlukta yarışmamalı

Enerji Sanayicileri ve İş İn­sanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Satoğlu, DÜNYA’ya yap­tığı değerlendirmede Türk ihra­catçısının finansman, kur, ener­ji ve lojistik maliyetlerinin yanı sıra küresel pazarlardaki rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve Avrupa’ya yakınlığı­nın önemli avantajlar sunduğu­nu belirten Satoğlu, ihracatta fi­yat rekabetinden çok verimlilik ve katma değerin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Yeni Orta Vadeli Program’ın (OVP) geçmiş programlara kı­yasla daha gerçekçi bir çerçeve çizdiğini ifade eden Satoğlu, dış ticarette yalnızca ihracat raka­mındaki artışa odaklanılmama­sı gerektiğini söyledi. OVP’de mal ihracatının 2025’teki 273,2 mil­yar dolardan 2026’da 282 milyar dolara, 2029’da ise 316 milyar do­lara çıkarılmasının öngörüldüğü­nü belirten Satoğlu, ihracatın it­halat bağımlılığını azaltan ve da­ha fazla yerli katma değer yaratan bir yapıya dönüştürülmesi gerek­tiğini kaydetti.

“Daha fazla yüksek teknoloji, tasarım, marka, yazılım, mühen­dislik ve hizmet ihracatına ihtiya­cımız var” diyen Satoğlu, mikta­rın yanında ihracatın niteliğinin de önem taşıdığını vurguladı.

Küresel ticarette korumacılı­ğın güçlendiğini ve tedarik zincir­lerinin yeniden şekillendiğini be­lirten Satoğlu, Türkiye’nin Çin’le doğrudan fiyat rekabetine girme­sinin doğru bir strateji olmaya­cağını söyledi. Türkiye’nin Avru­pa’ya yakınlığı, kısa teslim süre­leri ve esnek üretim kabiliyetinin avantaj sağladığını belirten Sa­toğlu, “Türkiye kendisini en ucuz üretici olarak değil; hızlı, esnek, güvenilir ve kaliteli üretici olarak konumlandırmalı” dedi.

Avrupa ile güçlü ticari ilişki­lerin korunması gerektiğini be­lirten Satoğlu, tek bir pazara ba­ğımlılığın azaltılması için pazar çeşitlendirmesinin de hızlandı­rılması gerektiğini ifade etti. Sa­vunma sanayii, enerji ekipmanla­rı, sağlık teknolojileri, elektronik, yapay zekâ ve enerji depolama alanlarının Türkiye açısından öne çıktığını kaydetti.

Maliyet baskısı verimlilikle aşılabilir

Türk ihracatçısının karşı karşı­ya olduğu sorunların yalnızca kur üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Satoğlu, finansman, lojistik, hammadde ve enerji maliyetlerinin aynı anda baskı oluşturduğuna dikkat çekti.

Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yı­lı ilk çeyrek Dış Ticaret Beklen­ti Anketi’ne göre firmaların yüz­de 83,9’unun finansman mali­yetlerini, yüzde 78,2’sinin döviz kurlarını, yüzde 76,5’inin ise lo­jistik maliyetlerini önemli so­runlar arasında gösterdiğini ak­taran Satoğlu, ihracatçıların yüz­de 67,3’ünün rekabetçi fiyat sunmakta zorlandığını belirtti.

Özellikle tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerde maliyet baskısının daha fazla hissedildiğini kayde­den Satoğlu, kur artışının tek ba­şına kalıcı bir rekabet avantajı yaratmayacağını söyledi.“Uzun vadeli rekabet gücünü belirle­yen asıl unsur verimlilik” diyen Satoğlu, otomasyon, dijitalleş­me, yapay zekâ ve Ar-Ge yatırım­larının önemine işaret etti. Tür­kiye’nin düşük maliyetle rekabet eden bir üretim merkezinden, yüksek verimlilik ve katma değer­le rekabet eden bir yapıya dönüş­mesi gerektiğini belirtti.

Yeşil dönüşüm ve yapay zekâ

Avrupa Birliği’nin sınırda kar­bon ve sürdürülebilirlik düzen­lemelerinin ihracatın koşulları­nı değiştirdiğini belirten Satoğ­lu, karbonun üretim maliyetinin bir parçası haline geldiğini söyle­di. Özellikle Avrupa’ya ihracat ya­pan firmaların emisyon ölçümü, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji çalışmalarını hızlandırdı­ğını kaydeden Satoğlu, KOBİ’ler­de ise hazırlık seviyesinin daha düşük olduğunu ifade etti.

COP31’in Türkiye’de düzen­lenecek olmasının yeşil yatırım­ların finansmanı ve uluslararası iş birlikleri açısından fırsat sun­duğunu belirten Satoğlu, yapay zekânın da ihracat rekabetçiliği­nin yeni unsurlarından biri oldu­ğunu söyledi. Yapay zekânın ta­lep tahmini, stok yönetimi, kali­te kontrol, üretim planlaması ve enerji tüketimi gibi alanlarda ve­rimlilik sağlayabileceğini belir­ten Satoğlu, “İhracatta rekabeti artık yalnızca döviz kuru veya iş­çilik maliyeti üzerinden değer­lendiremeyiz. Aynı ürünü daha az enerjiyle, daha az fireyle, daha hızlı ve daha kaliteli üreten şirket daha güçlü bir ihracatçı haline ge­liyor” dedi.

Kaynak: DÜNYA - İZMİR