24 °C

Bir prensesin öyküsü

Grace Kelly'nin yaşamının bir dönemine odaklanan "Monaco Prensesi Grace" filminde; Hollywood yıldızı olarak ünlenen, sonrasında evlenerek prenses olan ünlü aktrisi Nicole Kidman canlandırıyor

Bir prensesin öyküsü

İSTANBUL - Hollywood’un altın çağının ünlü aktrislerinden Grace Kelly’nin yaşam öyküsünü beyazperdeye taşıyan “Monaco Prensesi Grace“ (Grace of Monaco), sinemalarımızda bugün vizyona giriyor. Edith Piaf’ın biyografisi “Kaldırım Serçesi” yle (La Mome) tanınan Olivier Dahan’ın yönettiği filmde, Kelly’yi Nicole Kidman oynuyor. Filmin diğer önemli rollerinde ise Tim Roth ve Frank Langella var. 

Cannes Film Festivali'nin açılışında gösterilen ve Monaco Kraliyet Ailesi’nin tepkileriyle gündeme gelen “Grace”, yüzyılın düğününden altı yıl sonraya, 1962’ye odaklanıyor. Hikâyenin geçtiği bir yılda Grace Kelly geçmişi ve o anki hali ile uzlaşmaya çalışıyor, beyazperdeye olan özlemi ve iki çocuk annesiyle Prens III. Rainier’ın eşi olmak arasında sıkışıyor. Alfred Hitchcock, Grace’in Hollywood’taki kariyerine dönme projelerinin tasarılarını hazırlarken, o kendini kişisel bir krizin içinde bulur. Rainer’ın Monaco için düşündüğü modernleşme ile birlikte Monaco üstünde Fransız vergisi uygulamayla tehdit eden ve prensliğe el koymak isteyen Fransa Başkanı Charles de Gaulle ile iletişim iki yönlü kesiliyor. Tamamen kontrolden çıkmış uluslararası bir kriz ve Fransa’nın yaklaşan işgali sadece ailesi, evliliği ve ülkesi için değil ama aynı zamanda Grace’in özel hayatı için de kriz sebebi haline geliyor. Sinema ikonu, evinden çok uzakta bir Amerikalı olarak zor bir kararla karşı karşıya kalıyor: Küresel olarak sevilen ve hayran olunan ünlü film yıldızı statüsünü mü, yoksa yeni rolünü ve kişiliğini mi benimsemesi gerekiyor?

Onlar da beyazperdenin soyluları

-Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler (1937): Ünlü masal defalarca sinemaya uyarlandı, hatta Yeşilçam bile Zeynep Değirmencioğlu’yla bir “Pamuk Prenses” filmi çekti, ama, 1937 Disney yapımı “Snow White and the Seven Dwarfs”ın yeri başka. 

-Roma Tatili (1953): Hollywood’un prensesi Audrey Hepburn (yanda), bürokrasiden sıkılıp saraydan kaçarak, misafir geldiği Roma’yı sıradan bir kız gibi gezip tadını çıkaran Prenses Ann’le tek Oscar ödülünü de kazanmıştı. 

-Acemi Prenses (2001): Prenses olduğunu ve “prenses olmayı” sonradan öğrenen Mia’nın öyküsü o kadar sevildi ki Anne Hathaway’i yıldız mertebesine yükselten filmin devamı da çekildi. 

-Karlar Ülkesi (2013): 2013’ün “En İyi Animasyon Filmi” seçilen “Frozen”da, değdiği her şeyi buza çeviren güzel prensesin öyküsü, çocuklar kadar büyüklerin de yüreğini burkmuştu. 

-Diana (2013): Prenses Diana’nın son günlerine odaklanan “Diana”, alışıldık prenses öykülerinden farklı olarak bir insan portresi çiziyordu.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.