“Broadway & West End dünyasını ülkemize getirdik”

Ülkemizde nüfusun çok büyük bir bölümünün hayatında hiç tiyatroya gitmediğini belirten Cemil Demirok, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde tiyatroya gidenlerin nüfusa oranının yüzde 77 olduğunu ve Türkiye’de bu oranın yukarı çekilmesine katkı sağlamak için çalıştıklarını belirtti.

Haber Merkezi
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Günay DEMİRBAĞ- Piu Entertaintment, Londra West End tiyatro dünyasının ilk Türk yapımcı firması. Müzik, tiyatro, opera, müzikal, dans ve sahne şovları gibi farklı disiplinlerden etkinlikleri sahneye koyuyorlar. Firma, Londra bulunan merkezleriyle, yerli ve uluslararası yapımlara imza atıyor. Özellikle Cumhuriyetimizin 100. Yılının kutlamasına damgasını vuran etkinliklerden biri 1923 oldu. Yediden yetmişe herkese hitap ederek zamanda yolculuk yaptıran prodüksiyonda, senaryo, kostüm ve oyuncuları ile göz yaşlarına hakim olunamayacak derece etkili bir oyun sahneye konuluyor. Amadeus, Küheylan, Aşık Shakespeare, gibi son yılların ilgi çeken diğer oyunlarını da sahneye koyan Piu Entertainment Genel Müdürü Cemil Demirok ile çalışmaları hakkında bilgi aldık.

 Piu Entertaintment’dan bahseder misiniz ne zaman, nasıl kuruldu?

 Piu Entertainment, 2012 yılında İstanbul’da kuruldu ve Atlantis Yapım çatısı altında faaliyet gösteriyor. Tiyatro, dans, konser, sergi gibi entertainment sektörünün farklı alanlarında tasarım ve üretim aşamasından, booking ve danışmanlığa kadar birçok yelpazede hizmet veren Piu Entertainment Andre Rieu, Itzhak Perlman, Joshua Bell gibi dünyaca ünlü klasik müzik yıldızlarıyla serüvenine başladı. 2016 yılından itibaren Londra merkezi de hayata geçti. Böylece hem Birleşik Krallık hem Türkiye’de sanatseverleri dans, müzikal, tiyatro, konser, sergi gibi farklı disiplinden sanatçı ve gösteriyle buluşturmaya devam etti. Piu olarak prestijli ve ışıltılı Londra West End tiyatro dünyasının ilk Türk yapımcısıyız. 2019 yılında Londra’da ürettiğimiz Tony En İyi Müzikal Ödüllü GreenDay’s American Idiot müzikalinin ortak yapımcısıyız. Londra dahil 22 şehirlik Birleşik Krallık turnesi gerçekleştirdik. Yeni Zelanda’da üç haftalık bir turne gerçekleştirdik ancak pandemi sebebiyle turnenin Türkiye’yi de içine alan Avrupa bacağı iptal oldu. Şu an İngiliz ortaklarımızla iki yeni müzikal üzerinde çalışıyoruz. Broadway & West End dünyasından ciddi bir knowhow’u ülkemize getirdik.

Birbirinden önemli yapımlar sahneleniyor

 

2020 yılında Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ile bir araya gelerek Türkiye’de tiyatro ve müzikal yapımlarını; Amadeus, Timsah Ateşi, 1923, Küheylan ve Aşık Shakespeare gibi birbirinden önemli prodüksiyonları sahnelemeye başladı. Booking departmanıyla Türkiye’den İngiltere’ye, Dubai’den Azerbaycan’a geniş bir coğrafyada prestijli festival ve sanat kurumlarına içerik danışmanlığı veriyor.

 Piu, yaptığı prodüksiyonlarla ülkemizdeki sahne sanatlarına neler kattı?

 2020 yılında ülkemizde önemli bir ekol olan 25 yıllık Çolpan İlhan& Sadri Alışık Tiyatrosu ile tiyatro yapımları üretmeye başladık. Amadeus, Timsah Ateşi, Küheylan, 1923 ve Âşık Shakespeare izleyiciyle buluşturduğumuz prodüksiyonlarımız. Bu projelerle hem sahne üstünde hem de sahne arkasında ciddi bir istihdam sağlıyoruz.

 “PSM, AKM gibi alt yapısı güçlü salonların olması çok ama çok önemli.”

 SAKM (Sadri Alışık Kültür Merkezi) ile aynı vizyonu paylaşıyoruz, güzel bir sinerji yarattık ve bir tiyatro fabrikası kurduk. Ay içerisinde aynı anda birçok farklı şehirde onlarca oyun sahneleyip binlerce seyirciyi tiyatro ile buluşturuyoruz. Alanının en iyi yaratıcı ekipleriyle çalışıp çok profesyonel ekiplerle ciddi bütçelerle iletişim dünyasını tasarlayıp önemli bir medya satın alması yapıyoruz. Yaratıcı ajanslarımız, sosyal medya ajanslarımız, fotoğraf ve video sanatçılarımızla sahne üzerindeki başarılı senaryo, reji ve oyunculukları pazarlama tarafında destekliyoruz. PSM, AKM gibi alt yapısı güçlü salonların olması çok ama çok önemli. Sahne sanatlarının gelişimi ve bu sektöre katma değer yaratacak en doğru katkıyı yapmak amacıyla Fasilite ismiyle yeni bir şirket kurduk. Piu Entertainment ve Desmus olarak ülkemizde bu sektördeki çok büyük bir açığı kapatmak ve yanlışın önüne geçmek amacıyla, birlikte uzun yıllara dayanan sanat merkezi işletmeciliği alanındaki tecrübelerimizi bir araya getirerek bu şirketi kurduk. Yeni şirketimizle salonları sahnelenecek içeriğe göre tasarlamayı ve işletmeyi amaçlıyoruz. Genellikle ülkemizde salonlar inşa edildikten sonra ‘’kim işletsin’’ ya da ‘’hangi içerik sahnelensin’’ diye çalışma yapılıyor. Biz tam tersine önce içerik stratejisini oluşturup, işletmedeki ihtiyaçlarımızı da göz önünde bulundurarak nokta atışı sanat merkezleri tasarlamayı ve yapmayı hedefliyoruz. Aksi halde şehirlerimizde tam randımanlı kullanılmayan, sürdürülebilirlikten uzak salonlar artıdeğer yaratamıyor.

Sahneye konulan oyunların seçim kriterlerinden bahseder misiniz?

 SAKM ile farklı türlerden eserler seçerek bir repertuar hazırlıyoruz. Edebi yanı güçlü, eğlenceli, ailelere, gençlere yönelik farklı tarzlarda oyunları sahneliyor, çeşitlilik yaratıyoruz. Yerli ve yabancı yazarlardan istifade ediyoruz. Alt yapısı güçlü salonlarda prodüksiyon yapmamız sebebiyle, prodüksiyon ve görsel dünya anlamında da elverişli eserler seçmeye özen gösteriyoruz. Amacımız tiyatro sektörünü büyütmek, her anlamda gelişimine

Katkı sağlamak, popüler kültürü de sistemin içine çekerek satılan bilet sayısını, sahnelenen oyun sayısını arttırmak. Ülkemizde nüfusun çok büyük bir bölümü hayatında hiç tiyatroya gitmemişken İngiltere gibi gelişmiş sanat ülkelerinde tiyatroya gidenlerin nüfusa oranı %77. Biz de Türkiye’de bu oranın yukarı çekilmesine destek olmak, hiç tiyatroya vakit ayırmayan kitleyi salonlara çekmeyi amaçlıyoruz. Bu noktada repertuvarda çeşitlilik, prodüksiyon kalitesi, popüler ve saygın yazar ve oyuncular, özgün, zengin yaratıcı ekipleri bir araya getiriyoruz.

 Sizleri en çok zorlayan ve /veya program hangisi oldu ve neden?

 Bugüne kadar Türkiye’de yapılmış en kapsamlı ve en büyük prodüksiyon olan 1923 projemizi söyleyebilirim. Hiç birimizin daha önce tecrübe etmediği bir çalışma oldu. İçerisinde döner sahne, hologram, video mapping, çocuk oyuncu, dansçı, orkestra ve oyuncu barındıran, yerli ve yabancı yaratıcı ekiplerin bir araya geldiği çok kapsamlı bir prodüksiyon. Zorlu Holding’in vizyonuyla, Piu Entertainment, Çolpan İlhan Sadri Alışık Tiyatrosu ve Zorlu PSM birlikte çok büyük bir ekiple 2 sene üzerinde çalışarak bu projeyi hayata geçirdik. Hepimiz için çok zorlayıcı ancak bir o kadar da motive edici ve gurur verici bir proje oldu. Hikaye Yekta Kopan, yazar ekibi

Mert Dilek, Mehmet Ergen, yönetmenleri ise Mehmet Ergen, Lerzan Pamir oldu. Dansçılar, çocuk oyuncular orkestra, herkes haftalarca ayrı ayrı çalıştıktan sonra yine uzun süre bir arada çalışmalara devam edildi. Çok meşakkatli bir dönemdi. Teke tek seçmeler yapıldı ve uzun sürdü. Çok ciddi bir yetenek havuzumuz var fakat yer olamadığı için bir sürü insana da maalesef üzülerek alamadık aramıza.

 1923’ün geniş bir hedef kitlesi var

 7’den 70’i kapsayan bir hedef kitlesine yönelik yapmak istedik. Çalışmaya başlamadan önce üç ay kadar fokus grupları yaptık ve cumhuriyet ile ilgili bir program olsa ne olmasını istersiniz müzikal mi, film mi ve hangi salonda izlemek istersiniz diye sorduk. Cumhuriyet ile ilgili neler anlatılmalı, nelere değinilmeli ve kiminle gitmek isteyeceklerine dair aylarca çalışmamız sürdü. Oradan da müzikal olması gerektiği ve seyircilerin üç jenerasyon gitmek istedikleri sonuçlarına ulaştık. Gerçekten de cumhuriyete güzel bir armağan olduğunuda düşünüyoruz. Duygusal bir yönü var, ben hala izlerken çok duygulanıyorum.

 “Çocuklar ve gençlerin özellikle izlemesini istiyoruz.”

 23 Nisan’da çocuklara ücretsiz olarak sergilendi. Yedi yaşından itibaren çocuklar ve gençlerin özellikle izlemesini istiyoruz. Herkesin kendisine alabileceği görsel bir ders niteliğinde aslında. Akşam seanslarında daha çok yetişkin, öğlen seanslarında ise daha çok çocuk izleyicimiz oluyor. Şu an okullardan talepler gelmeye başladı, onlara özel indirimler uyguluyoruz.