Bakliyat için hedef büyüdü: Daha fazla verimli ve katma değerli üretim

Mersin’de düzenlenen Ta­rımsal Gıda Zirvesi-Agro­Food Summit 2026’da tahıl, bakliyat, soya fasulyesi, yağlı to­humlar, bitkisel yağlar ve değir­mencilik sektörlerinin geleceği küresel gelişmeler ışığında de­ğerlendirildi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Bakliyat için hedef büyüdü: Daha fazla verimli ve katma değerli üretim

Yaklaşık 30 ülkeden katılım­cının yer aldığı Tarımsal Gı­da Zirvesi-AgroFood Summit 2026, 24-25 Eylül tarihlerinde Mersin’de gerçekleştirildi. AGT Arbel İcra Kurulu Başkanı ve Küresel Bakliyat Konfederas­yonu (GPC) Temsilcisi Hüseyin Arslan ile Ukrayna Baklagiller ve Soya Fasulyesi Birliği Başka­nı Antonina Skliarenko’nun açı­lış konuşmalarını yaptığı zirve­de, 2026-2027 sezonuna ilişkin küresel tahıl görünümü, bitki­sel yağ piyasalarındaki dengeler, bakliyatta arz-talep beklentileri ve değirmencilik sektöründeki rekabet ele alındı.

Türkiye’nin uluslararası ta­rım ve gıda organizasyonların­daki rolünün güçlendiğini söy­leyen Hüseyin Arslan, gelecek yılki GPC Konferansı’nın İstan­bul’da düzenleneceğini duyur­du. 3-6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek konferansın, farklı ülkelerden sektör temsil­cilerini bir araya getirerek yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve mevcut ilişkilerin geliştiril­mesine katkı sağlayacağını be­lirten Arslan, organizasyonun ilerleyen yıllarda daha geniş ka­tılımla yeniden Mersin’de dü­zenlenmesini umduklarını söy­ledi.

Küresel Bakliyat Pazarı: Arz ve Talep konulu bölümde konu­şan Mersin Ticaret Borsası Yö­netim Kurulu Başkanı Ö. Abdul­lah Özdemir, dünya nüfusunun arttığını, iklimin değiştiğini ve tarımsal kaynakların giderek daha değerli hale geldiğini be­lirterek, bakliyatın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını söyledi. Özdemir, bakliyatın gıda güven­liği, sağlıklı beslenme ve sürdü­rülebilir tarım açısından stra­tejik bir ürün olduğunu ifade et­ti. Bakliyat sektörünün geleceği açısından beş başlığa dikkat çe­ken Özdemir, ilk olarak verim­lilik konusuna işaret etti.

Önü­müzdeki yıllarda bakliyata olan ihtiyacın artacağını ancak tarım alanlarının aynı ölçüde genişle­tilemeyeceğini belirten Özde­mir, önümüzdeki on yılda üre­timin yüzde 14 artmasının, eki­li alanlardaki artışın ise yüzde 6’da kalmasının beklendiğini aktardı. Özdemir, “Bu nedenle daha yüksek verimlilikle daha fazla üretmek zorundayız” dedi.

Tüketim alışkanlıkları yeni fırsatlar oluşturuyor

Değişen tüketim alışkanlık­larının da bakliyat için yeni fır­satlar oluşturduğunu söyleyen Özdemir konuşmasını şöyle sürdürdü: “Özellikle Asya ve Af­rika’daki düşük-orta gelirli ül­kelerde sulama, depolama ve iş­leme imkânlarını geliştirmeli, küçük üreticilerin teknolojiye erişimini artırmalıyız. Bitkisel proteinlere olan talep, bakliyatı gıda sanayinin önemli hammad­delerinden biri hâline getiriyor. Tüketime hazır, katma değeri yüksek inovatif ürünlerle bakli­yat tüketimini yaygınlaştırma­lıyız. Bakliyat, geleceğin gıdası­dır. O hâlde hedefimiz de açıktır: Daha fazla üretmeliyiz. Daha ve­rimli üretmeliyiz. Ve daha fazla bakliyat tüketmeliyiz.”

Kaynak: DÜNYA - MERSİN