Eğitimde ‘çekirdekten yatırım’ modeli
Eğitimde fırsat eşitliği, ekonomik sürdürülebilirliğin anahtarı olmaya devam ediyor. TEGV, Migros ve Tchibo iş birliğiyle hayata geçen proje, 3 bin çocuğun nitelikli eğitimle buluşmasını hedefliyor. Satış kotasından bağımsız sosyal yatırım modeliyle kurgulanan bu adım, perakende ekosisteminin toplumsal kalkınmadaki dönüştürücü gücünü kanıtlayacak.
Başak Nur GÖKÇAM
Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliği, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının başında geliyor. Yapılan araştırmalara göre, eğitimli iş gücü ile ekonomik büyüme arasında doğrudan bir korelasyon bulunurken, çocukluk döneminde alınan nitelikli eğitim, bireyin gelecekteki gelir düzeyini ortalama yüzde 10 ila yüzde 20 oranında artırabiliyor. Bu ekonomik gerçeklikten yola çıkan kahve sektörü ve perakende dünyası, sosyal etki odaklı bir iş birliğiyle çocukların geleceğine odaklandı. ‘Güzel hikayeler çekirdekten başlar’ mottosuyla hayata geçirilen projede, nitelikli kahve deneyimi ile nitelikli eğitim hakkı aynı potada eritiliyor.
Kahve tedarik zincirindeki aktörlerin perakende ve sivil toplum kanallarıyla kurduğu bu stratejik ortaklık, tüketici davranışlarını toplumsal fayda modeline entegre ediyor. Tchibo, Migros ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) arasında kurgulanan model kapsamında; bir yıl boyunca 3 bin çocuğun nitelikli eğitim giderlerinin karşılanması hedefleniyor. Satış hacminden bağımsız olarak kurgulanan bu finansman modeli, özel sektörün eğitimde fırsat eşitliği üzerindeki mali sorumluluğunu paydaş katılımıyla tabana yayması açısından önem taşıyor.
“Bir çocuk değişir, Türkiye gelişir”
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 31 yıllık tecrübesiyle çocukların çağın becerileriyle donatılması için bu projede uygulama merkezi görevini üstleniyor. Bugüne kadar 3 milyon 350 bin çocuğun hayatına dokunan vakıf, bu yeni iş birliğiyle etki alanını daha da genişletmeyi hedefliyor.
Projeyle ilgili açıklamada bulunan TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, eğitimin dönüştürücü gücüne vurgu yaparak, “İş birliği sayesinde 3 bin çocuğumuzun daha hayatına dokunabilecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Çocukların potansiyelini ortaya çıkaracak ve başarı hikayelerine dönüşmesine katkı sunacak bu değerli iş birliğinden dolayı çok mutluyuz” dedi.
Ekosistemin gücü sosyal etkiye dönüşüyor
Projenin perakende ayağını üstlenen Migros, geniş mağaza ağı ve müşteri veri tabanı ile bu iyilik hareketinin geniş kitlelere yayılmasını sağlıyor. Migros Hızlı Tüketim Ürünleri - Gıda Pazarlama Direktörü Caner Yaman, projenin ekosistem boyutuna dikkat çekerek, “Migros olarak; 77 bin çalışanımız, 23 bin 500 iş ortağımız ve milyonlarca müşterimizle geniş ve güçlü bir ekosisteme sahibiz. Bu ekosistem sayesinde paydaşlarımızla iş birliği içinde fark yaratan ortak projeler hayata geçirerek toplum genelinde kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Çocuklarımızın gelişimine destek vermek ve onların kendilerini gerçekleştirebilecekleri alanlar açmak, Migros’un fırsat eşitliğine verdiği önemin somut bir yansımasıdır” diye konuştu.
Projenin toplumsal etkisine değinen Tchibo Türkiye Genel Müdürü Burak Deniz de, “Bugün burada sadece bir iş birliğini değil, bir geleceği inşa etme sözünü paylaşıyoruz. Önümüzdeki bir yıl boyunca 3 bin TEGV’li çocuğumuzun eğitimini, satış hedefinden bağımsız olarak, koşulsuz bir sosyal yatırım olarak taahhüt ediyoruz” dedi.
Neden erken yaşta eğitim?
Araştırmalar, okul öncesi ve ilköğretim çağındaki eğitim yatırımlarının geri dönüş oranının, yükseköğretim yatırımlarına göre çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Erken yaşta edinilen özgüven, merak ve yaşam becerileri, bireyin yetişkinlikte iş gücüne katılım oranını yüzde 20 oranında pozitif etkiliyor. Bu proje ile desteklenen 3.000 çocuk, sadece akademik bilgi değil, 21’inci yüzyıl becerileri olarak adlandırılan dijital okuryazarlık ve eleştirel düşünme yetkinlikleri kazanacak.