İFM, uluslararası şirketler için cazibe merkezi oldu

İstanbul Finans Merkezi’nin, iş yapma kolaylığı ve teşvik mekanizmalarıyla uluslararası şirketler için cazibe merkezi haline geldiğini söyleyen İFM CEO’su Ahmet İhsan Erdem, merkezde finansal hizmet ihracatı, uluslararası ticaret faaliyetleri, finansal teknolojiler ve inovasyon ekosisteminin güçlü şekilde desteklendiğini söyledi. 

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
İFM, uluslararası şirketler için cazibe merkezi oldu

Hamide HANGÜL

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin genç girişimcileri, yatırımcıları ve politika yapıcıları “İİT Gençlik Girişimcilik Konferansında” bir araya geldi.

Etkinlik açılışında konuşan İstanbul Finans Merkezi CEO’su Ahmet İhsan Erdem, temelleri yaklaşık 20 yıl önce atılan İFM’nin, bir devlet projesi olduğunu ve güçlü fiziksel altyapısının yanı sıra, sunduğu yaşam çevresi, iş yapma kolaylığı ve teşvik mekanizmalarıyla uluslararası şirketler için cazibe merkezi haline geldiğini söyledi. İFM bünyesinde, yetenek gelişimine yönelik önemli imkânlar bulunduğunu dile getiren Erdem, genç girişimcilere İFM’nin sunduğu fırsatları yakından incelemeleri önerisinde bulunarak, uluslararası yetenekleri de İstanbul Finans Merkezi’ne davet etti.  

Dört temel alan güçlü şekilde destekleniyor

İstanbul Finans Merkezi bünyesinde teşvik edilen ve güçlü şekilde desteklenen dört temel faaliyet alanı bulunduğunu dile getiren Erdem, şöyle devam etti: “Bunları 3+1 modelimiz olarak ifade edebiliriz. Birincisi, finansal hizmet ihracatıdır. İkincisi, finans sektörü dışındaki sektörlere yönelik bölgesel hizmet merkezleridir.

Üçüncüsü, uluslararası ticaret faaliyetleridir. Artı bir olarak ise İstanbul Finans Merkezi'nin finansal teknolojiler ve inovasyon ekosistemidir. Burada hem yerli, hem de uluslararası ölçekte faaliyet gösteren lider şirketlerle çalışma imkânı bulunuyor. Uluslararası yeteneklerin de İstanbul Finans Merkezi'ndeki gelişmeleri yakından takip etmelerini özellikle tavsiye ediyorum.”

Teknolojik devrimin eşiğindeyiz

Erdem, dünyanın belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçtiğini, süren jeopolitik krizler, gıda krizlerinin yanı sıra, yapay zekâ öncülüğünde teknolojik bir devrimin de eşiğinde bulunulduğunu söyledi. Yapay zekânın artık kapıyı çalmadığını, adeta kapıyı kırarak içeri girdiğini dile getiren Erdem, bunun ayrıca çok büyük fırsatlar da sunacağını kaydetti. Bu süreçte gençlerin potansiyeline odaklanılması gerektiğine vurgu yapan Erdem, gençlere yatırım yapmanın, girişimcilik ruhunu geliştirmenin ve Türkiye’yi yetenek merkezine dönüştürmenin önemli olduğuna vurgu yaptı.

Doğu ile batıyı bağlayan merkez

İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) Başkanı Taha Ayhan, şunları söyledi: “ICYF olarak 2020 yılından bu yana pek çok girişimde bulunduk; ancak bunlar arasında en önemlisinin girişimcilik odaklı projelerimiz olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İstanbul, doğu ile batıyı, dolayısıyla tüm dünyayı birbirine bağlayan eşsiz bir merkezdir. Bu nedenle, konferansımıza katılarak bizleri onurlandıran tüm profesyonelleri, buradaki sürece aktif olarak katılmaya davet ediyorum” diye konuştu.

Nüfusun yarısı gençlerden oluşuyor

Erdem, Türkiye'nin 86 milyonluk nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan gençlerin ülkenin en önemli avantajlarından bir olduğunu belirtti. İstanbul Finans Merkezi vizyonunu 4 temel unsur üzerine inşa ettiklerini dile getiren Erdem, bunları; ulaşım altyapısı, Türkiye ekonomisi, İstanbul ve nitelikli insan kaynağı olarak sıraladı. Erdem, “İstanbul, kültürleri birbirine bağlayan, ticareti buluşturan, lojistik ağların kesişim noktasıdır ve finansal hizmetler açısından da önemli bir merkezdir.

Türkiye ekonomisi ise dünyanın ve bölgemizin en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır. Ekonomik büyümemiz tek bir sektöre veya tek bir büyüme motoruna bağlı değildir. Bu durum ekonomimizi zorlu dönemlere karşı daha dirençli hâle getirmektedir. Üçüncü unsur ise İstanbul’un kendisidir, yaşam tarzı, kültürü ve sunduğu imkânlardır. İstanbul, uzun yıllardır uluslararası ziyaretçilerin en çok tercih ettiği şehirlerden biri olmuştur.

Yaşamak için olduğu kadar iş yapmak için de son derece cazip bir merkezdir. En önemli sütunlardan biri de insan kaynağımızdır. Çeyrek asırdır sürdürülen yatırımlar sayesinde genç nüfus, güçlü bir insan sermayesi tabanına dönüşmüştür. İşte bu nedenle insan sermayesi ve gençlerimizin potansiyeli, bizim için son derece önemlidir” dedi. 

Yatırım parametreleri değişti

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu da konuşmasında teknolojinin hayatımızı yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak, 2030 yılına kadar Türkiye’den 100 bin start-up ve teknoloji şirketinin çıkmasını sağlamayı hedeflediklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, yatırım paradigmalarının hızla değiştiğini ifade ederek, “Karar vericiler artık farklı parametrelere bakıyorlar. Belki geçmişte stratejik yatırımlar sadece çelikten, betondan ve sanayi tesislerinden ibaretti.

Fakat bugün, stratejik yatırımların giderek daha fazla bilgi işlem gücü, yetenek, inovasyon merkezleri ve dijital altyapı ile ölçüldüğünü görebiliyorsunuz. Uluslararası yatırımcılarla yaptığımız toplantılarda, Türkiye son 20 yıldır her yıl ortalama %5,3 büyüdüğünü anlatıyoruz. Bu noktada Türkiye'nin, tüm İİT (İslam İşbirliği Teşkilatı) üyelerine kıyasla bir avantaja sahip olduğuna inanıyorum” açıklamasında bulundu. 

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL