Bataryadan gelen güç e-mobiliteyi hızlandırıyor

Elektrikli araçların kullanım alanının genişlemesiyle ulaşım ve taşımacılık sektöründe e-mobilite dönemi başladı. Türkiye’de de elektrikli otomobillerin pazar payı hızla yükselirken e-mobilite, daha temiz, verimli ve sürdürülebilir bir ulaşım ekosisteminin temel unsurlarından arasında yer alıyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Bataryadan gelen güç e-mobiliteyi hızlandırıyor

Batarya teknolojisinin ge­lişmesiyle birlikte ulaşım ve taşımacılık sistemle­rinde temel enerji kaynağı olarak elektriğin kullanıldığı araçlar ge­niş kapsamda kullanılır hale gel­di. Her ne kadar bu geniş kap­samlı teknolojik gelişimin mer­kezinde otomobiller bulunuyor olsa da elektrikli bisikletler, sco­oterlar, motosikletler, otobüsler, kamyonlar, trenler; hatta gemi ve feribotlar elektirkli taşıtlar ara­sında sayılıyor.

Artık e-mobilite çağının alt yapısını oluşturan bu dönüşüm, ulaşım ve taşımacılık­ta daha temiz ve sürdürülebilir çağı başlattı. Elektrikli araç sayı­sı 2013 yılında 400 bin adet civa­rındayken 2022 yılı sonunda 11 milyonu geçtiği görüldü. 10 yıl­lık dönem içindeki bu hızlı ivme üreticilerin de e-mobilite konu­sundaki iştahını kabarttı. Artık günümüzde dünya genelinde 60 milyon adet civarında elektrikli araç olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye’de de e-mobilite hız kazanıyor

Türkiye’de ise Otomotiv Dist­ribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre otomo­bil satışları 2025 yılında bir ön­ceki yıla kıyasla yüzde 10,62 ar­tarak 1 milyon 84 bin 496, hafif ticari araç satışları da yüzde 9,97 yükselerek 283 bin 904 adet oldu. Bahse konu dönemde Türkiye’de sadece elektrikle çalışan tam elektrikli otomobil satışları ise 189 bin 868 olarak kayıtlara geçti.

Benzinli bir jeneratörün batarya­yı şarj ettiği ve sürüşün elektrik motoruyla sağlandığı “uzatılmış menzil” sistemlerine sahip araç­lar da dahil edildiğinde, 2025 yı­lında elektrikli otomobil satış sa­yısı yüzde 17,7’lik pazar payıyla 191 bin 960’a yükseldi. Diğer yan­dan 2026 yılının ocak-temmuz döneminde elektrikli otomobil­lerin pazar payı yüzde 18,7 oldu. Ocak-temmuz döneminde ben­zinli otomobiller 208 bin 46 adet satışla pazarın yüzde 41,4’ünü oluşturdu.

Benzinli otomobilleri 165 bin 924 adet ve yüzde 33 pay­la hibritler, 94 bin 46 adet ve yüz­de 18,7 payla elektrikli otomobil­ler, 30 bin 790 adet ve yüzde 6,1 payla dizeller, 3 bin 906 adet ve yüzde 0,8 payla ise otogazlı oto­mobiller izledi. Öte yandan elekt­rikli otomobillerde 160 kilovat altındakilerin satışları yüzde 5,3 artarak yüzde 16,7 paya, 160 ki­lovat üstündekiler ise yüzde 57,8 azalarak yüzde 2 paya sahip oldu.

Avrupa yeni bir dönem başlatacak

Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde 2030’a kadar karbon salımı yüzde 55 azaltmak hedefleniyor. 2050’de iklim dostu bir kıtaya dönüşmeyi hedefleyen AB, ulaşım sektöründe emisyonları hızla düşürmek için çeşitli adımlar atıyor. Bu kapsamda AB, otomobillerde emisyon azaltma hedefini 2030 için yüzde 55, 2035 için ise yüzde 100 olarak belirledi. Bu nedenle Avrupa’da satış yapacak otomobil üreticileri, 2035’e kadar karbon emisyonlarını sıfırlamak zorunda. AB ülkelerinde söz konusu tarihten itibaren karbon salan benzinli ve dizel de dahil içten yanmalı motora sahip yeni otomobil satışı yapılamayacak. Otomotiv sektöründe ihracatının önemli kısmını AB ülkelerine yapan Türkiye de söz konusu durumda üretimini bu doğrultuda güncellemek durumunda kalacak ve oluşan yeni pazar koşullarına uymak durumunda kalacak.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL