Rekor üretimin ‘olumlu sinyalleri’ yansımaya başladı
Hububat üretimindeki yüksek rekolte sayesinde, 2023’ten beri artan yem fiyatları düşüşe geçti. Nisan ayından itibaren mısır silajı, yonca, saman ve süt yemi fiyatlarında gerileme yaşanıyor. TÜRKİYEM-BİR Başkanı M. Ülkü Karakuş, son bir ayda üç kez indirim yaptıklarını ve bir indirim daha beklediklerini söyledi.
Mehmet Hanifi GÜLEL
Türkiye genelinde bu yıl yağışların son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşması ile beraber hububat rekoltelerinde rekor bekleniyor. Buğday ve arpada yüksek rekolte beklentisinin ilk yansıması yem fiyatlarına oldu. Yem fiyatlarında son bir ayda 3 kez indirime gidildi ve toplam indirim oranı yüzde 8’i buldu. Önümüzdeki dönemde yüzde 5'lik bir indirim daha bekleniyor. Son 3 yıldır artış gösteren mısır silajı, yonca, saman ve süt yemi maliyetleri, hasat sezonu ile beraber düşüş göstermeye başladı.
Diğer yandan Ulusal Süt Konseyi, mayıs ayında 1 litre çiğ süt maliyetini 22 lira 18 kuruş olarak açıklarken, haziran ayında ise üretim maliyeti 1 lira 40 kuruş düşüş ile (%6,3) 20 lira 78 kuruşa geriledi. Yem fiyatlarındaki bu düşüşün üreticilerin giderlerine olumlu etki oluşturması bekleniyor. Böylece üretim maliyetlerindeki artışın bir nebze de olsa durması ile kamuoyunda sık sık gündeme gelen et ve sütteki fiyat artışları bir süreliğine dizginlenecek.
Arpa fiyatları 4 bin lira geriledi
DÜNYA’ya özel açıklamalarda bulunan Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, yem fiyatlarına son bir ayda üç kez indirim yaptıklarını belirterek, yüzde 2, yüzde 3 ve yüzde 3 şeklinde olmak üzere toplamda yüzde 8’e varan bir indirimin geldiğini söyledi. Bu indirimlerin sebeplerinden birincisinin yağışların iyi geçmesiyle sezonda verimin çok iyi olmasından kaynaklandığını kaydeden Karakuş, ikincisinin ise buğdayda 25 milyon tona yakın ve arpada ise 10 milyon ton civarında rekor bir üretim öngörülmesi olduğunu iletti.
Geçen yılki kuraklık göz önüne alındığında bu yıl üretimin çok çok yüksek olduğunu bildiren Karakuş, “Ankara’da arpa biçim başladı ve geçen yılın neredeyse iki katına yakın verim var. Yüzde 50 ile yüzde 100 arasında verim artışları var. İyi bir rekolte geliyor ve 15 bin ile 16 bin lira olan arpanın tonu şu anda 12 bin lira seviyesine indi. Dolayısıyla biz ucuz aldığımız zaman hemen serbest piyasa ekonomisi çalıştı ve yem fiyatları düştü. Yem fiyatları yüzde 5 gibi bir miktar daha düşebilir ve bir ay sonra da sabitlenir” dedi.
Öte yandan Karakuş, geçmiş dönemlerde ‘yem fiyatları arttı, süt fiyatları da artmalı’ gibi söylemlerin yaşandığını, ancak bu yıl bu tür söylemlerin minimum konuşulacağını ifade etti.
“Maliyetler 3 ay daha stabil gider”
Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmadan dolayı nakliye maliyetinin üzerlerinde çok fazla yük oluşturduğunu aktaran Karakuş, diğer maliyetlerin ise hepsinin aşağı yönlü indiğini bildirdi. Nakliye dışındaki maliyetlerin temmuz, ağustos ve eylülün ortasına kadar böyle devam etmesini beklediklerini dile getiren Karakuş, “Bu yıl arpada yem için ithalatın yapılmasını beklemiyoruz. Tam tersi, ihracatın açılması için de talepte bulunduk. Karma yem ihracatının önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. İhracat hangi üründe olursa olsun yasaklanması doğru değil. İhracatın yasaklanmasıyla pazarları kaybediyoruz. Ondan sonra yeniden ithalatçı firmaya gidince ‘Ben senin yarın bir gün yasak yiyeceğini yemeyeceğini nereden bileyim’ diyor” diye konuştu.
Finansman maliyeti ürün almayı engelliyor
Bu yıl Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğday, arpa ve mısır olarak 15 milyon tona yakın ürün almasını ön gördüğünü ifade eden M. Ülkü Karakuş, sanayicinin ürün almasının önündeki en büyük engelin ise finansman maliyeti olduğunu belirterek, “Faizlerin çok yüksek olmasından dolayı sanayiciler alımda çok iştahlı davranamıyor. Fakat bir şekilde ürün alacak. Türkiye yem sektörünün toplam kapasitesi 40 milyon ton, üretimimiz ise 30 milyon ton. 10 milyon kapasite boşluğumuz var. Son dönemde Türkiye geneli yem satışlarımızda bir düşüş yaşanıyor. Hayvan sayısının arttığı söyleniyor ama neye göre arttığını bilmiyoruz. Devletin 2028’in sonuna kadar uyguladığı bir politika var. Yurtdışından gelen hayvan, et ve besilik dananın, ithalatının sonlandırılacağı tarih 2028’in sonu olarak belirtiliyor. Bunun için iç piyasada damızlık üretiminin artırılması gibi birçok proje devreye alınıyor. Yani bu projelere verilen her türlü destek çok değerli” dedi.